beyin.gen.tr https://www.beyin.gen.tr Beyin, Beyin Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, beyin.gen.tr Tue, 07 Jul 2015 00:00:00 +0000 Fri, 23 Aug 2019 00:00:00 +0000 60 Beyin Tümörü Evreleri https://www.beyin.gen.tr/beyin-tumoru-evreleri.html Mon, 24 Sep 2018 14:41:34 +0000 Beyin tümörü evreleri, diğer kanser türlerine oranla, görülme olasılığı daha az fakat tedavisi oldukça zor bir kanser türüdür.  Bu kanser türü beynin herhangi bir yerinde meydana gelebilir. Ülkemizde beyin tümörüne yakala Beyin tümörü evreleri, diğer kanser türlerine oranla, görülme olasılığı daha az fakat tedavisi oldukça zor bir kanser türüdür.  Bu kanser türü beynin herhangi bir yerinde meydana gelebilir. Ülkemizde beyin tümörüne yakalananların oranı erkeklerde %7 civarındadır, kadınlarda görülme olasılığı ise %5 civarında değişim göstermektedir.
Beyin, vücudumuzun merkezi sinir sistemini oluşturmaktadır. Nefes alıp vermemizi sağlar, yürümemizi, koşmamızı, konuşmamızı ve daha saymakla bitmeyecek birçok işlevi yapmamızı sağlayan beynimizdir. Beyin çok yumuşak, süngerimsi ve hassas bir dokuyu oluşturmaktadır. Beyinde bulunan omurilik sıvısı, beynimizin hepsini bir ağ tabakasıyla kaplar ve korumasını sağlar. Beynimizi koruyan 2 çeşit yardımcı etken vardır. Biri kafatasımız, diğeri ise, beyin omurilik sıvısıdır. Bu sıvı beynin aralarındaki boşluklara akarak beynin hasar görmesini engellemiş olur.

Beyin 3 ayrı bölümden oluşur. Beyin, beyincik ve kafatası. Bu bölümlerin hepsi farklı farklı işlere yaramaktadır.
  • Beyin: Serebrum olarak ta bilinen beyin, duyularımız tarafından hissedilen şeyleri kullanarak, çevremizde ne olup bitiyorsa, anlamlandırıp, ona göre tepki vermemize yardımcı olur.
  • Beyincik: Tıp dilinde serebellum olarak adlandırılan beyincik, yürümemizi, ayakta durmamızı, oturup kalkmamızı, yatmamızı ve bunun gibi birçok vücut hareketlerimizi kontrol etmemize yardımcı olmaktadır.
  • Beyin sapı: Beyini ve omur iliği birbirine bağlamaya yardımcı olmaktadır. Vücudumuzun olmazsa olmazı nefes almamızı ya da kan basıncını gerçekleştirmeye yardımcı olmaktadır. 
Beyin tümörü evreleri: Beyin tümörünün evrelerini 4 bölümde incelememiz mümkündür. 
  • Birinci derece beyin tümörü: Bütün tümör hücrelerinde kötü huylu olma olasılığı vardır. En az görülen evre ise 1. dereceden olan beyin tümörüdür. Bu tümörler, kötü huylu tümörlerin arasında, en az kötü olma olasılığı olan ve detaylı incelemede neredeyse yok gözükecek kadar az olan bir derecedir. Çok yavaş gelişirler ve gerekirse cerrahi müdahale kullanılarak vücuttan çıkarılabilirler. 
  • İkinci derece beyin tümörü: Bu tümörleri mikroskobik yöntemlerle ayrıntılı olarak incelemek gerekebilir. Nadir de rastlansa, bir bozukluk gözükebilir ve yavaş yavaş ilerler. 2. dereceden olan tümör belirtilerinde, kesin sınırlar olduğundan dolayı, hücrelerin anormal olup olmadığı, ayırt edilebilmektedir. Her an müdahale gerektirebilir, yayılması an meselesidir ve müdahale edilse bile tekrar etme olasılığı vardır.
  • Üçüncü derece beyin tümörü: 2. dereceden beyin tümörünün biraz daha kötü olanı diyebiliriz. Kötü huylu olma olasılığı yüksektir. Kötü huylu olan tümör beyinde çalışır haldedir ve çoğalma eğilimi gösterebilmektedir. Müdahale edilebilir fakat tekrarlama olasılığı çok yüksektir.
  • Dördüncü derece beyin tümörü: Artık beyni ele geçirmiştir, en tehlikeli beyin tümörüdür ve ilerlemiş olması da kaçınılmazdır. Ayrıntılı olarak incelendiğinde şekil bozukluklarına rastlanır ve çok hızlı bir şekilde çoğalma gözlemlenir. Çoğalması, çevresindeki normal dokulara da zarar verir. 
]]>
Beyin Kanaması Ameliyatı Sonrası https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanamasi-ameliyati-sonrasi.html Mon, 24 Sep 2018 22:52:02 +0000 Beyin kanaması ameliyatı sonrası, Bilindiği üzere beyin ameliyatı ve kalp ameliyatları en riskli ameliyatların başında gelmektedir. Bu nedenle beyin kanaması ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar vardır. Beyin kanaması ameliyatı sonrası, Bilindiği üzere beyin ameliyatı ve kalp ameliyatları en riskli ameliyatların başında gelmektedir. Bu nedenle beyin kanaması ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar vardır. Bu hususlar beyin kanaması ameliyatı sonrası hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle hasta beyin kanaması ameliyatı sonrası hasta yaşamını titizlikle dikkat etmelidir. Beyin kanaması ameliyatı sonrasında iyileşme süreci ortalama 3 ay kadar sürmekte beraber şu olumsuzluklarda görülebilir. Bacaklarda, elde ve ayaklarda geçici his kaybı, hafıza kaybı, denge sorunları,şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi, görme ve duyma sorunları gibi, uzun süreli ve kalıcı hasarlar bırakabilme riski olan bir operasyon dur. Bu nedenle beyin kanaması ameliyatı sonrası doktor kontrolünü aksatmamak gerekir. 

Beyin kanaması ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar , 
  • Beslenme, beyin kanaması ameliyatı sonrası kişinin dikkatli ve düzenli beslenmesi çok önemlidir. Olabildiğince kırmızı etten uzak durarak bir beslenme listesi oluşturmak gerekir. Ağırlıklı olarak balık ve tavuk eti tüketilmesi önerilir. Bol bol meyve ve ceviz tüketmekte kişiye iyi gelecektir. Kişinin zamana yayarak düzenli olarak en az 3 litre su tüketmesi gerekir. 
  • İş hayatı, beyin kanaması ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise yorucu ve stresli iş hayatından uzak durmak olmalıdır. Ağır iş ortamı ve stres hastayı yıpratıp yorabilir. 
  • Spor, yorucu olabilecek her türlü spordan uzak durmak gerekir. Ağırlık kaldırmak, hız gerektiren ve sıçrayarak yapılan sporlar kişiye zarar verir. Uygun olan hafif hafif kısa yürüyüşler yapılabilir. 
  • Cinsel hayat, Son olarak, ameliyat sonrası belli bir süre cinsel ilişkiden uzak durmak gerekir. Kişi cinsel hayatında kendini yoracak hareketlerden de uzak durmalıdır. Bu süre zarfı konusunda hastayı izleyen doktor gerekli bilgiyi verecektir. 
]]>
Bebeklerde Beyin Gelişimi https://www.beyin.gen.tr/bebeklerde-beyin-gelisimi.html Tue, 25 Sep 2018 04:58:40 +0000 Bebeklerde beyin gelişimi, için en önemli faktör kalıtsallık, beslenme, oyuncak ve uyku düzenidir. Bir bebek dünyaya geldiğinde beyni bir yetişkinin beyninin yaklaşık % 25’i kadardır. Zamanla geliştirilmeye müsaittir. Bebeklerde beyin gelişimi, için en önemli faktör kalıtsallık, beslenme, oyuncak ve uyku düzenidir. Bir bebek dünyaya geldiğinde beyni bir yetişkinin beyninin yaklaşık % 25’i kadardır. Zamanla geliştirilmeye müsaittir.

Bebeklerde beyin gelişiminde ilk 1 yıl: İlk 1 yıl oldukça önemlidir.

  • Bebeklerin 1. ayında karmaşık olmayan basit uyaranlar yeterlidir. Bunun yanında yakın bedensel temas asla ihmal edilmemelidir.
  • 1. ve 3. aylar da bebeklerde göz aracılığıyla takip artmaktadır. Uyarıcılar arasındaki küçük farkları yavaş yavaş anlamaya başlar. Annesinin sesindeki tonlama farkını, açık-koyu renk ve şekilleri artık ayırt edebilir. Bu dönemde bebeklerle yumuşak ve sevgi dolu bir tonla konuşmak oldukça önemlidir.
  • 3-5. aylarda bebeğimizin görme duyusu daha da belirginleşir. Karmaşık nesneleri, içlerindeki zıtlıkları ve benzerlikleri daha kolay kavramaya başlar. Hareketli nesneler bebeğin daha çok ilgisini çeker.
  • 6 ve 7. aylarda objelerin basit işlevi, ne işe yaradığı bebeğin dikkatini daha fazla çeker. Bu dönemde objelerin basit işlevleri ile tanıtılabilir.
  • 7-8 aylık dönemde nesnelerde ses, işlev ve renk gibi özellikleri arasındaki bağlantı kurmayı başarır. Örneğin su sesinin banyoya ait olduğunu bilir.
  • 9-12 aylık dönemde nesneleri kendisi de basit amaçlarına uygun olarak rahatlıkla kullanabilir. İlk kelimelerini söyleyebilmesi ve bedenini daha hızlı hareket ettiriyor olması, çevreyi keşfetmesine yardımcı olur.

Bebeklerde beyin gelişiminde önemli olan etmenler nelerdir

Uyku düzeni: Bebeklerde beyin gelişiminde uyku düzeni çok önemlidir. Özellikle 22.00-05.00 saatleri arası, endorfin salgısı (mutluluk hormonu) ve büyüme hormonlarının en çok salgılandığı saatlerdir. Bebeğin bu saatler arasında uykuda olmasının sağlanması oldukça önemlidir. Uyuduğu ortamın mümkün olduğunca karanlık olması da salgılanan hormon düzeylerini olumlu yönde etkilemektedir. Bebeklerin karanlık ortamlarda uyumaya alıştırılması çok önemlidir.  Bebelere uykuya geçiş aşamasında yavaş ve enstrümantal bir müzik dinletmekte de fayda vardır.

Oyuncak seçimi: Seçilen oyuncakların bebeklerin beyin gelişiminde ki rolü çok büyüktür. Özellikle renk, şekil ve boyut algısını geliştirmeye hizmet eden karmaşık tek bir oyuncak değil, ayrı ayrı basit oyuncaklar tercih etmekte yarar vardır. Yaş aralığına uygun oyuncak seçmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca bebeklere oyuncak hakkında bilgi verilmeli, nasıl oynayacağı ona anlatılmalıdır.

Sosyal ilişkiler: Bebekler 6. aydan sonra sosyalleşme eğilimine girer. Çevre algılarının, insanlarla iletişim yeteneklerinin ve sosyal zekasının gelişimini sağlamak amacıyla aile bireyleri dışındaki insanlarla bir arada olması, oyun parklarında oynayan çocukları görmesi önemlidir. Çevresinde gelişen farklı olaylara çözüm üretmeye uğraşır. Bu da beyin gücü gelişimini destekleyici bir unsurdur.

İletişimin güçlendirilmesi: Bebeklerin beyin gelişiminde sevgi ve fiziksel temasın yeri çok büyüktür. Konuşmak, görsel temas, dokunmak v.s. Bütün karşılıklı iletişim imkanları kullanılmalıdır. Onlara dokunmak sakinleştirir, görsel temas sosyalleşmelerinin ve özgüvenlerini destekler, konuşmak da dil ve zeka gelişimini artırır. Etrafta olup biteni basit kelimelerle ve kısa cümlelerle tane tane konuşarak anlatmak onların sosyal algısını artırır. Ninni ve tekerlemeleri tekrar etmek sözcük öğrenmeyi ve kelime dağarcığını geliştirir.

Beslenmenin gücü: Bebeklerin beyin gelişiminde anne sütünün önemi çok büyüktür. Doğumdan itibaren ilk 1 yıl anne sütü ve 6. aydan itibaren ek besin verilmesi tavsiye edilir. Özellikle 6. aydan başlayarak protein yönünden zengin gıdalar ile besleme önemlidir.  İyotlu tuz kullanımı zeka gelişimi için gerekli olan tiroit hormonunun salgılanmasında önemlidir. Omega 3 yönünden zengin balıklar, karbonhidratlar, yumurta, soya gibi besinler bebeklerdeki beyin gelişiminin e]]> Beyin Sarsıntısı Belirtileri https://www.beyin.gen.tr/beyin-sarsintisi-belirtileri.html Tue, 25 Sep 2018 16:30:33 +0000 Beyin sarsıntısı belirtileri günümüzde oldukça yaygın olarak görülmektedir. Travmatik bir beyin yaralanması olan beyin sarsıntısı zaman içerisinde beyin işleyiş şekillerini tamamen değiştirmektedir. Baş ağrı Beyin sarsıntısı belirtileri günümüzde oldukça yaygın olarak görülmektedir. Travmatik bir beyin yaralanması olan beyin sarsıntısı zaman içerisinde beyin işleyiş şekillerini tamamen değiştirmektedir. Baş ağrısıyla başlayan bu rahatsızlık konsantrasyon sorunları, denge ve koordinasyon bozuklukları olarak kendini göstermektedir. Bu belirtilerin çoğu tedavi edildikten sonra görülmez. Baş ya da üst vücudun şiddetli bir şekilde sarsılması halinde meydana gelmektedir. Başa darbe alınması halinde geçici bilinç kaybına yol açar. Çoğu kişi bu durumlarda beyin sarsıntısı geçirdiğinin farkına varamaz. Beynin yaralanmasına neden olan bu rahatsızlığın ortadan kalması için zamana ihtiyaç vardır. Başta yastık görevini gören kafatasının içindeki beyin omurilik sıvısı baş ve boyun bölgesinde yaşanan sert darbelere karşı korur. Jelatin yoğunluğa sahip olan beyin olası bir araba kazasında beynin yara almasını önler. Şiddetli darbe alınması durumunda beyin içinde ya da etrafında kanama meydana gelebilir. Bu durum kafa karışıklığı veya sersemlik hissinin yaşanmasına yol açar. Sarsılmış bebek sendromu adı verilen bu rahatsızlık bazen ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Beyin Sarsıntısı Belirtileri Nelerdir

Beyin sarsıntısının belirtileri hemen fark edilmediği gibi bazı şikayetler günlerce ya da aylarca devam edebilir. Baş bölgesinde baskı hissi, baş ağrısı, kafa karışıklığı, baş dönmesi, bulantı, kusma, kulak çınlaması, yorgunluk, halsizlik ve geveleyerek konuşma gibi belirtiler sıklıkla görülmektedir. Kişilik değişimi, sinirlilik, konsantrasyon zorluğu, çok uyuma ya da uykuya dalmada zorluk, depresyon, koku ve tat alamama, ışığa ve sese karşı duyarlılık hissi gibi sorunlar hemen ortaya çıkmayabilir. Beyin sarsıntısının yaşanmasından günler ya da haftalar sonra da ortaya çıkabilen bu şikayetleri gözlemlemek oldukça önemlidir. Yetişkinler ile çocuklar arasında farklı belirtiler gözlemlenmektedir. Yeni doğan bebekler ya da yürümeye yeni başlamış çocuklarda ne hissettiğini ifade edemedikleri için beyin sarsıntısı olup olmadıklarını fark etmek oldukça zordur. Çocuklarda görülebilecek belirtiler arasında uyuşukluk, kolay yorulma, sallanarak yürüme, denge kaybı, sinirlilik, huysuzluk, sevdiği oyuncaklara olan ilgisizliği, yemek ve uyku düzeninde bozukluk yer alır. Çocuklarda başa sert bir darbe alması sonucunda göz bebeklerinde büyüme, davranışta değişiklik, huysuzluk, konuşma bozukluğu, nefes alış verişinde değişiklik, burundan kulaktan kan ya da sıvı akması, başta şişlik ve çürük, kusma, nöbet, uzun süren bilinç kaybı ve hareketlerini rahat yapamama gibi sorunlar görüldüğü taktirde acil doktora gidilmesi gereklidir. Böyle durumlarda çocuğun hem fiziksel hem de zihinsel olarak dinlenmesi gereklidir.

]]>
Bebeklerde Beyin Kanaması https://www.beyin.gen.tr/bebeklerde-beyin-kanamasi.html Tue, 25 Sep 2018 22:09:21 +0000 Bebeklerde beyin kanaması, beyinde meydana gelen ciddi kanamalar şeklinde kendini göstermektedir. Beyin kanaması kan damarlarının bazılarının patlayarak kanın beyni basmasıyla gerçekleşir. Böylece beyindeki bazı hücreler Bebeklerde beyin kanaması, beyinde meydana gelen ciddi kanamalar şeklinde kendini göstermektedir. Beyin kanaması kan damarlarının bazılarının patlayarak kanın beyni basmasıyla gerçekleşir. Böylece beyindeki bazı hücreler zarar görür ve bu hücrelerin bazıları ölür. Beyin kanaması her yaş grubunda görülebilir. Bebeklerde beyin kanaması görülme olasılığı yetişkinlere oranla daha azdır.     

Günümüzde özellikle yeni doğan bebeklerde beyin kanaması geçirme riski yüzde 15’lere ulaşmıştır. Bebeklerde beyin kanaması belirtileri ise; sürekli derin uyuma hali, boş boş bakma, ilgi azalması, emmeme, iştahsızlık, kas zayıflığı, nöbet, bıngıldakta oluşan şişkinlik veya sertlik, solunum ve kalp atımındaki düzensizlikler, göz bebeğinin ışığa verdiği tepkinin azalması, gözün kayması şeklindedir. Daha büyük bebeklerde ise aniden başlayan baş ağrısı, bulantı ve fışkırır tarzda kusma, ani ateş ve koma halleri en önemli belirtiler.

Bebeklerde beyin kanaması nedenleri: 

  • Doğum sırasında beyinde hasar meydana gelmesi,
  • Hamilelik esnasında annenin karnına darbe alması,
  • Bebeğin kafasına aldığı fiziki darbeler,
  • Bebeğin belli bir kilonun altında doğması,
  • K vitamini eksikliği,
  • Annenin yüksek kan basıncı nedeniyle bebeğin etkilenmesi.

Bebeklerde beyin kanaması nasıl teşhis edilir 

Bebeklerde beyin kanamasını tespit etmek için en etkili tıbbi yol bilgisayarlı beyin tomografisi ve MRI’dır. Her iki yöntemde, beyinde hangi damarda patlama meydana geldiğini görüntüler. Böylece hangi damara tıbbi müdahalede bulunulacağı kolaylıkla tespit edilir. Erken müdahale ile bebeklerde hasar bırakmadan iyileşme oranı yetişkinlere oranla 4 kat daha fazladır. Anne babalar sayılan belirtilerin fark edildiği anda en kısa sürede tam teşekküllü bir hastaneye başvurulmalıdır. Ne kadar erken müdahale yapılırsa beyindeki hücre kaybının önüne geçme şansı o kadar artar. Olaya göre ameliyat ya da ilaç tedavisine başlanır. Bebeklerde çoğunlukla cerrahi müdahale tercih edilmez. Özellikle belli kilonun altında doğan bebeklerde ameliyat hayati risk taşımaktadır. Eğer mümkünse bebeğin belli bir grama ulaşmasının beklenmesi gerekir. Ancak bu gramın altında olmasına rağmen çok ciddi hayati tehlike oluşturan durumlar varsa ameliyat da tercih edilebilir. Çocuklarda beyin plastisitesi (esnekliği) kaynaklı olarak daha az hasar kalmaktadır. Yetişkinlerde çok belirgin beklenilen hasarlar bebek ve çocuklarda gelişmez. Yine hidrosefali sonrası şant uygulanan çocukların yüzde 75’inin zekasının normal seviyede olduğu saptanmıştır. Bu bebekler ilerleyen yıllarda yaşıtları ile hiçbir fark yaşamadan hayatlarını sürdürebilirler. Bu nedenle erken tanı ve müdahaleyle hasarsız iyileşme oranı için oldukça önem arzetmektedir.

Bebeklerde beyin kanaması tıbbi bir hata veya tramva kaynaklı ise genellikle önlenebilir niteliktedir. Bebekleri anormal beyin hücresi, kan hastalığı, karaciğer hastalıkları tarzında genetik hastalıkları mevcut değilse bebek ve annedeki hipertansiyonun önlenmesi doktorun görevidir. Anne karnında iken daha kanama gerçekleşmeden kanamayı öngörerek müdahale şansı yoktur fakat riskli gebeliklerde koruyucu çalışmalar yapılabilmektedir. Bunun içinde rutin ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Bu nedenle riskli gebeliklerde takip çok önemlidir.

]]>
Beyin Ölümü https://www.beyin.gen.tr/beyin-olumu.html Wed, 26 Sep 2018 05:17:24 +0000 Beyin ölümü, beyin dahil, beyincik ve yaşamsal merkezlerin bulunduğu beyin sapı denen beyin bölgesindeki fonksiyonların geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde, sonucu mutlak ölüm olan bir süreci kapsar. Beyin ölümü olduğ Beyin ölümü, beyin dahil, beyincik ve yaşamsal merkezlerin bulunduğu beyin sapı denen beyin bölgesindeki fonksiyonların geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde, sonucu mutlak ölüm olan bir süreci kapsar. Beyin ölümü olduğunda hastada kal atışı ve nabız alınır. Hasta için yaşam işareti sadece kalp atışıdır. Bunun dışındaki yaşamsal fonksiyonları dışarıdan solunum cihazı ve diğer tıbbi desteklerle sağlanır. Hastalarda kendiliğinden solunum olmadığından, verilen yaşamsal destek kesilirse hastalarda kaybedilir. Bu şekilde ölüme yakın bir süreç olan beyin ölümünde her türlü desteğin tam olarak ve zamanında yapılmış olması çok önemlidir. Hastaların fiziksel ve ruhsal sorunları aşılarak, iyilik halinin devam ettirilmesi, yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi önemli vazifeleri üstlenmiş doktorların beyin ölümü tanısı yapması da oldukça zorludur.

Beyin ölümü ne zaman olur

İnsanların geçirdiği bazı kazalarda ve hastalıklarda uygulanan tedavilerin yetersiz kalması halinde yaşam sona erebilir. Bu durumlarda yani yaşamın sonlanma sürecinde en son aşama beyin ölümüdür. Erişkinlerdeki beyin ölümü nedenleri arasında travmatik beyin hasarının olduğu trafik kazası, darp, yüksekten düşme, ateşli silah yaralanması gibi nedenlerin yanında, beyin dokusunda ve zarlar arasındaki kanamalarda vardır. Nadiren beyin iltihabı, ani kalp durmasıyla oksijensiz kalan beyin, bakteriyel menenjit gibi etkenlerde bulunur. Çocuklarda olan beyin ölümü nedenleri arasında ise, solunum yolunda tıkanma, motorlu araç kazası, şiddet gibi etkenler yer alır.

Beyin ölümü teşhisi nasıl yapılır

Beyin ölümü tanımında olduğu gibi hastanın beyin ve beyin sapında geri dönülemez, ölümcül bir süreç olması gerekir. Bunda en küçük bir şüphe bulunmamalıdır. Bu yüzden eğitimli uzmanlar görevlendirilerek tanıda hataya yer vermemek gerekir. Hastalara solunum yokluğu testi yapılarak, solunumun tamamen durduğu belirlenmelidir. Gerekirse bunu doğrulayacak başka testlerde yapılmalıdır. Bu sayede beyin ölümü tanısı konulabilir.

Beyin ölümü ne zaman kesinleşir

Bir hastaya beyin ölümü tanısı koymak için, temelde 3 şart bulunmaktadır. Bunlar;
  • Hastanın hastalığı net olarak bilinmeli ve tüm tedavi yöntemlerinin uygulanmasına rağmen geri dönüş mümkün olmamalıdır.
  • Beyin ölümünü taklit edebilecek hastalıklar, zehirlenmeler, kullanılan bazı ilaçlar gibi etkenlerde göz önüne alınmalıdır. Bunları net olarak doğrulayacak tetkikler mutlaka yapılmalıdır.
  • Hastada klinik olarak beyin ölümünün tanısını koymak için aynı zamanda 3 kriterde sağlanmalıdır. Yani hastanın geri dönüşü olmayan derin koma halinde olması, uyandırılamaması, solunum yokluğu testinin yapılması ve beyin sapındaki fonksiyonların kaybolduğunu gösterir testin yapılmış olması gerekir. Yani hastada tüm refleksler kaybolmuş olmalıdır.
Beyin ölümü tanısında bunların dışında hastaların yaşına, hastalığına göre belli bir bekleme süresi ile güvenlik süresi bulunmaktadır. Hastanedeki bu konuda görevli doktorlardan oluşan resmi kurul, bağımsız şekilde karar almalı ve her doktorun onayı sonucunda hastanın beyin ölümü tanısı kesinleştirilmelidir. 
]]>
Beyin Sapının Görevleri https://www.beyin.gen.tr/beyin-sapinin-gorevleri.html Thu, 27 Sep 2018 00:15:11 +0000 Beyin sapının görevleri, beyin  sapı kafa da bulunan  sinirler ile yüz ve boyun bölgesinde  motor ve duyusal kontrol sağlayan beynin alt kısmında bulunan bir organdır. Küçük bir yapıya sahiptir. Fakat beyin ile vücut aras Beyin sapının görevleri, beyin  sapı kafa da bulunan  sinirler ile yüz ve boyun bölgesinde  motor ve duyusal kontrol sağlayan beynin alt kısmında bulunan bir organdır. Küçük bir yapıya sahiptir. Fakat beyin ile vücut arasında bulunan tüm sinirler ve fonksiyonların üzerinde etkilidir. Bu nedenle hayatı öneme sahiptir.  Beyin sapı üç bölümden oluşan bir organdır ve her birinin farklı görevleri vardır. Beyin sapı görevlerini yerine getiremez ise yaşam sürülmesi mümkün değildir.

Beyin sapının görevleri

  • Beyin sapının temel görevleri kan basıncı, solunum, kalp hızı gibi temel işlevleri kontrol etmektir. Bunun yanında hareket sistemi olan beyincik ile beyin ve omuriliği birbirine bağlayan bir köprü görevindedir.
  • Merkezi sinir sistemini düzenlemeye yardımcıdır. 
  • Bilincin oluşmasını sağlar.
  • Uyku düzenini sağlayan bir organdır. 
  • Vücuttan beyne ve beyinden vücuda giden sinyallerin birbirine ulaşmasını sağlayarak köprü görevi görür
  • Bilgilerin yönetilmesini sağlar. 
  • Beyinden çıkan sinirlerin vücuda dağıtılmasını yardımcı olur.  
  • Kalp atışı, kan basıncı ve nefes alma gibi yaşamımızı sürdürmeye yardımcı olan faaliyetleri kontrol eder. 
  • Terleme, kan basıncı, sindirim ve vücut ısısının kontrol etmektedir.
  • Denge duyusunun gelişimini ve desteklenmesini sağlar. 
  • Görme ve işitme duyularının yerine getirilmesinde etkilidir. 
  • Yutma işlevini yerine getirmede etkilidir.
  • Solunum için gereklidir.
]]>
Beyin Görevi https://www.beyin.gen.tr/beyin-gorevi.html Thu, 27 Sep 2018 07:59:54 +0000 Beyin görevi, Beyin iki yarım küreden oluşmaktadır. Kafa tasının içinde bulunur. Beyin görünüm olarak karmaşık bir yapıya sahiptir. Beynin üzeri girintili çıkıntılı bir yapıdadır. Beyin üzerinde var olan bu girinti ve Beyin görevi, Beyin iki yarım küreden oluşmaktadır. Kafa tasının içinde bulunur. Beyin görünüm olarak karmaşık bir yapıya sahiptir. Beynin üzeri girintili çıkıntılı bir yapıdadır. Beyin üzerinde var olan bu girinti ve çıkıntılar beyin yüzeyini genişletmektedir. Böylece daha çok sinir hücresi yayılabilir. Beyin yarım küreleri enine kesilirse dış kısmının boz renkli, iç kısmının ise ak renkli olduğunu gözlemlenir. Boz renkli olan dış kısında milyonlarca sinir hücresinin görevi bir araya gelmiştir ve burada toplanmıştır. Bu dokuya boz madde  denmektedir. Boz maddenin altındaki bölüm sinir hücrelerinin görevlerinden çıkan aksonlardan oluşmaktadır. Bu dokuya ise ak madde denmektedir. Beyin yarım kürelerini birbirine bağlayan ak maddeden yapılan iki köprü bulunmaktadır. Bunlardan üsttekine nasırlı cisim, alttakine beyin üçgeni denmektedir. Kafatası içerisindeki en büyük sinirsel organ olan beyin, yapısında milyarlarca sini hücresi ağ şeklinde bulunmaktadır. Beyin yardımı ile insan vücudunda problemleri düşünür, başından geçen veya genel hayatta yaşanan olayları düşünür, öğrenme faaliyeti ve hafıza olgusu sağlanır, acıkma, susama, uyku, uyanık kalma düzenlenir. Ayrıca kan basıncı ve vücut sıcaklığı düzenlenir, hormonların salgılanma zamanı belirlenir. Beyin yapısı üç katlı zar ile örtülüdür.

Dışarıdan içe doğru beyni örten bu zarlar şöyle isimlendirilir:
  • Sert zar: Sert zar beyini koruyucu zardır.
  • Örümceksi zar: Örümceksi zar ve ince zar arasında bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvı beyni darbelere karşı korumaktadır.
  • İnce zar: Kan damarları bakımından oldukça zengindir. Beyini beslemektedir.
Beyin görevleri:
  • Duyu organlarının merkezidir.
  • Ruhsal olayları düzenler
  • Düşünülerek yapılan bütün hareketler beyin sayesinde gerçekleştirilir.
  • İstemli kas hareketlerini yönetir.
  • Öğrenme, düşünme, hafıza ve zeka merkezleri beyindedir.
  • Bilgi üretme ve saklama merkezidir.
]]>
Beyin Zarları https://www.beyin.gen.tr/beyin-zarlari.html Thu, 27 Sep 2018 08:44:28 +0000 Beyin Zarları, (meninks) görevi beynin ve omuriliğin korunması adına rol alır. Beyin zarları üç ana tabakadan oluşmaktadır. Bunlar; en dış tabaka olan duramater ( sert zar ), orta tabaka olan araknoid ( örümc Beyin Zarları, (meninks) görevi beynin ve omuriliğin korunması adına rol alır. Beyin zarları üç ana tabakadan oluşmaktadır. Bunlar; en dış tabaka olan duramater ( sert zar ), orta tabaka olan araknoid ( örümceksi zar) ve iç tabaka olan pia mater ( ince zar ) olarak bilinir. Bu üç katmanlı olan zarsı kılıf insan da beyni ve omuriliği sarmaktadır. Beyin omurilik sıvısı denilen sıvı, arknoid ( örümceksi zar ) ve pia meter (  ince zar ) arasındaki boşluğu doldurma ile görevlidir. Merkezi sinir sisteminin korunması görevini de beyin zarları ve beyin omurilik sıvısı üstlenmektedir. 

Beynin zarının katmanlarını oluşturan zarların en dışta bulunan ve kalın, sağlam ve yoğun lifli olan bir dokudan oluşan en sert olan zar ise dura materdir. Bu zarın iç yüzeyi diğer iki zar katmanında olduğu gibi yassı ve çokgen hücrelerle kaplıdır. Diğer iki zardan daha çok karmaşık bir yapıya sahiplerdir. Temel görevi arkonoid zarını korumak ve sarmak olan çeşitli işlevleri üstlenebilen bir zardır. Dura materin kafatası içerisinde kalan bölümü, beyin dokularından aldığı kanı kalbe taşıyan toplardamar kanallarını çevreler ve destekler. Ara bölme denilen çok sayıda çıkıntı ile beyine destek olurlar.

Araknoid, pia mater ve dura mater arasında bulunmakta olan ve pia materi saran bu zarlar son derece ince, saydamlardır ve kolay örselenebilen bir yapıya sahiplerdir. Lifli dokulardan meydana gelmiş olan ve sıvıyı geçirmeyen yassı çokgen hücreler ile oluşmuş bir katman ile kaplıdır. Araknoid pia mater ve benzeri beyin yüzeyindeki tüm girinti ve çıkıntıları işlemez. Araknoid sinir sistemi ile duvarları ortasında bazı zamanlar dar, bazı zamanlar geniş boşluklar halinde bulunan bol bir torbaya benzetilebilmektedir. 

Pia mater, beyine en yakın ve doğrudan beyin ve omurilik yüzeyine temas edebilen, bu yapılara sıkıca sarılmış iç örtüdür ve diğer katmanlar gibi pia mater de çok lifli dokudan yapılmış, çok ince bir yapıdadır. Sıvı geçirmeyen yassı çokgen hücrelerden oluşmuş bir katman ile kaplıdır. Beyine ve omuriliğe giden kan damarları pia materden geçmektedir. Pia mater bu damarlar ile birlikte beyinin iç kısımlarına doğru ilerler ve kan damarlarıyla arasında küçük bir boşluk oluşturarak sinir dokularına sıkıca yapışmaktadır. 

Beyin ve omuriliği, pia mater en ince girintilerine kadar sarmaktadır. Araknoid, girintilerin üzerinden atlar ve araknoid ile pia mater arasında boşluklar bırakır. Bu boşluklara Subaraknoid Boşluk denilir. Dura mater ile araknoid arasında olan boşluğa Subdural Boşluk ve Dura mater ile kafatası ortasında ki boşluğa ise Epidural Boşluk adı verilmiştir.

]]>
Anne Karnında Bebeğin Beyin Gelişimi https://www.beyin.gen.tr/anne-karninda-bebegin-beyin-gelisimi.html Thu, 27 Sep 2018 10:53:55 +0000 Anne Karnında Bebeğin Beyin Gelişimi, Bebek daha doğmadan anne karnında beyin gelişimi hızla ilerler. Bebeğin beyin gelişim süreci daha anne karnındayken başlar ve 10 yaşına gelene kadar çok hızlı bir şekilde ilerler. Bu Anne Karnında Bebeğin Beyin Gelişimi, Bebek daha doğmadan anne karnında beyin gelişimi hızla ilerler. Bebeğin beyin gelişim süreci daha anne karnındayken başlar ve 10 yaşına gelene kadar çok hızlı bir şekilde ilerler. Bu nedenle bebeğin beyin gelişimine destek vermek için, daha anne karnında iken dikkat etmeniz gerekir. Gebeliğin üçüncü haftasından bu yana beyin hücreleri çok sıkı bir şekilde çalışarak gelişmeye başlar. Bebeğiniz daha beşinci ayında iken 5 duyu organından dokunma ve duyma özellikleri gelişir. Bebeğiniz 7. ayına geldiğinde ise sahip olması gereken beyin hücrelerinin hemen hemen tamamına sahip olmuş olur. Bu durum tıp dalında açıklanmayan olağan üstü bir sistem olarak açıklanır. 

Bebeğinizin beyni 3. haftadan itibaren çok hızlı bir şekilde ilerlemeye ve gelişmeye başlar. Bedeninde ki diğer hücrelerde hızla parçalanarak çoğalmaya başlar. Bu durum bebeğinizin gelişim aşamalarında teker teker kaydedilir. Bebeğin beyninin fiziksel yapısı ve bölümleri bu 3 haftalık dönemde yapılanmaya başlar ve bu yol üzerinde ilerleme sağlar. Ayrıca beyinin düşünmesini ve algısını sağlayan en önemli hücreleri olan Nöronlar yine bu dönemde çok miktarda üretilmeye başlar. Nöronların bir çoğu beyin çerçevesinde çoğalıp dağılarak, algıları, refleksleri, düşünme ve dil gelişimini, iradeli beden hareketlerinin oluşmasını sağlayan mekanizmanın alt sistemlerini oluşturur. Nöronlar çoğalıp beynin bazı kısımlarına dağılıp yerleşemedikleri zaman kaybolurlar ve yok olurlar. Bu durumun bilimsel bir açıklaması hala tespit edilememiştir. Ancak bu olağan üstü olan durum her bebekte aynı sistemle yürümektedir.

Gebeliğin 3 ayı içinde ise oluşan ve çoğalan Nöronları bir arada tutan gliyal hücreleri oluşur. Bu hücreler beynin kısımlarına yerleşen Nöronları tıpkı bir yapıştırıcı gibi bir arada tutmasını sağlayan destek veren hücrelerdir. Bütün bu hücreler bebeğin gelecekte kullanacağı zekanın yapı taşlarını oluşturur. Bu nedenle bu dönemlerde anne adayı kendine çok iyi bakması, iyi beslenmesi ve düzenli spor yaparak kendine sağlıklı yaşam koşulları oluşturması bebeğin zeka ve beyin gelişimi çok önemlidir. 

Annenin Duygusal Hali Anne Karnındaki Bebeğin Beyin Gelişimini Etkiler Mi

Anne karnındaki bebek dış etkenlerden olumlu yada olumsuz mutlaka etkilenir. Anne adayının agresif, korku ve öfke krizleri bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkileyen, dolaşım sistemini ve beyinin işlevini etkileyen birçok zararlı maddeler salgılamasına neden olur. Bu durum beyin işlevine zarar verdiği gibi düşüğe bile neden olabilir. Yapılan bilimsel araştırmalara göre, sinirli ve öfkeli olan anne adaylarında hamilelikte yaşadıkları sinir atakları ve öfke krizleri bebek doğduktan sonra çocukluk döneminde farklı beyinsel faaliyet çerçevesinde bulunduğuna ve bu durumun bebeğin gelecekte depresyon ve ruhsal bunalıma girme riskini arttırdığı gözlemlenmiştir. 
]]>
Beyin Ameliyatı https://www.beyin.gen.tr/beyin-ameliyati.html Thu, 27 Sep 2018 17:03:28 +0000 Beyin ameliyatı, istisnai vakalarda örneğin trafik kazalarında ya da beyin damarlarının zarar görmesi nedeni ile oluşan beyin kanamasında gerekli hale gelen ameliyat türüdür. Bunların haricinde hastanın beyninde oluşabilme Beyin ameliyatı, istisnai vakalarda örneğin trafik kazalarında ya da beyin damarlarının zarar görmesi nedeni ile oluşan beyin kanamasında gerekli hale gelen ameliyat türüdür. Bunların haricinde hastanın beyninde oluşabilmekte olan tümör ameliyat gerektirebilir. Ayrıca tümör oluşmuş olan kişide beyin ameliyatına alınabilmektedir.

Beyinde oluşan tümörde cerrahi müdahale de beyin ameliyatının bir örneği olmak ile birlikte, sıkça  tercih edilen bir tedavi türüdür. Bu ameliyat türüne kraniotomi ismi verilmektedir. Bu ameliyat şeklinde kafatası açılarak gereken işleme başlanmaktadır. Bu ameliyata başlamadan önce ameliyat hazırlıkları yapılır. Hazırlık aşamasında, akciğer kontrolleri yapılmak için göğüs hastalıkları polikliniğin de kontrolden geçilir. Orada gerek tetkikler yapıldıktan bir süre sonra, kardiyoloji polikliniğinde kalp ya da tansiyon ile alakalı bir problemin olup olmadığına bakılmaktadır. Gereken tüm tetkikler istenir. Şeker ya da kolesterol var ise, bunun içinde endokrin polikliniğin de gereken tüm tetkikler istenir. Bu işlemden sonra gidilen poliklinikler, doktorlar tarafından ameliyat raporlarını yazarlar. Ondan sonra kişi anesteziyoloji polikliniğine sevk edilir. Oradaki hekimler, diğer bölümlerin yazmış oldukları raporlar doğrultusunda kişinin beyin ameliyatı olmasının gerekliliğine karar verilir. Eğer karar bu hastanın ameliyat olmasında herhangi bir sakınca yok şeklinde ise, hasta beyin ameliyatı olur.

Kişinin beyin tümörünün alınması için ameliyat hazırlıkları, beyin cerrahi servis hekimleri tarafından tamamlanmaktadır ve cerrahlar, ilk başta açılacak kafatasının yerini temizlemek adına, kişinin saçlarını keserler. Ondan sonra hastanın kafatası açılarak işleme başlanır. Bu işlem sonrasında bir kesici alet yardımı ile hastanın kafatasından kemik parçalarını çıkartırlar. Ondan sonra müdahale edecekleri tümörün bir parçasını veya tamamı alınır. Bu karar, yetenek ve tecrübe ile kendini kanıtlamış olan alanında uzman olan hekim tarafından yapılmaktadır. Tümör alındıktan sonra kişiyi enfeksiyondan korumak adına gereken temizlik yapılır. Ondan sonra çıkartılmış olan kemik parçası yerine konulur ve açılan kesik dikilir. Açılmış olan kafatasının kapanması için kemik yerine, metal veya başka özel bir maddeden yapılan materyaller de kullanılmaktadır. Bu tamamen kişinin menfaatine olan bir işlemdir ve bu durum bütün ameliyatı yapan cerrahın tercihine bağlıdır.

Beyin Ameliyatı Sonrası

Kişinin, yarasının enfeksiyon kapmaması adına korumalı odalarda, enfeksiyon riski tamamen bitene kadar korunması çok önemlidir. Eğer hasta enfekte olur ise, bu durum kişinin ex olmasına neden olabilir. Beyin ameliyatı öncesi ya da ameliyat süresi her ne kadar önemli ise, ameliyat sonrası da bir o kadar önemlidir. Ameliyatı gayet başarılı geçip de, ameliyat sonrasında yara bakımı iyi olmadığı sebebi ile birçok hastanın enfekte olduğu hatta bu nedenle de insanlarımızın vefat ettiği bilinmektedir. Bu sebeple hasta yakınlarının, ciddi bir beyin ameliyatı geçiren hastalarını, ziyaret dahi etmemeleri önemli bir noktadır. Çünkü bu hastalarının menfaatine bir eylemdir. Bu durum yalnız beyin ameliyatı ile sınırlı olmamakla birlikte, hastanın müdahale gerektirecek tüm cerrahi işlemlerde, ameliyatın sonrası çok önemlidir. Bu nedenle hastalarımızın menfaatleri neyi gerektiriyor ise öyle davranmamız hastanın yararına olacaktır. Aksi takdir de hastamıza iyilik yapmak yerine onun vefat etmesine neden olabiliriz. Bu gibi ciddi ameliyatların ciddiye alınması ve her kurala uyulması tavsiye edilmektedir.

]]>
Beyin Sapı Kanaması https://www.beyin.gen.tr/beyin-sapi-kanamasi.html Fri, 28 Sep 2018 09:13:31 +0000 Beyin sapı kanaması, beyin sapı beynin alt kısmıdır. Yapı olarak medulla spinalis olarak işlevine devam etmektedir. Beyin sapı küçük bir yapıya sahip olmasına rağmen beyinde işlevi hayati öneme sahiptir. Beyin ile vücut Beyin sapı kanaması, beyin sapı beynin alt kısmıdır. Yapı olarak medulla spinalis olarak işlevine devam etmektedir. Beyin sapı küçük bir yapıya sahip olmasına rağmen beyinde işlevi hayati öneme sahiptir. Beyin ile vücut arasında bulunan ve sinir bağlarının geçtiği bir bölgededir. Beyin sapı kanaması beyni besleyen damarların yırtılması ve damarda sızan kanın yırtığın oluştuğu bölgede birikmesi ile oluşmaktadır. Beyin sapı kanaması darp, travma sonucunda ve kendiliğinden de oluşmaktadır. Beyin sapı kanamasında biriken kanın birikmeden dolayı basınçtan dolayı o bölge hasar görebilmektedir olup hatta çalışmamaktadır.  Kanama sonrasında hasar gören bölgenin kontrol altında olan organlar da ise fonksiyon kaybı veya kişide felç olma gözlemlenebilmektedir. Beyin sapı kanamasında önemli bir kanamadır. Bunun nedeni ise beyin sapı kan basıncını, kalp hızını ve solunum olmak üzere hayati önem taşıyan organlardan sorumlu olmasıdır. Ve beyin sapının kanaması sonucu organların fonksiyonlarında bozukluk oluşmaktadır. Beyin sapı kanaması yapılan bilgisayarlı tomografi ve emar ile görülmektedir. Beyne yapılan anjiografi ile de beynin damar bozukluğu ve kanamanın yeri tam olarak belirlenmektedir. 

Beyin sapı kanamasına neden olan etmenler nelerdir 
  • Yüksek Tansiyon: Kişide kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon beyin damarlarında zayıflamaya yol açmaktadır. Zayıflayan beyin damarlarında ise kanama meydana gelmektedir. 
  • Kafa Travması: Kişi aldığı darbe neticesinde beyninde yaralanmalara ve beyin sapı kanamalarına neden olmaktadır. 
  • Beyin Tümörü: Beyin tümörü büyüyerek dokulara zarar vermesi ile bayin sapında da kanamalara yol açmaktadır. 
  • Enfeksiyon: Beyinde oluşan ve beyin dokusuna zarar verebilecek enfeksiyonlar da beyin sapı enfeksiyonlarına yol açmaktadır. 
  • Beyin Damarlarında Tıkanıklık: Beyin ve vücut arası işlev sağlayan damarların tıkanması da beyin sapı kanamasına neden olmaktadır. 

Beyin sapı kanaması belirtileri 
  • Aniden gelişen baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Çok şiddetli kusma ve bulantı
  • Konuşma güçlüğü
  • Ensede oluşan sertlik
  • Solunumda oluşan bozukluk
  • Konuşma bozukluğu 
  • Kişinin dengesinde bozukluk 
  • Bilinç kaybı
  • Komaya girme
  • Görme Kaybı
  • Denge kaybı
  • Huzursuzluk
  • Anlama zorluğu
Beyin sapı kanamasında bu gibi belirtilerin görülmesi halinde hemen hastaneye başvurulmalıdır. Beyin sapı kanaması tedavi edilmediği takdirde ölüm dahil felç olmaya kadar neden olmaktadır. Bu belirtilerin görüldüğünde zaman hemen 1-2 saat içerisinde en yakın hastaneye götürülmelidir. 

Beyin sapı kanaması tedavi 

Beyin sapı kanamasında hastanın kaybı be kanamayı geliştiren bulguları ortadan kaldırmak gerekmektedir. Öncelikle kafa içi basıncının azaltılması amacıyla beynin içerisinde sıvı dolmuş bölgelere ince bir tüpün yerleştirilmesi gerekmektedir. Hastanın bilinci açık ise kesinlikle yatak istirahati gerekmektedir. Hasta kafa içi basıncını artıracak etkinliklerden uzak durmalıdır. Buna lakin hastanın bilinci açık ise cerrahi girişime ihtiyaç duyulmaktadır. Bu girişim ya kafatası açılarak yapılmakta yada kasıktan atardamarlardan biri kullanılarak beyne platin kaplı bir yay göndererek endovasküler adlı bir girişim yapılmaktadır.
]]>
Beyin Travması https://www.beyin.gen.tr/beyin-travmasi.html Fri, 28 Sep 2018 15:46:33 +0000 Beyin travması; kafatası kemiğinin çeşitli nedenlerle kırılması, zedelenmesi gibi nedenlerden dolayı beyin dokusunun zarar görmesine beyin travması denir. Günümüzde ulaşım araçlarının çeşidi ve yaptığı hızlar kazaları Beyin travması; kafatası kemiğinin çeşitli nedenlerle kırılması, zedelenmesi gibi nedenlerden dolayı beyin dokusunun zarar görmesine beyin travması denir. Günümüzde ulaşım araçlarının çeşidi ve yaptığı hızlar kazaların oluşmasına ve bu yolla kafa tası kemiğinin darbeye bağlı olarak kırılması ve çatlamasına sebep olabilmektedir. Beyin hücreleri hassas bir yapıda olup korunması maksadıyla çok sert bir kemik olan kafatası kemiği ile korunmaktadır. Kafatası kemiği beyin hücrelerine saplanma ve batma durumunda beyin travması gerçekleşmektedir. Ciddi bir sağlık sorunu olan beyin travması uzman hekimler tarafından müdahale edilmeli ve belirtileri görüldüğü takdirde ivedilikle en yakın sağlık kurumuna başvuru yapılmalıdır. Beyin travması ile kafatası içindeki basınç dengesi sinir hücrelerinin elektriksel yükü boşaltmasına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu durum kişide bilinç kaybına yol açacaktır. Bilinç kaybı genellikle kısa süreli olmaktadır. Bilinç kaybı sonrası uykusuzluk, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi durumlar görülebilmektedir. Ağır beyin travmasında kişinin konuşamaması, görme kaybı ve kısmı felç geçirme gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. 

Beyin travması belirtileri;
  • Beyin travması genellikle kaza sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Travma yaşayan hastanın kaza anını ve kaza sonrasını hatırlamada güçlük çekmesi bu rahatsızlığın belirtileri arasındadır.
  • Genellikle kısa süreli olan bilinç kayıplarının ve bilinç bulanıklığının yaşanması.
  • Hastanın kaza sonrası uyutulmaması bilinç kaybını önlemek maksadıyla önemlidir. Hastanın uykulu halde bulunması veya uyandırmada zorluk çekilmesi yine bu hastalığın belirtileri arasındadır. 
  • Hastanın denge ile ilgili sorunlar yaşaması, denge kaybının görülmesi, baş dönmesi ve bulantı yaşaması, kasılmaların görülmesi, şiddetli baş ağrıları çekmesi beyin travması belirtileri arasındadır.
  • Beyin travmasında kaza çok şiddetli olmuş ve kafatası kemiği beyin hücrelerine saplanmış ve beyin içi basınç dengesi değişmişse belirtiler ve zararları daha etkili olabilmektedir. Vücudun bir tarafının tamamen felç kalması, kısmı felçler, geçici veya kalıcı görme kayıplarının yaşanması yine bu hastalığın belirtileri arasındadır. 
Bu belirtilerin bir veya birkaçı görüldüğünde hemen en yakın sağlık kurumuna başvurmak gerekmektedir. Beyin travmasında kafada açılan küçük ve onarılabilecek açıklıklar yaranın dikilmesiyle giderilebilir. Ağrı kesiciler bu dönemde kullanılmamalıdır. Bunun nedeni hastada görülen uyku halinin ağrı kesiciler kullanıldığında artabileceğinden genellikle kullanımı yapılmamaktadır. Ağır beyin travması kafa tası kemiğinin beyin hücrelerine saplanması şeklinde olduğundan bu durumda uzman hekimlerin yaptığı bir ameliyatla kurtulmak ve zararları en aza indirmek mümkündür. Beyin hücrelerinin daha fazla zarar görmesini engellemek için ameliyat öncesi saplanan bölgeye özel bir sıvı enjekte edilerek batan kemikler çıkarılır. Kafa tası kemiğinin zarar gören çatlayan veya kırılan kısmı platin bir yapı ile onarımı yapılarak üstü dikiş atılmak suretiyle kapatılır. Hastanın ameliyattan sonra ilk 7 günü hastanede müşaade altında tutularak hastalığın seyrine bakılır. Dikişler genellikle 1 haftadan sonra alınmaktadır. Beyin travması ciddi ve acilen önlem alınıp ilgili polikliniklerde tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır.
]]>
Yüksek Tansiyon Beyin Kanaması https://www.beyin.gen.tr/yuksek-tansiyon-beyin-kanamasi.html Sat, 29 Sep 2018 09:47:33 +0000 Yüksek tansiyon beyin kanaması, Beyin içerisindeki atar damardan birinin yüksek tansiyona bağlı olarak yırtılması nedeniyle beyin içinde kanama olması beyin kanaması olarak adlandırılmaktadır. Kişide beyin kanaması olduğunda Yüksek tansiyon beyin kanaması, Beyin içerisindeki atar damardan birinin yüksek tansiyona bağlı olarak yırtılması nedeniyle beyin içinde kanama olması beyin kanaması olarak adlandırılmaktadır. Kişide beyin kanaması olduğunda kafatası esnek olmayan bir yapıda olduğu için beyin, içine dolan sıvının oluşturduğu basınç altında kalarak ezilir ve buna bağlı olarak farklı bulgular ortaya çıkar. Beyin içinde oluşan kanamaya intraserebral kanama denir. Yüksek tansiyon beyin kanaması, beyin içerisinde küçük atardamarlardan biri yırtılması sonucunda oluşmaktadır. Bu kanamalarda kanamanın görüldüğü bölgedeki beyin dokusu üzerine baskı yaparak beynin o bölgesinin kontrol ettiği beden bölgesinde işlev bozuklukları oluşturur. Beynin içinde olan kanamaların en sık rastlanan sebebi kontrolsüz yükselen tansiyondur. Kişide var olan yüksek tansiyon kontrolsüz bir şekilde yükselmeye devam ettiğinde oluşan basınç kişi üzerinde tehlikeye neden olmaktadır. Kişide yıllarca var olan yüksek tansiyon küçük damarlar üzerinde yıllarca kendini hissettirdiği için damarlarda zayıflamaya neden olur. 

Kontrol edilemeyen yüksek tansiyon zayıflayan damarın yırtılmasına ve kişide beyin kanaması oluşmasına neden olmaktadır. Yüksek tansiyon hastası olan kişi damarların artık zayıflamış olabileceğini ve yırtılmaya yatkın bir hal alabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak daha çok dikkat edilmelidir. Bu tür beyin kanamalarından korunmanın en etkili yolu kan basıncını normal sınırlar içinde tutarak ani yükselmesini engellemektir. Yüksek tansiyon ülkemizde özellikle belli bir yaş sonrasında oluşmaktadır ve büyük bir çoğunluk yüksek tansiyon hastası olarak hayatın devam ettirmektedir. Tansiyonun aşırı yükselmesi bazen kişide ölüm ve felç gibi acı sonuçlara da neden olabilmektedir. Bu sebeple tansiyonu nasıl düşürmemiz gerektiğini iyi bilmemizde fayda vardır.

Yüksek tansiyon beyin kanaması yaşanmasını engellemek için alınacak tedbirler:
  • Tansiyon yükselmeye başladığında başınızı soğuk su ile yıkayın.eğer duş alma imkanınız varsa duş almak daha iyi gelecektir.
  • Limon suyu hazırlayarak tansiyon düşmesini sağlayabilirsiniz.
  • Nar ve nar suyu yine tansiyon düşmesinde oldukça etkilidir.
  • Sarımsak yemek tansiyonunuzu dengede tutmak için faydalı olacaktır.
  • Tansiyon ilaçlarınızı düzenli olarak zamanını geçirmeden ve ihmal etmeden kullanmalısınız.
  • Tuzsuz ayran ve yoğurt yüksek tansiyon için acil bir şekilde tüketilebilecek bir besindir.
]]>
Beyin Biyopsisi https://www.beyin.gen.tr/beyin-biyopsisi.html Sun, 30 Sep 2018 06:44:01 +0000 Beyin Biyopsisi, Beyin insan oğlu için en önemli organlardan biridir. Omurilik adı verilen alan ile beraber sinir sistemini oluşturur. Ayrıca kendi içerisinde birçok küçük merkezlere ayrılmaktadır. Bulunan bu merkezler yaşam Beyin Biyopsisi, Beyin insan oğlu için en önemli organlardan biridir. Omurilik adı verilen alan ile beraber sinir sistemini oluşturur. Ayrıca kendi içerisinde birçok küçük merkezlere ayrılmaktadır. Bulunan bu merkezler yaşamın devamında çok önemli olan solunum ile dolaşımdan bütün duyuların merkezlerine kadar inen her türlü birbirinden ayrı bölüme komuta eder. Otomatik olarak yapmış olduğunuz solunum ile dolaşım istemsiz bir şekilde düşünme, hareket ve duygulardan hafıza istemli sistemlerdir. Bütün bunların ana kontrol merkezi ise tamamen beyindir. Beyin insan hayatı için bu kadar önemli görevleri yerine getirmek ile yükümlü iken beyni ilgilendirmekte olan bazı hastalıklarda yaşamı değiştirebilecek ve sıklıkla ne yazık ki ölüme yol açabilecek sonuçlar ile karşımıza çıkar. Bundan dolayıda beyinle alakalı olan patojilerde erken teşhisin bir an önce konması ve uygun tedavinin belirlenmesi hayati önem taşımaktadır. 

Günümüzde giderek gelişen imkanlar doğrultusunda görüntüleme tekniklerindeki hızlı ilerlemeler sayesinde kranial patojilerde tanının konması artık eskisinden çok daha kolaydır. Kullanılan bu tanı yöntemlerinin ileri mikroskopik tanının gerektirmiş olduğu durumlarda ise akla ilk gelen şey biyopsilerdir. Diğer tüm organlara kolaylıkla yapılmakta olan biyopsiler beyine yapılması düşünüldüğünde ise çoğu zaman akıla korkutucu gelir. Günümüzde uygulanmakta olan modern tıp teknikleri ile beyin biyopsisi korkutucu olan özelliğini giderek kaybetmektedir. Beyin biyopsisi artık daha güvenilir bir yöntem hale gelmiştir. Birçok beyin hastalığının tanısının konulması için ileri tedavinin belirlenebilmesi için beyin biyopsileri yapılmaktadır. Biyopsi yönteminin en uygun uygulama alanlarından biriside beyin tümörüdür. Çoğunlukla beyin tümörlerinin tam olarak yerinden alınmaya çalışılır fakat bazende oluşan tümörlerin yerleşim yerleri sebebi ile ameliyatta teknik nedenler ile tümörün tam bir şekilde çıkarılmaması durumunda oluşan tümörden çok küçük bir parça biyopsi özelliğinde yerinden çıkarılır. Çıkarılan tümörün tüm özelliklerinin saptanabilmesi için opera edilemeyen tümörün radyoterapi yada ilaç tedavisinin mümkün olup olmadığı için mutlaka tedavi planlamasının yapılması gerekir. 

Beyin biyopsisi yöntemi ile tanının konulabileceği bir başka hastalık türü ise sub akut skleroze pan ensefatit (SSPE)'de beyin biyopsisinde intranükleer inklüzyon türünde birtakım maddeler görülür. Yine multipl beyin tüberkulomalarında ise birçok otör stereotaksik yada cerrahi beyin biyopsisinin yapılarak tanı konulmaktadır. Çağın hastalığı olarak tanımlanan alzheimer (unutkanlık) hastalığı, enfeksiyonlar ve inflamasyonlar da beyin biyopsisinin gerçekleştirilmesi için yardımcı olur. Beyin anomalileri ile bazı hastalıklarda ise ölüm sonrasında ve otopsi esnasında da beyin biyopsisi yapılır. 

Beyin biyopsisi birçok yöntemle yapılır. Bunlardan birisi biyopsi iğnesi kullanılarak yapılır. Bu tip biyopsi içinde radyoloji ünitesi ile beraber tam bir kooperasyon içinde çalışmak oldukça önemlidir. Bunun nedeni ise beyin biyopsisi için kullanılacak olan iğnenin doğru bölgeye ulaşması için manyetik rezonans yada bilgisayarlı tomografi sayesinde kuşkulu yerin yada lezyonun çok iyi belirlenmesi gerekir. Hasta kişinin başı sabitlendikten sonra manyetik rezonans yada bilgisayarlı tomografi ile birlikte belirlenen yere biyopsi iğnesi ve kafa tasına açılan küçük bir delik içinden girilerek biyopsi alınmaktadır. Radyolojik ve iğne yöntemleri kullanarak yapılan bu biyopsi biçimine ise stereotaktik biyopsi ismi verilir. Bu yöntem özellikle de açık cerrahi biyopsi yöntemine göre hem daha ucuz hemde daha az invazivdir. İğne biyospsisinin haricinde cerrahi biyopsi yöntemi, açık biyopsi yöntemi de tanı için kullanılır. Ancak genel anestezi altında yapılması şarttır. Bütün korkutucu yanına göre yinede beyin biyopsisi oldukça güvenilir ve enfeksiyon komplikasyon ihtimali ise oldukça düşük olan bir yöntemdir. 

]]>
Sol Beyin Geliştirme https://www.beyin.gen.tr/sol-beyin-gelistirme.html Sun, 30 Sep 2018 13:17:03 +0000 Sol Beyin Geliştirme, Beynin iki mekanizması daha doğrusu beynin kumandası olan sağ beyin ve sol beyini güçlendirmenin bir çok yolu vardır. Bu nedenle bir takım zihin egzersizleri yapmak şarttır. Yapılan bilimsel araştırmalara Sol Beyin Geliştirme, Beynin iki mekanizması daha doğrusu beynin kumandası olan sağ beyin ve sol beyini güçlendirmenin bir çok yolu vardır. Bu nedenle bir takım zihin egzersizleri yapmak şarttır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre beynin sol bölümü " fakat ve eğer" gibi cümleler kurarak beynin mantık kısmını kullanırken, beynin sağ tarafı ile duyu ve hisler ile ilgilenir. Sol beyin her olaya mantık çerçevesinden baktığı için ben merkezcidir. Bir çok olaya gerçekçi ve sert bir duruşla bakar. Sol beyni sağ beyninden daha yatkın ve gelişmiş kişilerde, duygular ikinci plandadır. Bu nedenle genelde erkeklerin sol beyinleri daha gelişmiş'tir. Kadınların ise duygular daha ön planda olduğu için sağ beyinleri daha gelişmiştir. 

Sol beyin, yeni oluşan fikirlere çok fazla açık değildir. Matematikte olduğu gibi kararlar ve sonuçlar nettir. Daha çok bilimsel ve rakamlar ile ilgilenir. Bir olayın oluşundan çok sonucu ile ilgilenir. Sol beyin, sağ beyin gibi empati kuramaz. Söyledikleri ve düşündükleri gerçektir. Bir olayı farklı bir bakış açısı kazandırarak anlatamaz. Bir olayı anlatırken kendi yorumunu katamaz. Sol beyinin hayale yatkınlığı yoktur. Bu nedenle hayal ve sezgileri umursamaz. Direk sonuç odaklı yaşar. Sol beyin her zaman çıkarları doğrultusunda düz bir mantıkla yola çıkar. Bunun için erkeksi bir bakış açısı ile olaylara yaklaşır. Duygusal faktörleri çok zayıftır. Sol beyin insan konuşmalarını birbirinden kolaylıkla ayırt edebilir. Ayrıca sıra sıra kümelerde farklı olanı kolayca algılar ve aynı hizada düzene koyar. Bilimsel ve araştırmacı yeteneği gelişmiştir. Hafızaları kullanmada çok etkilidirler.

Sol Beyin Geliştirme Teknikleri
  • Sol beyni geliştirmek için en etkili yöntemlerden biri sağ eli kullanarak yazmaktır. Çünkü sağ elini sürekli kullanan kişiler beyninin sol kısmını kullanırlar. Sol elini sürekli kullanan kişiler ise, beyninin sağ tarafını sürekli kullanan kişilerdir. Aynı zamanda sağ elle yazı yazmak, sol beynini kullanan kişilerin en belirgin özelliği olan hafızayı güçlendirmek için çok faydalıdır. Bu nedenle hafıza güçlendirmek için bu yöntem tercih edilir. 
  • Sol beyni kullanmanın bir diğer yolu da bol bol soru çözmektir. Aynı zamanda bulmaca da çözmek sol beyni kullanmak ve harekete geçirmek için çok etkilidir. 
  • Sol beyin gördüğünü hemen algılar. Bu nedenle beyin egzersizlerinde kitap okumak, hem sağ beyini hem de sol beyini geliştir. Sol beyin okuduğunu hemen algılarken sağ beyin ise, gördüğünü hemen resme dökerek şekil verir. Bunun için kitap okumak faydalıdır. Kitap yerine televizyonda bir olayın akışını izlemek, beyin gelişimini durdurur. Çünkü yorum yapacak ve şekle dökecek bir durum olmadığından beyin algılamak için kendini zorlamaz.
]]>
Beyin Baloncuğu https://www.beyin.gen.tr/beyin-baloncugu.html Sun, 30 Sep 2018 23:56:13 +0000 Beyin baloncuğu, bir diğer adıyla beyinde anevrizma, beyin damarının birinin duvarında oluşan bir zayıflık nedeniyle ortaya çıkar. Damar duvarında oluşan zayıflık damarın genleşerek baloncuk oluşmasına neden olur. Beyin Beyin baloncuğu, bir diğer adıyla beyinde anevrizma, beyin damarının birinin duvarında oluşan bir zayıflık nedeniyle ortaya çıkar. Damar duvarında oluşan zayıflık damarın genleşerek baloncuk oluşmasına neden olur. Beyin baloncuğu patladığında hayati risk oluşabilir.

Beyin baloncuğu belirtileri
Beyin baloncuğu yırtılmadığı sürece herhangi bir belirti vermeyebilir. Eğer baloncukta oluşan yırtılma büyükse ve beyin hücrelerine baskı uyguluyorsa şu şekilde belirtiler yaşanabilir;
  • Denge kaybı
  • Görüş kaybı, görmeyle alakalı problemler ve çift görme
  • Konuşma zorluğu
  • Baş ağrısı
  • Yüzün tek tarafında his kaybı ve uyuşukluk
  • Kısa süren hafıza kaybı
  • Odaklanma güçlüğü
Beyin baloncuğu patladığında sonuç çok daha ciddi olur. Bu durumda hastanın hayatı tehlikeye girebilir. Beyin baloncuk patlamasında en temel belirti şiddetli baş ağrısıdır. Beraberinde beyin kanaması ve şu belirtiler yaşanabilir;
  • Bilinç kaybı
  • Boyunda sertlik
  • Boyun ağrısı
  • Sersemlik hissi
  • Çift veya bulanık görme
  • Işığa karşı aşırı duyarlılık
  • Kriz
  • Vücudun bir tarafında güçsüzlük
Beyin baloncuğu neden oluşur

Hiper tansiyon: Damarlardaki baskı ve gerilimin artması sonucu ortaya çıkan ciddi bir rahatsızlıktır. Oluşan baskıya karşı koyamayan damar duvarında baloncuk oluşabilir. Yüksek tansiyon, fazla kilo, aşırı tuz tüketmek, egzersiz yapmamak, 65 yaş üzeri olmak, aşırı alkol tüketmek, Kahve ve aşırı kafein içerikli içecekler tüketmek gibi etkenler nedeniyle ortaya çıkabilir.

Kalıtsal etkenler: Yakın akrabalarda beyin baloncuğu sorunu varsa kişide hastalığın gelişme olasılığı yüksektir.

Yaralanmalar ve hastalıklar: Baş bölgesine alınan şiddetli bir darbe çok nadir durumlarda beyin baloncuğuna neden olabilir. Marfan sendromu ve Ehlers Danlos sendromu damar duvarında zayıflama ve baloncuğa yol açabilir. Otızomal dominant polistik böbrek sendromu yine nadir durumlarda beyinde baloncuğa yol açabilir. Bununla beraber Aort koarktasyonu yine beyin baloncuğu için risk yaratabilir.

Sigara kullanımı: Beyin baloncuğu sorununa maruz kalan hastaların çoğunun sigara içtiği ya da belli bir dönem sigara kullandığı gözlemlenmiştir. Ancak sigara nasıl beyin baloncuğuna yol açıyor, bu bilinmemektedir.

Uyuşturucu madde kullanımı: Kokain gibi uyuşturucu etkisi olan maddelerin beyin baloncuğuna yol açtığı bilinmektedir. Bu tür maddeler damar duvarında iltihaba yol açar ve tansiyon dengesini bozarak baloncuk oluşumunu tetikler.

Beyin baloncuğu tedavisi

Yakın takip: Beyin baloncuğu tespite dilmiş ve patlama riski azsa acilen müdahale etmeye gerek yoktur. Bu gibi durumlarda hastanın yakından takip edilmesi gerekir. Düzenli aralıklarla beyin baloncuğu görüntülenerek düzenli takibe alınır. Hastaya tansiyon için ilaç reçete edilebilir. Eğer hastanın fazla kilosu varsa hasta için özel bir beslenme programı oluşturulabilir.
 
Klips: Kafa ya da kaş üzerinden ufak bir kesi açılarak gerçekleştirilen bir cerrahidir. Baloncuğun yeri tespit edilerek açılan kesiden girilerek baloncuğa ulaşılır ve üzerine ufak bir klips takılır. Klip baloncuğun çapını azaltabilir ve damarın kendini iyileştirmesine yardımcı olur. Eğer baloncuk büyükse klips yerleştirme işlemi uygun görülür. Bazı durumlarda bacaktan damar alınarak bypass gerekebilir.

Coil uygulaması: Kateter olarak adlandırılan ince bir tüple kasık bölgesinden girilir. Bölgeye takılan kateterle beyin baloncuğuna kadar ulaşılır. Baloncuğun içi sarmalarla doldurularak, içine fazla kan gitmesi, yırtılması ve büyümesi engellenir. Klip takma işleminden daha kolay ve daha az risklidir, açık yara az olur, patlama riskine karşı birkaç defa uygulanma]]> Hamilelikte Bebeğin Beyin Gelişimi https://www.beyin.gen.tr/hamilelikte-bebegin-beyin-gelisimi.html Mon, 01 Oct 2018 02:17:14 +0000 Hamilelikte Bebeğin Beyin Gelişimi, Bebeklerde beyin gelişimi, bebek daha anne karnında iken başlar ve aşama aşama doğana kadar annenin dikkati ve düzenli beslenmesi ile devam eder. Özellikle hamileliğin başladığı süreçten 4. Hamilelikte Bebeğin Beyin Gelişimi, Bebeklerde beyin gelişimi, bebek daha anne karnında iken başlar ve aşama aşama doğana kadar annenin dikkati ve düzenli beslenmesi ile devam eder. Özellikle hamileliğin başladığı süreçten 4. ayına kadar olan süreçte annenin sağlıklı beslenmesi ve beslenme tarzı çok önemlidir. Çünkü bu dönemde bebek ya bu durumdan olumlu etkilenir yada çok olumsuz etkilenir. Bu dönemde bebeğin sagliklı gelişimi için, vitamin, mineral, folik asit, iyot, çinko, demir, B12, omega 3 ve 6 yağ asitleri takviyeleri alması gerekir. Bebeğin sağlığı için omega 3 ve 6 yağ asiti kapsülleri ve folik asitlerin dışarıdan kapsül şeklinde doktor tavsiyesi ile alınması da mümkündür. 
Bebeğin beyin gelişimi daha anne karnında iken hızla gelişmeye başlar. Bir ve üçüncü haftasında beyin hücreleri gelişmeye başlar. Fetus beş aylıkken duyma ve dokunma yetisi kazanır. 7. ayına giren anne karnındaki bebek hayatı boyunca sahip olması gereken milyarlarca beyin hücresinin büyük bir bölümüne sahip olmuş olur. Anne karnında oluşan bu duruma bilimsel bir açıklama bulunamamıştır. 

Hamilelikte Bebeğin Beyin Gelişimi İçin Neler Yapılmalı
  • Anne karnındaki bebeğin sağlıklı beyin gelişimi için, anne adayının sağlıklı beslenmesi ve sağlıklı spor yapması gerekir. Yürüyüş yapmakta hem annenin hem de bebeğin sağlığı için son derece önemlidir. 
  • Aşırı kilodan kaçınmak, Gebelik boyunca alınan aşırı kiloların bebeği bir faydası yoktur. Aksine zararı vardır. Bu nedenle aşırı kilo alarak vücuda yağ depolamaktan uzak durun
  • Sıvı Tüketin. Hamilelik boyunca bol bol su içerek sıvı tüketimine özen gösterin. Böylelikle hem oluşacak enfeksiyonlardan bebeğinizi ve kendinizi korumuş olursunuz hemde bebeğinizin beyin gelişimine destek olmuş olursunuz. 
  • Çay, kahve, asitli içeceklerden uzak durun. Hamilelik boyunca bebeğinizin sağlıklı gelişimi için belirli oranda zaten kan kaybedersiniz. Bu neden kansızlığa neden olan bu tarz içeceklerden uzak durun. Aksi halde hem sizin hemde bebeğinizin sağlık durumunu riske atmış olursunuz. 
  • Paketlenmiş hazır gıdalardan, koruyucu madde içeren gıdalardan ve özellikle "fast food" tarzı beslenmekten uzak durun. Sağlıksız ve zararlı gıdalar bebeğinizin beyin gelişimini durdurur ve geriletir. 
  • Kitap okuyun. Kitap okumak hem zihni dinlendirir hemde beyni algılamaya zorlayarak çalışmasını ve beynin gelişmesini sağlar. Hamilelik boyunca ne kadar beyni algılamaya zorlayacak beyin egzersizleri yaparsanız bebeğinizde anne karnında o kadar beynini geliştir. Çünkü anne karnındaki bebeğin anne ile duygusal bir bağı vardır. Anne ne hissederse anne karnındaki bebekte onu hisseder.
]]>
Beyin Kitlesi https://www.beyin.gen.tr/beyin-kitlesi.html Tue, 02 Oct 2018 00:33:00 +0000 Beyin kitlesi, Beyinde oluşan kitleler beyin tümörü olarak da adlandırılmaktadır. Beyinde oluşan kitleler iki çeşit olarak bilinmektedir. İyi huylu kitleler ve kötü huylu kitleler olarak adlandırılan beyin kitleleri çoğu zama Beyin kitlesi, Beyinde oluşan kitleler beyin tümörü olarak da adlandırılmaktadır. Beyinde oluşan kitleler iki çeşit olarak bilinmektedir. İyi huylu kitleler ve kötü huylu kitleler olarak adlandırılan beyin kitleleri çoğu zaman teşhisi ile kişiyi endişeye sürüklemektedir. Tam bir teşhis için beyini görüntülemek gerekmektedir. Beyin temografisi ve mrg çekilmektedir. İyi huylu kitleler beyin dokusundan kolaylıkla ayrılabilir ve tamamına yakını beyin içerisinden çıkarılabilir. Bu nedenle operasyon sonrası sonuçları iyidir ve iyileşmeye yöneliktir. Ancak kitle her ne kadar iyi huylu da olsa beyinde bulunan bölge hayati önem taşıyan bir bölge ise ameliyat sonrası sonuçlar bazı hasarlara neden olabilir veya olumlu sonuçlar vermeyebilir. İyi huylu beyin kitleleri yavaş üreme hızına sahip olmalarına rağmen öldürücü olmasalar dahi vücutta kalıcı hasarlar, harabiyetler ve işlev bozukluklarına sebep olabilir. Kötü huylu kitleler ise çok hızlı üreyen çamur kıvamında ve operasyonla alınması oldukça zor olan kitlelerdir. Tedavi edilseler bile belli bir süreçten sonra kendini tekrarlayan kitlelerdir. Opere edilseler bile nüksederek beyne baskı yapmaya devam ederler. Ameliyat sonrası kişiye yaklaşık 5 yıl kadar bir süre verebilen kötü huylu kitleler bazı durumlarda kısa sürelerde de kişide hayati tehlikeye sebep olmaktadır. Beyinde kitle kişide oluşması nedeni bilinmemektedir. Fakat kalıtım, çevre kirliliğinin önemli bir faktörü olduğu düşünülmektedir.

Beyin kitlesi belirtileri:
  • Kişide oluşan sebepsiz baş ağrıları. oluşan bu ağrılar bir kaç aydır ortaya çıkmış ise ve şiddetini giderek arttırıyorsa beyin kitlesi belirtisi olabilir.
  • Kişide baş ağrısı eşliğinde veya sonucunda oluşan bulantı ve kusma
  • Kişide çift görme ve görme bulanıklığı gibi göz sorunları yaşamaya başlaması
  • Kol ve bacaklarda oluşmaya başlayan kuvvetsizlik
  • Kişinin denge sorunları yaşaması ve baş dönmesi yaşaması
  • Konuşma bozuklukları ve konuşamamak
  • Konuşurken yanlış kelime ifadeleri veya sarhoşvari konuşma
  • İstem dışı kasılmalar, panik atak tarzında kendini kötü hissetmeler
Beyin kitlesi tedavisi: Beyin kitlesi teşhisinden sonra yapılabilecek ilk seçenek cerrahi müdahaledir. Kitlenin en hızlı ve en etkili bir şekilde vücuttan alınarak yok edilmesi ancak cerrahi ile gerçekleştirilmeye çalışılır. İkinci bir tedavi şekli ise radyoterapidir. Beyindeki habis kitlelerinde cerrahi müdahale sonrası ek tedavi olarak kişide uygulanmaktadır. Üçüncü yöntem ise kemoterapidir. Yine kötü huylu beyin kitlelerinde cerrahi tedaviye ek olarak radyoterapi ile birlikte uygulanır.
]]>
Çocuklarda Beyin Tümörü https://www.beyin.gen.tr/cocuklarda-beyin-tumoru.html Tue, 02 Oct 2018 04:37:37 +0000 Çocuklarda beyin tümörü, Tümör, bir hücrenin veya hücre grubunun organizmanın kontrol mekanizmasının etkisinden çıkıp hızlı ve normal olmayan bir çoğalma ile ortaya çıkan kitlelere verilen isimdir. Latincede  "şi Çocuklarda beyin tümörü, Tümör, bir hücrenin veya hücre grubunun organizmanın kontrol mekanizmasının etkisinden çıkıp hızlı ve normal olmayan bir çoğalma ile ortaya çıkan kitlelere verilen isimdir. Latincede  "şişlik veya ur" anlamlarına gelir. Çocuklarda beyin tümörü ise; beyindeki hücrelerin anormal veya kontrolsüz bir şekilde büyümesi olarak tanımlanır. Tümör, bazen habis olabilir. Habis (kötü huylu) beyin tümörleri hızlı büyüme eğilimi gösterir ve omuriliğe yayılabilirler.

Çocuklarda beyin tümörü en sık solid tümör tipidir ve çocuklarda görülen kanserlerin %20'sini oluşturmatadır. 15 yaşın altında görülen malign hastalıklar içinde lösemiden sonra ikinci sırayı almaktadır.

Ülkemizde her yıl yaklaşık olarak 500 çocukta beyin tümörü vakası görülmektedir. Çocuklarda beyin tümörü her yaşta görülebilmekle birlikte, en çok 3-8 yaşlarında görülür.    

Birçok kötü huylu tümörler için, henüz uygulanan belli bir tedavi yoktur, çeşitli kemoterapi ilaçları veya radyoterapi kullanılabilmektedir. Daha az habis tümör için ise cerrahi müdahale tek başına yeterli olabilir. Beynin; hafıza, öğrenme, işitme, görme, gibi hayati pek çok görevleri bulunduğundan beyin tümörleri genellikle erken tespit edilebilirler. Bahsi geçen hayati fonksiyonlar bozulduğunda, bulgular hızla meydana çıkar.

Çocuklarda beyin tümörü türleri:

  •  Astrositomlar: çocuklar arasında en sık rastlanılan beyin tümörleridir. Bu hücrelerin şekli yıldıza benzer. Beyin veya omuriliğin herhangi bir yerinden kaynaklanabilir: Örneğin serebellar astrosotom beynin arka kısmından kaynaklanır ve genel olarak tüm beyin tümörleri içindeki payı oldukça yüksektir. 
  • Glioblastoma multiforme: Grade (derece) IV tümördür ve çok saldırgan bir tümör çeşitidir.  
  • Ependimom: Tüm beyin tümörlerinin yaklaşık olarak %9’unu oluşturur, çevreleyen bölgelerde ve omurilik boyunca gelişme gösterir. Bu tümör, genellikle selim yani iyi huyludur ve çok yavaş ürer.
  • Primitif nöroektodermal tümör: Son derece habis ve saldırgan davranır. En çok beynin frontal, temporal ya da pariyetal loblarından kaynaklanır. Medulloblastoma-medulloblastom olarak anılır.
  • Koroid pleksus tümörleri: Beyin omurilik sıvısını üreten bez dokularının nadir görülen kanseridir.
  • Atipik teratoid-rabdoid tümörler: En çok küçük çocuklarda görülen çok saldırgan tümörlerdir.

Çocuklarda beyin tümörü belirtileri:

  • • Baş ağrısı, 
  • • Fışkırma şeklinde kusma,
  • • Nöbet geçirme,
  • • Görme veya konuşma bozukluğu,
  • • Duygu değişikliği,
  • • Koordinasyon ve denge bozukluğu, 
  • • Güçsüzlük, el ve ayaklarda karıncalanma,
  • • Süt çocuklarında baş çevresinde büyüme ve bıngıldakta görülen şişme

Çocuklarda beyin tümörü tanısı nasıl konulur Beyin tümörü, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans (MR) görüntüleme veya doku testi ile teşhis edilebilir. bilgisayarlı tomografi beyinde görülen anormallikleri, MR ise kafatası kemiklerinin alt yüzeyindeki tümörleri görüntüler. Tümörün mikroskop ile incelemesi kanser hücrelerini gösterir. Doktor çocuklarda beyin tümörünün beyin dışına yayılmasını takip için belden iğne ile omurilik sıvısı alınması, kemik iliği aspirasyonu, biyokimya veya kemik taraması testlerini de isteyebilir. Bu testler yapılırken hareketsiz kalmaları için küçük çocuklarda uyuşturma işlemi yapılır.

 Çocuklarda beyin tümörünün tedavisi:

Beyin tümörü tedavisi ekip çalışması gerektirir; beyin cerrahı operasyon yapar, arkasından onkolog kemoterapi uygular, gerekli görülürse radyoterapiye geçilir. Ameliyat öncesi, şişliği azaltmak için kortizonlu ilaç, nöbeti engellemek için nöbet engelleyici ilaç kullanılır. Üç yaşından küçük çocuklarda radyoterapi gelişen beyin dokusuna zarar vereceğinden, kemoterapi standart tedavi şeklidir. Kemoterapi genelde günlük alınan kanser öldürüc]]> Bebeklerde Beyin Tümörü Belirtileri https://www.beyin.gen.tr/bebeklerde-beyin-tumoru-belirtileri.html Tue, 02 Oct 2018 18:46:55 +0000 Bebeklerde Beyin Tümörü Belirtileri, Beyindeki dokuların normalden farklı gelişimi sebebi ile oluşan beyin tümörleri çocukluk dönemi kanserleri sıralamasında lösemiden sonra 3. sırada gelir. Beyindeki tümörlerin neden meydana Bebeklerde Beyin Tümörü Belirtileri, Beyindeki dokuların normalden farklı gelişimi sebebi ile oluşan beyin tümörleri çocukluk dönemi kanserleri sıralamasında lösemiden sonra 3. sırada gelir. Beyindeki tümörlerin neden meydana geldiğine dair kesin bilgi yoktur. Çevre kirliliği, aileden gelen genetik faktörler, dengesiz beslenme gibi nedenlerden dolayı oluştuğu düşünülmektedir. Bebeklerde beyin tümörleri tedavi edilmez ise sonra ki zamanlarda kalıcı nörolojik hastalıklara sebep olabilmektedir. Beyin tümörü belirtileri, bulunduğu yere, tümörün yapısına ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir. Normal santral sinir sistemini yapılarına sızarak yada beyin omurilik sıvısı birikimi dolaşım yollarını kapayarak kafa içi basınç artışını neden olur. Beyin tümörü nörolojik bozukluklara neden olur. Kafa içi basınç artışı beyin tümörlerinde belirtilerin erken ortaya çıkmasına neden olur.


Bebeklerde beyin tümörü belirtileri
  • Huzursuzluk
  • Başın veya beynin büyümesi 
  • Mide bulantısı 
  • Gelişme geriliği 
  • Her 2 gözde yada tek 1 gözde dışarı bakış kısıtlığı
  • Kusma 
  • Bayılma 
  • Denge kaybı
  • Uykuya eğilim sürekli uyuklama hali görülür.
Bebeklerde yukarıda saydığımız 1 veya bir kaç belirtiyi görüyorsanız hemen doktora gitmelisiniz. Çünkü bunlar beyin tümörü belirtisi olabilir. Bebeklerde beyin tümörü teşhisi konulması için nörolojik muayene gerekir. Aslında bebeğinizi muayeneye götürdüğünüz zaman nörolojik muayene de yaptırınız. Bu esnada göz ve ağız hareketleri, refleksler,kas koordinasyonu, kas gücü ve bilinç durumu doktor tarafından değerlendirilir. Şayet doktor bulgulardan şüphelenirse bilgisayarlı tomografi kesin tanı için en iyi yöntemdir.
]]>
Akciğer Kanseri Beyin Metastazı Ölüm https://www.beyin.gen.tr/akciger-kanseri-beyin-metastazi-olum.html Tue, 02 Oct 2018 21:04:20 +0000 Akciğer Kanseri Beyin Metastazı Ölüm, Akciğer kanserinde meydana gelen beyin metastazı son evre olarak bilinmekte olan dördüncü evrede ortaya çıkan bir durumdur. Beyin metastazının meydana gelmesi diğer kanser türlerinde o Akciğer Kanseri Beyin Metastazı Ölüm, Akciğer kanserinde meydana gelen beyin metastazı son evre olarak bilinmekte olan dördüncü evrede ortaya çıkan bir durumdur. Beyin metastazının meydana gelmesi diğer kanser türlerinde odluğu gibi akciğer kanserinde de oldukça kötü prognostik bir etkendir. Tedavisi eğer başlanmaz ise hasta kişi genelde bir ay içinde nörolojik komplikasyonlara uğrayarak ölümüne dahi yol açar. Özellikle de soliter olan beyin metastazlarında metastaz cerrahisi kişinin sağ kalma süresini uzatır. Akciğer kanserinde yaşanmakta olan beyin metastazı durumunda kişilere tedavi uygulanması kişinin sağ kalma ihtimalini uzatır. Fakat iyileşme gibi durumlar meydana getirmez. Yine de hasta kişiye yaşanacak yaşam süresi söylenir. 

Akciğer Kanseri Beyin Metastazı Ölüm
Metastik ölümler içinde en çok rastlanılan çeşidi beyin metastazıdır. Her geçen sene çok daha fazla sayıda insanda ortaya çıkan bir durumdur. Başka beyin tümörleri içinde en fazla meydana gelen beyin metastazı kanserli kişilere uygulanan tedavi yöntemlerinin gelişmesi sonucunda daha çok artış göstermektedir. Yapılan çeşitli birçok otopsi bulgularında çeşitli birçok kanser hastası olan kişinin metastazı olduğu anlaşılır. Beyin metastazlarının en önemli olan birincil sebebi erkeklerde daha çok görülen akciğer kanseridir. Akciğer kanserinin beyin metastazı yapması akciğer ve beyin arasında bulunan damarlar sayesinde kanın taşınması ile gerçekleşmektedir. Akciğerlerde başlayan kanser hastalığında erken teşhis yapışarak müdahale edilmez ise özellikle de kan yolu ile kanser beyne kadar gider. Bu durumun sonucunda da beyin metastazı gerçekleşir. Bu tür beyin metastazı oluştuğunda ise hasta kişi zaten artık kanserin son evresi adı verilen dördüncü evreye kadar gelmiş anlamına gelir. Hasta kişiye yapılacak olan tek bir şey var oda sağ kalma süresini biraz daha uzatmaktır. Akciğer kanseri yüzünden meydana gelen beyin metastazı tedavinin iyileşme zamanı yoktur. Yalnızca yaşam süresini yani sağ kalma süresini uzatabilme ihtimali vardır. Bu her iki üzücü durumda da tedavi uygulansa da uygulanmasa da hasta kişi belli zaman sonra hayatını kaybeder. Ancak tedavi ile hasta kişinin sağ kalma süresi uzatıldığından dolayı bu süre tam dört ay kadar uzar sadece dört ayın üstüne çıkması zordur.

Beyinde Oluşan Metastaz Özellikleri
Beyin içinde oluşan metastazlar genelde çok sayıda olur. Metastazların miktarı daha çokta tedavi biçimini belirlemede oldukça önemli etkendir. Bu belirtilerin en başında ise metastazlar kafa içerisinde oluşturmuş olduğu basınç artışına göre belirlenmektedir. Akciğer kanseri beyin metastazı belirtileri kişide gözlenmeye başladığında kesinlikle gerekli olan bazı tetkikler tomografi, magnetik ve rezonans yapılması gerekir. Uygulanacak olan tedavi yöntemi metastazik tümör çeşitlerinde kemoterapi, radyoterapi, cerrahi ve radyo cerrahi komple yada tek başlarına uygulanmalıdır. Bu tedavi yöntemleri uygulanmadığında ise hasta kişi en az bir ay içinde hayatını kaybeder.
]]>
Beyin Yapısı https://www.beyin.gen.tr/beyin-yapisi.html Wed, 03 Oct 2018 04:59:10 +0000 Beyin yapısı, beyin kafatasında iki bölüm halindeki organımızdır. Kişinin doğumundan ölümüne kadar kadar vücudunu yönetme işlevini görür. Beyin sayesinde düşünme, yemek yeme, hareket etme gibi eylemleri yerine getirebiliri Beyin yapısı, beyin kafatasında iki bölüm halindeki organımızdır. Kişinin doğumundan ölümüne kadar kadar vücudunu yönetme işlevini görür. Beyin sayesinde düşünme, yemek yeme, hareket etme gibi eylemleri yerine getirebiliriz. Yapısı girintili, çıkıntılı olduğundan, geniş bir alanı bulunmaktadır. Bu kıvrımlarda milyonlarca sinir hücresi bulunur. Korunmasını sağlayan üç katlı zarı vardır. Bunlar örümcek zar, ince ve sert zar olarak tanımlanır. Koruma zarı sert zardır, ince zar kan taşıyarak beyni besler. Örümcek ağ ise, ince zarla boşluk oluşturup arada kalan sıvıyla amortisör gibi işlev görür. Böylece beyin daha dirençli olur. Dış bölümü boz renkte olan beynin içi beyazdır. Dışı sinir hücreleriyle kaplıdır. Bunun altında sinir hücreleri uzantıları yani aksonlar olur. Buraya ak madde adı verilir. İki kısımdan oluşan beyin yapısı, ak maddeden oluşan köprüyle bağlanır. Buna beyin üçgeni ya da nasırlı cisim denir. Beyin bütün duyguların merkezi gibidir. İskelet kasların hareketini sağlar. Sağ beyin sol tarafı, sol beyinde sağ tarafı yönetir. Çünkü hareket sinirleri omurilikten geçerken çaprazlanır. Zekayla ilgili olan her türlü şey beyinden kontrol edilir.

Beyindeki hipotalamus vücutta ısıyı, kalp ve damar sistemini, kan basıncını, hormon seviyesini, sıvı iyon dengesini, metabolizma hızını ve stres önlemlerini düzenleyen alandır. Beynin iki kısmı farklı özellikleri kontrol eder. Sağ beyin resim yapma gibi soyut olayları, sol beyin ise öğrenme, konuşma, dil, matematik gibi faaliyetleri yürütür. Beyin yapısı itibarıyla oksijensiz yaşayamayan bir organdır. Hiç bir şekilde oksijensiz kalırsa, eylemlerini yerine getiremez. Beyin hücreleri hızla ölür. Buna karşılık bol oksijende daha iyi çalışır.

Beyin yapısı, beyin lobları

Frontal lob: Bu beyin lobu bilinçli düşünmeyi sağlar. Eğer hasar görürse kişinin ruh halinde ve duygusal halinde değişim olabilir
Parietal lob: Bu lob beyin yapısı içinde duyu organlarından gelen bilgilerin birleştirilmesinde görevlidir. Nesnelerin kullanımında ve mekansal görüşte de etkili olur.
Occipital lob: Burası görme duyusu bilgilerini işler. Hafif bile zarar görürse, kişide halüsinasyon görme sorunu olur.
Temporal lob: Burası ses ve koku algılamada, mekan, yüz gibi uyaranları işlemede etkili rol oynar.
Serebellum lob: Bu lob duyu organlarından gelen her tür bilgiyi hareketle ilişkilendirir. Bu sayede vücutta dengeyi sağlamada etkili olur.

Beyin yapısı içindeki bölümler

Cerebrum: Ayrı hücrelerden oluşan altı tabakadan oluşan bölüm, zeka, irade, his gibi fonksiyonları yürütür.
Ak madde: Aksonların olduğu bölümdür.
Beyin sapı: Bu bölüm beyin ve omuriliği birbirine bağlar. Denge kontrolünü yapar, göz hareketlerini, uyku ve uyanıklık durumunu düzenler.
Orta beyin: Beyin sapından gelen sinir yollarını cerebral hemisferlere taşır. Görme ve işitme merkezlerini barındırır.
Pons: Hemen orta beynin altındadır.
Medulla oblongata: Beyin ve omurilik arasındaki haberleşmeyi sağlar. Solunumu, kalp hızını ve diğer reflekslerin kontrolünü sağlar.
Medulla spinalis:Beyin ve refleks merkezleri arasındaki bağlantıyı sağlar.
Retiküler formasyon: Beyin yapısı içindeki bu bölüm tahrip olursa, kişide koma hali olur.
Cerebellum: Burası beyindeki ikinci büyük yapıdır. Dışı gri, içi ak maddeyi taşır.
Bazal ganglia: Bu yardımcı motor sistemidir.
Hipotalamus: Vücutta iç dengeyi sağlamakta görevlidir. Sıcaklık, yeme içme, sıvıların dengesi, vücut ağırlığı kontrol etme görevlerini üstlenir.
Amygdala: Limbik sistemdeki bu bölüm hasar görürse, yenen ve yenmeyen besinler ayırt edilemez.
Corpus callosum: Sol ve sağ hemisferi birleştiren bu bölüm, limbik sistem üstündedir.
Thalamus: Uyanıklılı]]> Beyinde Kist https://www.beyin.gen.tr/beyinde-kist.html Wed, 03 Oct 2018 09:58:09 +0000 Beyinde Kist; beyin ve omuriliğinin çevresinde bir zar bulunmaktadır. Bu zar mikroskopla bakıldığında örümcek ağına benzemektedir. Bu yüzden zara araknoid adı verilmektedir. Araknoid kistler beyin omurilik sıvısına benzeyen s Beyinde Kist; beyin ve omuriliğinin çevresinde bir zar bulunmaktadır. Bu zar mikroskopla bakıldığında örümcek ağına benzemektedir. Bu yüzden zara araknoid adı verilmektedir. Araknoid kistler beyin omurilik sıvısına benzeyen sıvıları içinde barındıran kistler den oluşmaktadır. Bunun bir nedeni olarak da, beyin ve omurilik zarları ayrı ayrıdır. Zarların içerisinin sıvıyla dolması sonucunda kistler meydana çıkmaktadır. Bu kistler her yaşta insanda görülebilen kistlerdir. 

Yapılan araştırmalara göre kistlerin çocuklarda oluşması daha fazladır. Bu kistler daha çok bebeklerin yeni doğduğunda görüldüğü gibi, geçirilen bir travma ya da kanama sonrasında oluşabilir. Beyinde oluşan kistlerin bazılarının içi katı da olabilir. Beyin kistlerinin çoğu, zararlı olmamaktadır. Beyin kistinin hangi tarafta olacağı çok önemlidir. Genellikle bir zararı olmadığından, tespit edilmesi çok zor olmaktadır. Eğer kistler büyüme yaparsa o zaman çok tehlikeli olacaktır. Beynin bulunduğu bölgeye aşırı bir baskı yapacağından, beynin olduğu bölgede ki bölümün görevini yerine getirmemesine neden olacaktır. Baş ağrısı olacaktır. Çok rastlanmış olmasa bile bazı hastalarda epilepsi nöbetine neden olduğu görülmüştür. 

Beyinde Kist Belirtileri; Yeni doğan bebeklerde de görülebileceği gibi bütün yaş grubunda görülmektedir. Devamlı baş ağrısı çekenlerin %60 bölümü beyin kisti olmaktadır. Hastaların çoğunda hiç bir şikayet olmazken, bazı hastaların çok şiddetli ağrıları olmaktadır. Bunun nedeni beyin kistinin olduğu yerdir. Kistin büyümesi, omurilik sıvısının tek yönlü akımına neden olacak. Beyin kisti erkeklerde daha çok görülmektedir. Beynin sol bölümünde daha sık görülüyor. Yetişkin bir kişide birçok belirtiler görülmekte. Çok şiddetli baş ağrıları, epilepsi krizi sonucunda sıklıkla nöbet geçirilmesi. Mide bulantısı bazen de kusma, hastanın farkında olmadan dengesiz yürümesi, hissetme sorunları yaşarlar. Bazı insanlarda psikolojik bozukluklar görülebilmekte. Bebeklerde ve çocuklarda çok daha farklı belirtiler göstermektedir. Gelişimini tam tamamlayamadığından, kafa tasının biçimsiz olarak büyümesi, şekil bozuklukları, çocukların ergenliğe zamanından önce girmesi, gelişimlerinin durmasına, zamanla da gerilemesi. 

Beyinde Kist Tedavisi: Beyinde bulunan kistler kimi zaman bir belirti vermediğinden hastada şikayet olmadığı için uzun yıllar boyunca bilinmediği için beyinde kalacaktır. Beyin tomografisi veya emar çekilmesi sonucunda görülmekte. Herhangi bir şikayet sonucunda teşhis konulan beyin kisti ameliyat edilerek alınması gerekmektedir. Ameliyat gereken ama alınmayan kistlerin daha çok büyümesi sonucunda hasta hayatını tehlikeye atacaktır. Ameliyat iki çeşit yapılmaktadır. İlk olarak şant ameliyatı olmaktadır. Şantın bir ucu beyinde bulunan kistin içene yerleştirilmekte. Şantın öbür ucu ise, karın içerisinde cilt altına yerleştirilen bir tüpe bağlıdır. Bu tüp karının içinde ilerleyen bir tüptür. Beyin kistinin içinde oluşmuş sıvının bu tüpe boşalarak kuruması sağlamaktadır. Kistin direk alınması da ikinci ameliyat türü ise, kistin olduğu bölgeye çok ufak bir delik açılır. Bu küçük delik sayesinde kistin beyinden boşaltılması sağlanır. Genellikle günümüzde birinci ameliyat daha çok tercih edilmektedir. 
]]>
Beyin Ve Sinir Cerrahisi https://www.beyin.gen.tr/beyin-ve-sinir-cerrahisi.html Wed, 03 Oct 2018 21:46:52 +0000 Beyin ve sinir cerrahisi, Tıp biliminde beyin ve sinir cerrahisi; nörocerrahi ya da nöroşirürji merkezi ve periferik sinir sistemi bozukluğu gibi hastalıkların mekanik müdahale yoluyla tedavisini yapan cerrahi uz Beyin ve sinir cerrahisi, Tıp biliminde beyin ve sinir cerrahisi; nörocerrahi ya da nöroşirürji merkezi ve periferik sinir sistemi bozukluğu gibi hastalıkların mekanik müdahale yoluyla tedavisini yapan cerrahi uzmanlık dalıdır.

Beyin ve sinir cerrahisi, tıp ve teknolojideki yeniliklerin hızla gelişme gösterdiği ve buna paralel olarak teşhis ve tedavide olumlu sonuçların alındığı bir bölümdür. Bu uzmanlık alanında görev yapan tıp doktorlarına nörocerrah veya nöroşirürjiyen denmektedir. Alınan bu uzmanlık eğitiminden sonra daha üst ihtisas dalları olarak spinal, tümör, vasküler gibi dalları da vardır.

Beyin ve sinir cerrahisi branşının eğitiminin ve pratik uygulamalarının zorluğu nedeni ile ülkemizde nörocerrahların sayısı fazla değildir. Tıbbın en çok dikkat ve tecrübe gerektiren dallarından olan bu alana yönelme diğer ülkelerde daha fazladır.  Ancak son 10 sene içerisinde gelişen teknoloji ye de bağlı olarak beyin cerrahisi cazip hale gelmiş ve artık tercih edilmeye başlamıstır.

Türkiyede beyin ve sinir cerrahisinde görev yapan uzmanların Türk Nöroşirurji Deneği adı altında mesleki örgütlenmesi mevcuttur. Bu dernek, beyin ve sinir cerrahisi dalında uzman hekimleri bir araya getirerek mesleki bilgi ve deneyimlerinin birbirleriyle paylaşımını ve yardımlaşmayı amaçlamaktadır.

Beyin ve sinir cerrahisi hangi hatalıkları teşhis ve tedavi eder

  • Beynin veya omurilik dokusundan kaynaklanan ya da ona dışarıdan baskı yaparak sorun oluşan tümörler,
  • Beyin dokusu ile omuriliği besleyen damarın anevrizması (balonlaşması),
  • Arteriovenöz malformasyon, kavernom gibi hastalıklar,
  • Karotid stenozu da denilen boyun damarlarında görülen daralmalar,
  • Doğumla beraber görülen meningomyelosel gibi sinir sisteminin oluşumu esnasında gelişen hastalıklar, hidrosefali adı verilen ve genel olarak beyin boşluklarındaki sıvı miktarının artışı ve ayrıca doğuştan kafatasındaki şekil bozukluklarının tedavisi,
  • Bel fıtığı diğer adıyla lomber disk hastalığı en başta olmak üzere her türlü omurga rahatsızlıkları,
  • Kafa ve omurilikte meydana gelen yaralanmaları,
  • Periferik sinir denilen kol ve bacak sinirlerinin sıkışması, travma veya kesikleri, tümörlerin cerrahi tedavisi,
  • Beyin damarlarında görülen tıkanıklıkları,
  • Beyin kanamaların tedavisi,
  • Ağır epilepsi yani sara hastalığı ve parkinson hastalığı gibi nörolojik rahatsızlıkların (obsesif kompulsif bozukluk) gibi bir takım psikiyatrik hastalıkların cerrahi tedavisi,
  • Trigeminal nevralji,ağır kanser ağrıları, tik rahatsızlığı (hemifasiyal spazm) gibi hastalıkların cerrahi tedavisi ile ilgilenir.

Özellikle son dönemde  “stereotaktik radyocerrahi” isimli yöntemler kullanarak tümör ve beyin damar hastalıkları gibi lezyonların nokta atışı ile kansız, anestezisiz tedavi eder.

]]>
Beyin Kanaması https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanamasi.html Thu, 04 Oct 2018 08:51:58 +0000 Beyin Kanaması, önceden tedbir alınmayan yüksek tansiyon, büyük bir travma, başa alınan darbe, beyin içinde bulunan arterlerde olan damarlarda ortaya çıkan güçsüzleşme ve zayıflama sonunda burada zamanla toplanan kan birikmesi Beyin Kanaması, önceden tedbir alınmayan yüksek tansiyon, büyük bir travma, başa alınan darbe, beyin içinde bulunan arterlerde olan damarlarda ortaya çıkan güçsüzleşme ve zayıflama sonunda burada zamanla toplanan kan birikmesine  bağlı olarak ortaya çıkar. Beyin kanaması, anevrizmalar, kanama bozukluğu, beyin tümörü, damar bozukluğu ve vücut genelinde kanamayı tetikleyen karaciğer rahatsızlıklar gibi pek çok hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar. Genellikle 50 yaş altı yaşlarda görülen beyin kanamasının başta gelen nedenleri arasında yer alan kafa travmalarıyken ilerleyen yaşlarda anevrizmalar ve hipertansiyon daha da öne çıkmaktadır. Beyin kanamasına neden olan faktörler arasında (anevrizmalar ve yüksek tansiyon) zaman içinde oluştuğu ve kanamanın geliştiği bölgede bulunan organlar ve dokularda  zaman içinde yavaş yavaş tahribatlara sebebiyet verdiği için yaklaşık olarak ileri bir yaşa gelene kadar ( bir kaç saat veya bir kaç gün) herhangi bir gelişme ve belirtiye yol açmaz. Beyin kanaması geçiren hastalarda bazı uyarıcı işaretler olabilir. Başın herhangi bir tarafında inatçı baş ağrısı, bulantı, kusma, ensede sertlik yani hasta olan kimse başını rahat hareket ettiremez, bulanık veya çift görme ışığa karşı hassasiyet ve his hataları. Kanama yapmayan anevrizması olan kişilerde genellikle hiçbir belirti göstermez. 

Beyin Kanaması Belirtileri Nelerdir
  • Beyin kanaması Öncelikle kanama beynin hangi bölgesinde gerçekleştiğine bağlı olarak değişiklik gösterir. Mesela görme duyumuza yakın bir yerde kanama gerçekleşirse görme bozukluğu, konuşma yeteneğini etkilediği zaman konuşma bozukluğu görülebilir. 
  • Vücudun bir tarafında ortaya çıkan güçsüzlük, denge ve hareket sıkıntısı beyin kanamasının genel belirtileri arasında yer alıyor.
  • Eğer beyin kanaması beyin sapında yani beynin alt kısmında ise, hasta komaya girebilir 
  • Bazen beyin kanaması ani gelişen şekillerde belirtiler meydana gelir. Ancak kanamaya bağlı belirtilerin beyin kanaması gerçekleşmesinden bir kaç saat ve bir kaç gün arasında sürebilir. 
  • Eğer baş ağrısı varsa kişiyi uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Yere eğilme hareketleri ile artış göstermektedir. Vücut pozisyon değiştirdiğinde şiddetlenebilir.
  • Beyin kanaması geçiren hastada çevresinde oluşan ve gelişen bir takım olaylara sessiz kalma, kayıtsızlık gösterme durumu olur.
  • Hastanın bilinci zayıflar, güçsüzleşir. 
  • Sürekli bir uyku hali gözlenir. 
  • Konuşma zorluğu ve konuşanları anlama zorluğu çekerler.
  • Yutkunma sorunu yaşar.
  • Denge problemi yaşar, dengede duramaz. Aynı zamanda dikkat bozukluğu ve koordinasyon eksikliği yaşar.
  • Yazıları okumada ve yazı yazarken zorlanma görülür.
  • Vücudun tek tarafında güçsüzlük duygusu, ellerde titreme.
  • Mide bulantısı ve kusma meydana gelir.
  • Tat alma eksikliği ve diğer duyularda azalma, zayıflama, uyuşma ve karıncalanma oluşur.
  • Görme sorunları meydana gelir, göz kapaklarında çökme ve düşüş görülür ve göz hareketlerinde istem dışı anormal bir hareketlilik gözlenmesi beyin kanaması belirtileri arasında yer almaktadır. 
Beyin Kanaması Tedavisi
  • Beyin kanaması tedavisi, genellikle cerrahi işlem gerektirir. Beyin kanamasına neden olan tümör, kist, anevrizma, avm ise bunu ortadan kaldırmak için ameliyat ilk seçenek olarak akla gelir.
  • Beyin kanaması beynin hassas bölgelerinde derinde ve pıhtı boyutu 10 milimetrenin altında ise ameliyat yerine takip etmek daha uygun gelir.
  • Oluşan pıhtının boyutu 10-30 mililitre arasında ise yüzeysel bir yere ve beyinde belirgin bir ödem var ise mutlaka cerrahi bir tedavi uygulanır. Bu tedavi pıhtının ameliyat ile tamamen temizlemesi ve altta kalan kanamanın kontrol altına alınmasını sağlar. 
  • Kanama 30 ml üzerinde ise yani büyük bir pıhtı var ise cerrahi müdahale genel olan durumu daha fazla kötüye götürür ve ek bir fayda sağlamaz.
]]>
Beyin Baloncuk Ameliyatı https://www.beyin.gen.tr/beyin-baloncuk-ameliyati.html Thu, 04 Oct 2018 18:30:37 +0000 Beyin baloncuk ameliyatı, beyin damarı duvarında zayıflama nedeniyle ortaya çıkan şişlik beyin baloncuğu olarak tanımlanır. Beyind eoluşan baloncuk, çevresindeki dokulara baskı uygulayarak fonksiyonel olarak çalışmasını Beyin baloncuk ameliyatı, beyin damarı duvarında zayıflama nedeniyle ortaya çıkan şişlik beyin baloncuğu olarak tanımlanır. Beyind eoluşan baloncuk, çevresindeki dokulara baskı uygulayarak fonksiyonel olarak çalışmasını engelleyebilir. Bu gibi durumlarda bir takım belirtiler yaşanır. Bunun haricinde baloncuk patladığında hastada hayati risk oluşabilir. Beyinde baloncuk, enfeksiyon, travma, kafaya alınan şiddetli darbe, hipertansiyon, sigara-madde kullanımı, genetik hastalıklar, bağ dokusu bozuklukları, polistik böbrek hastalığı gibi pek çok nedenden dolayı oluşabilir.Ufak ve yırtılmamış bir baloncuk herhangi bir belirti vermeyebilir. Baloncuk yırtıldığında kanama olur. Eğer yırtık çok büyükse çok daha ciddi komplikasyonlar ve hayati risk oluşabilir. Yaşanabilecek belirtiler, bilinç kaybı, nöbet, ense sertliği, baş ağrısı, boyun ağrısı, mide bulantısı ve kusma, yüzün tek tarafında uyuşukluk olarak sıralanabilir.

Beyin baloncuk ameliyatı öncesi

Beyin baloncuk hastalığında tedavi ameliyatla yapılır. Önemli olan ayrıntı tanı ve tedavinin zamanında yapılmasıdır. Kanamaya yol açmadan baloncuğa müdahale edilmelidir. Ameliyattan bir gece önce hastanın herhangi bir şey yeyip içmemesi gerekir. Hasta ameliyata alınmadan önce tansiyon, diyabet, kalp gibi rahatsızlıkları var mı detaylı incelenir. İncelemeler sonucu ameliyatın türüne karar verilir. Beyin baloncuk ameliyatında genelde iki teknik kullanılır. Standart ameliyat seçeneği olan açık beyin ameliyatı çok sık tercih edilse de, hastanın genel durumu, yaşı, cinsiyetine, baloncuğun yerine ve çeşidine göre andovaskükler tedavi yöntemi de kullanılabilir.

Açık beyin baloncuk ameliyatı

Açık beyin ameliyatı hem hasta hem de doktor açısından oldukça zor ve riskli bir ameliyattır. Açık beyin baloncuk ameliyatında, hastanın kafatasının bir kısmı çıkartılarak baloncuğun bulunduğu bölgeye ulaşılır. Ulaşılan damara kilip adı verilen bir tür mandal yerleştirilir. Ameliyat klips yerleştirme ameliyatı olarak da bilinmektedir. Bu klip sayesinde baloncuk içine kan akışı önlenir, baloncuğun patlaması ve ileride ciddi bir komplikasyon gelişme olasılığı minimuma indirilir. Ameliyatın en ciddi riski ameliyat anında damarda yırtılma ya da baloncuğun patlamasıdır.

Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Hastanın pozisyonu lezyon üstte kalacak şekilde olur. Bölgede açılacak kesi yeri tıraşlanır ve özel ilaçlarla silinir. Kafatası dril adı verilen matkap yardımıyla delinir ve açılan delikten özel aletler kullanılarak kemik tabakası alınır. Alınan tabaka steril bir ortamda ameliyat tamamlanana kadar muhafaza edilir. Dura adı verilen dış zar açılarak beyin açığa çıkarılır. Beyin lopları arasında doğal aralıklar açılır, bu sayede damarlara girilir. Baloncuk etrafında damar ve sinir varsa birbirinden ayrılır. Bu esnada hafif kanama oluşabilir. Bunun için çok dikkatli hareket edilmelidir. Klip bu esnadan sonra bölgeye yerleştirilir. Dura kapatılarak, çıkarılan tabaka tekrar yerine koyulur. Ameliyat uygun şekilde sonlandırılır.

Açık beyin baloncuk ameliyatı sonrası

Hasta ameliyatın ardından yoğun bakıma alınır. Damar yolu ve idrar sondası takılır. Hasta uyandıktan birkaç saat sonra herhangi bir komplikasyon yoksa hasta odasına alınır. İlk gece hasta hemşire tarafından sıkça takip edilir. Devamlı olarak nabız, tansiyon ve bilinç kontrolü yapılır. Ağrılar için damar, kalça ve ağız yoluyla ağrı kesici verilir. Bir gece atlatıldıktan sonra idrar sondası alınır, hasta ağız yoluyla beslenmeye başlar ve ayağa kaldırılarak yürütülür. Hasta ameliyatı takip eden 3. gün kendi yürüyebilir pozisyona gelebilir. Eğer hasta kendini iyi hissediyorsa ve anormal bir durum yoksa 5-7. gün taburcu edilebilir.

Açık beyin baloncuk ameliyatı riskleri
  • Baloncuğun kliplenememesi
  • Baloncuğun kısmi olarak tıkanması
  • Enfeksiyon riski
  • İnme
  • Nöbet
  • ]]> Beyin Omurilik https://www.beyin.gen.tr/beyin-omurilik.html Fri, 05 Oct 2018 12:41:45 +0000 Beyin Omurilik, Beyin, insanların fiziksel aktivitelerini, vücudun fizyolojik yapısını, çevresel etkileri algılama, yorumlama harekete geçme olaylarını yöneten merkezdir. Beyin bütün zihni faaliyetlerin merkezi konumundadır Beyin Omurilik, Beyin, insanların fiziksel aktivitelerini, vücudun fizyolojik yapısını, çevresel etkileri algılama, yorumlama harekete geçme olaylarını yöneten merkezdir. Beyin bütün zihni faaliyetlerin merkezi konumundadır. Beyin, çevresel olayları, duyu organları vasıtasıyla algılar, algıladıklarını yorumlar, yapılacak eylemi belirler ve yapılması gereken eylemi yapar. Vücudun fizyolojik yapısını yönetir. Beyin, sinirler vasıtasıyla bir şef gibi tüm vücudun çalışmasını yönetir. Kan basıncını, vücut sıcaklığını dengelemeyi, kanda bulunması gerekenlerin hormonlar tarafından salgı salgılamasını, acıkma, susma, konuşma, duyma, görme, kokuyu algılama, hareket etme gibi bütün eylemleri yönetir.

    Beynin zarar görmemesi için beyinin etrafı, kafatası kemiği ile çepeçevre koruma altındadır. Kafatası beyni çevreden gelebilecek etkilere karşı korur. Beyin beyaza yakın renkte oldukça yumuşak bir kitledir. Beyin iki parçadır. Üst ana bölüm ve soğancık denen arka bölümden oluşmuştur. Soğancık, beyin ile omurilik arasında koordinasyonu sağlar.

    Omurilik, soğancığa bağlı büyük bir sinir uzantısıdır. Beynin işlevlerinin vücuda iletilmesini sağlayan milyarlarca sinir hücresinin bir arada bulunduğu bir yapıdır. Beynin tüm faaliyetleri omurilik üzerinden gerçekleşir. Omurilik de beyin gibi omurlar arasında çevresel etkilerden korunmuştur. omurlar tespih tanesi gibi üst üst dizilmiştir. Omurların arası da disk denen içi jel kıvamında sıvı dolu yastıklar vardır. Diskler, omurların aşınmasını önler, omurlara azda olsa hareket etme imkanı sunar. Omurilikte, tespih tanelerinin arasındaki tespih ipi gibi omur ve disklerin arasında korunaklı bir durumdadır. Omurlar, omuriliği dış etmenlerden koruyamazsa vücudun fizyolojik yapısı da bozulur. Hareketler, organların işlevlerini yerine getirememesine neden olur. Bel fıtığından mustarip olanlar, darbelerden sonra felç ya da benzeri durumda bulunanlar bu durumu çok daha iyi anlarlar.

    Beyin ve omurilik ayrı ayrı düşünülemezler. Beyinde oluşan yönetimsel mesajlar omurilik vasıtası ile tüm vücuda yayılır. Beynin mesajları doğru olarak ve yerine iletilmesi omuriliğin sağlıklı olmasına bağlıdır. Omurilikte oluşan bası, zedelenme gibi nedenlerden dolayı beynin mesajları yerine tam olarak ya da hiç iletilmez. Yerine iletilmeyen mesajlar vücutta koordinasyonunda aksamalara sebep olur; vücut bazı uzuvlarını hiç kullanamaz. Beyin ya da omuriliğin zarar görmesi vücudun fizyolojik yapısında bozulmalara sebep olur.
    ]]>
    Çocuğun Beyin Gelişimi https://www.beyin.gen.tr/cocugun-beyin-gelisimi.html Fri, 05 Oct 2018 14:50:50 +0000 Çocuğun Beyin Gelişimi: Zeka ile beyin arasında çok yakın bir ilişki vardır. Zekanın beyinde yer aldığı kabul edilir. Çocuğun beyin gelişiminde 3 önemli dönem olduğu kabul edilir.Doğumdan ö Çocuğun Beyin Gelişimi: Zeka ile beyin arasında çok yakın bir ilişki vardır. Zekanın beyinde yer aldığı kabul edilir. Çocuğun beyin gelişiminde 3 önemli dönem olduğu kabul edilir.
    • Doğumdan önce kalıtımsal, annenin ruh sağlığı ve annenin beslenmesi çok önemli bir etkendir. 
    • Sağlıklı bir doğumun gerçekleşmesi, doğum esnasında yaşanan sorunlar çocuğun oksijensiz kalması, elden kayıp düşmesi önemli bir faktör olarak etkili olur.
    • Doğum sonrası annenin bebeğini emzirmesi, sevgisi, babanın ilgisi ve sevgisi çok önemli olur. 
     Bebeğin beyin hücreleri anne karnında gelişir:Çocuğun beyin hücreleri, gebeliğin ilk 3 haftasından itibaren gelişmeye başlar ve diğer bütün hücrelerden daha çabuk ve hızlı ürerler. Beynin fiziksel oluşumu ve bağlantı yerlerinin gelişmesi bu dönemde başlar ve karışık bir genetik yapı içerisinde yol alır. Her çocuk düşünme, duyma, konuşma, görme,hareket etme gibi yaşamsal beyin yapılarından sorumlu ortalama 100 milyar sinir hücresi ile dünyaya gelir. Hayatın ilerleyen dönemlerinde ise bu doğuştan olan 100 milyar sinir hücresinin yerine yenileri gelmektedir. Sinir hücreleri  sinaps adı verilen ufak boşluklarla birbirine bağlanır ve beynin çeşitli görevlerini ifa eden kümeler oluşturur. Bu ek yerleri beynin fonksiyonlarını yerine getirmesi için gerekli olan elektriksel iletilerin yayıldığı yerlerdir. Hamileliğin başlangıcından  4 hafta sonra beyin hücreleri dakikada 250.000 adet gibi bir hızla oluşmaya başlar, oluşan bu milyarlarca beyin hücreleri, diğer milyarlarca  hücre ile bağlantı kurar, aralarında milyarlarca bağlantı oluşur, her bir bağlantı özenle organize edilir, tesadüfi veya rastgele hiçbir bağlantı olmaz.Anne karnındaki bebeğin minik kafası içinde dünya nüfusundan 166 kat fazla beyin hücresi olur. Doğumdan sonraki 7-8 ay boyunca da sinir hücreleri arasında ortalama olarak 1000 trilyon sinaps oluşmuştur. Hamileliğin 30. haftasından sonra hafızasında bazı şeyleri kaydetmeye başlar ve doğumdan hemen sonra annesinin sesini tanıyabilir. 

    Çocuğun Beyin Gelişimi: Çocuğun  beyin gelişimi için ilk şart sevgi ve ilgi; Doğumdan sonra beyin, çocuğun toplam ağırlığının yaklaşık olarak dörtte biri kadardır. Beyin hücreleri arasındaki bağlantı sayısı, ne kadar çok olursa o kadar fazla şansa sahip olur. Yaşamın ilk zamanlarında oluşan bu bağlantılar, çocuğa dışarıdan gelen uyarılarla güçlendirilir ve kalıcı hale gelir. Bu uyaranları çocuğa verenlerde  anne-babası, ve bakımında yardımcı olan insanlardır. Çocuklar ilişkilerinde duygusaldır, bebeğe ve çocuğa, sevgi ile yaklaştığınız zaman sevgiyi öğrenecektir. Bebeğinize gülümseyin,konuşun, ona dokunun, sık kucağınıza alın, şarkı söyleyin. İhmal edilen çocukların beyinleri tüm bölgelerdeki gelişmesini tamamlayamaz. Çocuklarda beyin gelişiminin en hızlı ve zararlı etkilere açık olduğu zamanlar anne karnındaki dönemdir. Sağlıklı bir hamilelik geçirmek sağlıklı bir çocuk dünyaya getirmenin ilk basamağıdır.Doğumların sağlıklı ortamlarda, özellikle hastanede gerçekleştirilmesi çok önemlidir. Genelde akraba evliliklerinde rastlanan kalıtsal ve metabolik hastalıklar beyin ve sinir sisteminin gelişimini olumsuz yönde etkiler. En önemli 2. dönem ise doğumdan sonraki 18 aylık zamandır. İlk 6 ay anne sütü ile beslenmek, bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi ve anne-bebek arasındaki ilişkinin sağlıklı olması bakımından önemlidir. Beyinde işletilen, kullanılan bağlantılar güçlenirken kullanılmayanlar küçülür, bu sebeple bebek ve küçük çocuklarla ilgilenen her insan onların beyin gelişiminde kalıcı etki bırakır.
    ]]>
    Gbm Beyin Tümörü https://www.beyin.gen.tr/gbm-beyin-tumoru.html Sat, 06 Oct 2018 03:34:20 +0000 Gbm Beyin Tümörü, Glioblastoma multiforme (GBM) erişkin yaş grubunda en sık görülen primer beyin tümörüdür. Erişkinlerde kansere bağlı ölüm nedenleri içerisinde üçüncü veya dördüncü sırada yer alırken, çocuklarda i Gbm Beyin Tümörü, Glioblastoma multiforme (GBM) erişkin yaş grubunda en sık görülen primer beyin tümörüdür. Erişkinlerde kansere bağlı ölüm nedenleri içerisinde üçüncü veya dördüncü sırada yer alırken, çocuklarda ikinci sırada görülmektedir. GBM’in görülme yaşı ortalama 60 yıl olup, ortaya çıkış şekli beyin uru olarak dikkat çekmektedir. GBM erkeklerde kadınlardan daha çok görülmektedir. Cerrahi sonrasında uygulan konvansiyonel fraksiyone veya stereotaktik radyoterapi dışında etkinliği kesin olarak kanıtlanmış başka bir tedavi seçeneği halen mevcut değildir. 

    Gbm oluşumunda genetik ve çevresel faktörler: GBM, çoğunlukla bireysel olarak ortaya çıkan, herhangi bir ailesel  veya çevresel risk faktörüyle direkt olarak  ilişkisi olmayan beyin urları olarak görülmektedir. Bununla birlikte, 17. kromozomda olan p53 tümör baskılayıcı genindeki değişimin baskın olabileceği ve bunun GBM oluşumunda önemli bir etken olduğu öne sürülmüştür. GBM belirtilerinin çoğunun doğrudan 60-70’li yaşlarda ortaya çıktığı bilinse de, bir kısım GBM hastalığınında düşük dereceli urların zaman içerisinde habisleşmesi sonucu oluştuğu kabul edilmektedir.Bu şekilde genelde daha genç yaşlarda ortaya çıkan GBM belirtileri ikincil GBM’ler olarak isimlendirilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda, tek bir genetik değişimin değil; birden fazla genetik değişikliğin GBM oluşumunda etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, GBM’in  genetik olarak doğrudan aktarılan bir kalıtsal geçişe sahip olmadığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Kimyasal maddelerin ve çocukluk günlerinde maruz kalınan radyasyonun, beyin uru oluşumu ile ilişkisi rapor edilmiş olsa bile, insanlarda, GBM oluşmasında etkisi olan çevresel bir faktör bilinmemektedir. 

     Gbm Oluşumundaki Faktörler: GBM, çoğunluk olarak beynin beyaz cevherinin derinliklerinde meydana gelir. Dağılımı göz önüne alındığı zaman, ön ve yan beyin loblar  GBM’in en çok olarak ortaya çıktığı bölgeler olmakla beraber belirtilerin %30’undan fazlasında, tümör beynin arka yan kısmını da içine almaktadır. Tümör beynin derinde bulunan çekirdekleri olan talamusa ve bazal gangliaya kadar gelir ise cerrahi işlem zorlaşır. GBM, çok nadiren de olsa beyincikte yerleşebilir. GBM hastasında klinik belirtiler, direkt olarak tümörün bulunduğu beyin alanına bağlıdır. Çoğunlukla tümör dokusunun miktarına bağlı olarak artan kafa içi basınç vardır. Baş ağrısı, kusma, bulantı, ense sertliği, uykuya meyil, çift görme ve gözde hareket kısıtlılığı görülebilir. Şu anda, GBM tanısında kullanılan güvenilir bir kan testi mevcut değildir. 

    Gbm Beyin Tümöründe Tedavi: GBM’de halen geçerli olan standart tedavi; hastanın yaşı, performans durumu ve tümör yerleşim alanı göz önüne alınarak yapılan geniş cerrahi  tümör çıkarımı ve sonrasında  bölünmüş olarak uygulanan konvansiyonel radyoterapidir. Bunlara ilave olarak, temelde nitrozüre grubu kemoterapötik ilaçlar da tedaviye ilave edilebilir. Son zamanlarda gen tedavisi, kök hücre tedavisi, moleküler tedaviler gibi değişik yöntemler denensede GBM’de kesin tedavi yapılamamaktadır. Cerrahi rezeksiyonda temel amaç, mümkün olan en az yapısal ve işlevsel kayıpla olabildiğince çok tümör dokusunun çıkarılmasıdır. Ameliyat ile sağlanan rahatlama, tümör dokusunda hızlı bir şekilde hücre azalmasına, dirençli tümör hücrelerinin kaybolmasına ve böylece ek tedavi metotlarının etkisinin çoğalmasına katkıda bulunur.Ameliyat sonrasında beyinde oluşan bu rahatlama, aynı zamanda kafa içi basıncın düşmesini ve nörolojik fonksiyonların düzelmesini de sağlar.
    ]]>
    Beyin Sıvısı https://www.beyin.gen.tr/beyin-sivisi.html Sun, 07 Oct 2018 01:51:47 +0000 Beyin Sıvısı: Beyin Omirilik Sıvısı (BOS, beyin suyu) da denir. Beyin kafatası içinde, omurilik ise omurlar arasındaki bulunan kemik bir kanal içerisinde, bir sıvının içinde bulunur. Bu sıvıya beyin omurilik Beyin Sıvısı: Beyin Omirilik Sıvısı (BOS, beyin suyu) da denir. Beyin kafatası içinde, omurilik ise omurlar arasındaki bulunan kemik bir kanal içerisinde, bir sıvının içinde bulunur. Bu sıvıya beyin omurilik sıvısı (beyin suyu, kısaca BOS) denilir. Bundan ayrıca beyin içinde ventrikül ismi verilen boşluklar içinde de olan bu sıvı, omurilik içindeki bir kanal yardımıyla beyin etrafından dolanarak beyin zarında olan kanallardan geri emilir. Bu beyin sıvısından her gün yaklaşık yarım litre üretilir geri emilir.

    Beyin Sıvısı Testi: beyin ve omuriliğin umumiyetle iltihabi ve mikrobik hastalığının tanısı için yapılır. Beyinde bulunan mikrobik enfeksiyonlar beyin sıvısına geçtiği için, menenjit ile ensefalit benzeri enfeksiyonların tanısında, beyin sıvısının mikroskop altında tahlil edilmesi çok büyük önem taşır. Bunun gibi multipl skleroz, Adem gibi iltihaplı nörolojik hastalığın tanısı içinde bu sıvının tahlili, teşhisin kesinleşme veya başka benzeri bir hastalığın olup olmadığının ortaya konması bakımından önemlidir. Kafa içinde beyin omurilik sıvısı basıncının çoğaldığı durumlarda, normal tazyik hidrosefalide ve psödotümör serebri hastalığı tanısı içinde, bel sıvısı tahlili yapılması gerekebilir. Beyin ile beyin zarı tümörleri sitolojik tahlilinde de beyin sıvısı alınması teşhis açısından önemli bir yer tutabilir. Ayrıca ani olarak gelişen ve baş ağrısı ile oluşan, subaraknoid kanama denilen  beyin kanamalarında da Beyin Sıvısında kanın gösterilmesi, özellikle beyin görüntüleme bulguları olağan olan hastalar için gerekir.

    Beyin Sıvısında Oligoklonal Bandı: Beyin sıvısında oligoklonal bandın pozitif olması, beyin ve omurilik içinde immünglobülinin sentezlendiğinin bir göstergesidir. Hususi olarak Ms hastalığının teşhisi için istenen bu test, diğer iltihabi veya enfeksiyon hastalıkları içinde pozitif olabilir. Bundan dolayı pozitif çıkması Ms’ in kesin bir göstergesi olmadığı gibi, negatif olması da Ms'in olmadığını varsaymaz. Ms hastalarının aşağı yukarı %80-90'ında oligloklonal band incelemesi pozitif çıkar. Oligoklonal band testi uygulamasının tüm dünyada kabul edilen usulü immünofiksasyon elektroforezidir. Bu usulle yapılmayan testlerin güvenirliği düşük genellikle düşük olur.

    Beyin Sıvısı Alınmasının Riski: Beyin sıvısı sırttan bel bölgesinden uzun bir iğne yardımı ile alınır. Bu İşlem sonrası izlenen en sık sorun baş ağrımasıdır. Bu, kafa içindeki basıncın azalmasından dolayı ortaya çıkar. Baş ağrısı genellikle oturur pozisyonda ya da ayağa kalktıktan sonra ortaya çıkar ve yatar pozisyonda ise geçer. Bazen, baş ağrısına bulantı ve kusmada eşlik edebilir. Kafa içindeki basıncın azalmasına bağlı olan baş ağrısı %5-10 sıklığı ile ortaya çıkmaktadır. Tedavisi için ağrı kesiciler, dinlenme ve bol sıvı alımı uygulanır. Bundan ayrı beyin sıvısı alınmasına bağlı meydana çıkabilecek tehlikeler bu çalışmanın özellikle uzman kişilerce yapılması durumunda son derece nadirdir. Beyin sıvısı alınmasının teorik riski enfeksiyon, bölgesel kanama, sinirde yaralanma ve beyin herniasyonu sayılabilir. Pratik olarak ise bu durumlar çok nadir görülür.

    Beyin Sıvısı Nasıl Alınır Hastadan beyin sıvısı alınmadan önce bu çalışmanın yapılmasına mani olabilecek bir sorun olup olmadığı incelenir. Bunun için kafanın içinde bir tümörün, beyin ödeminin veya kanamaya yatkınlık olup olmadığının ortaya konması lazımdır. Beyin sıvısı alınmasına engel bir durum olmayan hastanın derisine sprey şeklinde bir anestetik veya iğne ile bölgesel anestetik uygulanıp sonra, steril şartlarda bir iğne ile 2-4 tüp arası beyin sıvısı alınır. Bazı durumlarda bu çalışma için kan tahlili' de gerekebilir. Hasta 1 saat kadar hastanede kaldıktan sonra taburcu edilir. Bu işlemin uygulanması hasta yatağında, sedye ya da acilde de yapılabilir. Ameliyathaneye ihtiyaç olmaz. Hasta çalışma sonrası araç kullanmamalıdır. hasta 24 saatlik yatakta dinlenmeden ve bol sıvı (günde 3-4]]> Kulak Çınlaması Beyin Tümörü https://www.beyin.gen.tr/kulak-cinlamasi-beyin-tumoru.html Sun, 07 Oct 2018 18:46:07 +0000 Kulak çınlaması beyin tümörü, birbiri ile bağlantılı olabilecek rahatsızlıklardır. Beyin tümörü çağımızın sinsi hastalıklarından biridir. Zorlaşan yaşam koşulları, yanlış beslenme, kötü alışkanlıklar ve Kulak çınlaması beyin tümörü, birbiri ile bağlantılı olabilecek rahatsızlıklardır. Beyin tümörü çağımızın sinsi hastalıklarından biridir. Zorlaşan yaşam koşulları, yanlış beslenme, kötü alışkanlıklar ve stres gibi etkenler yüzünden birçok hastalık vücudumuzda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar bazen erken fark edilir bazen ise çok geç kalınmış olur. Kulak çınlaması kulaktan gelen tiz bir ses olarak hissedilmektedir. Ancak bu sesi yada ses zannettiğimiz şeyi bizden başka kimse duymamaktadır. ''Acaba beni birimi konuşuyor'' der geçeriz. Bazende bir darbe yada kulağa su kaçması sonucunda bu sesi duymaktayız. Ancak bazen farkında olmadan bir şeyler ters gitmeye başlar. Vücut ağrı, sızlama yada bu şekilde kulak çınlaması olarak bize mesaj vermeye çalışır. İşte bu mesajı doğru yorumlar isek erken müdahale edebiliriz. Peki beyin tümörü nedir Kulak çınlaması beyin tümörü nasıl bir bağlantı içindedir.


    Kulak çınlaması beyin tümörü ve etkileri

    Beyin tümörleri birincil ve ikincil olmak üzere iki grup halinde incelenir. Birincil olanlar iyi huylu ve kötü huylu olarak ikiye ayrılır. İkincil olanlar ise vücudun başka bir noktasından metastaz yapmış olanlardır. Beyin tümörleri her dönemde görülebilmektedir. Ancak nedeni tam olarak bulunmuş değildir. Beyin tümörünün belirtileri büyüklüğüne ve beynin hangi bölgesinde olduğuna göre değişmektedir. İyi huylu olan tümörlerin net sınırları vardır ve çevresinde bulunan dokulara zarar vermezler. Ancak tümörü ortaya çıkaran etken belli bir büyüklüğe ulaştığında çevresindeki hassas dokulara baskı yapabilmektedirler. Kötü huylu tümör ise daha hızlı büyür ve çevresindeki dokulara baskı yapar. Burada kulak çınlaması ve beyin tümörünün bağlantısı şu şekilde olmaktadır. Beyin sapından çıkıp kulağa giden denge işitme siniri mevcuttur. Bu sinir sekizinci kafa siniri olarak adlandırılır. Bu sinir gelişen tümörlerin baskısı altında kaldığında kulak çınlaması, baş dönmesi, mide bulantısı gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Akustik nörünom isimli tümör bu bölgede oluşan en bilinen tümörlerden biridir. Çıkış noktası beyin sapı ve beyincik sapı arasındaki köşe olduğu için köşe tümörü olarak da adlandırılır. Yine aynı sinir hattında menegiomlar olarak adlandırılan iyi huylu tümörler gelişebilmektedir. Kulak çınlamasına neden olan tümörlerden nadiren de olsa aynı bölgede gelişen epandimom, hemanjioblastom, astrositom vb. tümörler mevcuttur. 

    Kulak çınlaması beyin tümörü Tanı ve tedavi

    Kulak çınlamasına neden olan beyin tümörleri belirti verdiğinde yada şüphelenildiğinde hastaya nörolojik muayeneyi takiben işitme testleri yapılmaktadır. Özellikle kontratlı beyin Mr cihazı sayesinde sorun daha net ortaya çıkmaktadır. Tedavide tümörün büyüklüğüne göre gamma knife radyocerrahi, mikro cerrahi yada burada oluşan baskıyı azaltmak için ventriküloperitoneal şant uygulanmaktadır. Kulak çınlaması uzun sürüyorsa ve mide bulantısı, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi eşlik ediyor ise derhal doktora başvurmalısınız. Sağlık kalın.
    ]]>
    Beyin Sapı Damar Tıkanıklığı https://www.beyin.gen.tr/beyin-sapi-damar-tikanikligi.html Sun, 07 Oct 2018 22:22:05 +0000 Beyin sapı damar Tıkanıklığı, Beyin damar tıkanıklığı terimi beyin ve beyinciği besleyen, boyunda ve kafa içerisinde bulunan damarlarda meydana gelen tıkanıklıklar manasında kullanılır. Bu tıkanıklıklar vücudun öb Beyin sapı damar Tıkanıklığı, Beyin damar tıkanıklığı terimi beyin ve beyinciği besleyen, boyunda ve kafa içerisinde bulunan damarlarda meydana gelen tıkanıklıklar manasında kullanılır. Bu tıkanıklıklar vücudun öbür yerlerinde meydana geldiği benzeri birtakım durumlarda hiç yakıntıya sebep olmaz iken, birtakım durumlarda da inme (felç) ve üstelik ölüme sebep olabilmektedir. 

    Beyin ve beyinciği besleyen 4 tane atardamar bulunur. Bu atardamarlar 2 şah damarı (karotis) ve 2 vertebral damardan oluşmaktadır. Bu damarlar, kalpten kanı vücuda dağıtan aort damarından çıkar, boyundan geçerek kafa içerisine girerler. Karotis damarları çene seviyesine gelince iç ve harici karotis olarak 2 kısıma ayrılır. Harici karotis yüzü ve kafatasını, iç karotis ise beyni beslemektedir. Her 2 iç karotis damarı kafa içerisine farklı 2 damar şeklinde girerken vertebral damarlar eskiden birleşerek baziler atardamar ı oluştururlar ve bir bir damar şeklinde kafa içerisine girerler. Genelde iç karotis damarları beyini besler, baziler damar ise beyinciği ve beyin sapını besler. Heriki iç karotis ve baziler damar kafa içerisine girdikten anında hemen ardından birbirleriyle ince bağlantı damarları ile bağlanırlar ve bir çokgen (poligon) meydana getirirler. "Willis poligonu" adı verilen bu mimari yardımıyla bu damarların birinde bir tıkanma oluşursa öbür damarlar devreye girerek birtakım durumlarda beyin veya beyinciğin kansız kalmalarını engelleyebilir. 
     
    Willis poligonu anatomik yapısı 
    İnmenin en önemli 2 sebebi beyin kanaması ve beyin sapı damar tıkanıklğıdır. Damar tıkanmasına kanamaya yönelik çok fazla ek olarak sık rastlanır. Bu tıkanma, en fazla fazla iç karotis damarının çene hizasındaki bölümünde meydana gelir. Ek olarak az olarak da vertebral ve baziler damarlarla kafa içerisinde bulunan ek olarak minik damarlarda meydana gelir. Beyin damar tıkanıklığının en yaygın görülen sebebi aterosklerozdur. Kimi zaman Takayasu rahatsızlığı benzeri vaskülitler ve fibromusküler displazi vakanın nedenidir. 

    Klinik belirtiler: Tıkanıklığın mahaline, ani veya yavaş meydana gelmesine ve bağlantı ve kollaterallerin yeterlidir olup olmamasına yönelik değişebilir. Tıkanıklığın seneler içinde yavaş olarak ilerlediği hasta olanlarda, karotis veya vertebral damarların biri üstelik birkaçının tıkanması hastada önemli şikayet yaratmayabilir. Zira beden, Willis poligonundaki irtibatlarını giderek genişleterek dayanıklı Beyin sapı damar tıkanıklğının kanlandırdığı bölgeyi de beslemesine olanak sağlar. Fakat Willis poligonundaki bağlantılar birtakım insanlarda doğuştan eksik olabilmektedir. Bu gibi kişilerde yavaş ilerleyen tıkanıklıklar dahi sorun yaratabilir. Hızlı gelişen tıkanıklıklarda ise vücudun bağlantı ve kollateralleri geliştirecek vakti olmadığından beyinde kaçınılmaz olarak kansızlık (iskemi) gelişmektedir. Bu iskeminin yeri ve şiddetine yönelik hastada farklı muayenehane belirtiler gelişmektedir. 
     
    Beyin sapı damar tıkanıklğı  pıhtı atması belli bir süre veya daimi inme yapabilir 
    Beyin damar tıkanıklıkları belli bir süre ve daimi inmeye sokak açabilir. Belli bir süre inmeler geçici iskemik atak şeklinde isimlendirilir ve 24 saat içinde iz bırakmadan iyileşirler. Belli Bir Süre iskemik ataklar, müzmin damar tıkanıklığı meydana gelen alanda kan basıncı azalması neticesi iskemi meydana gelmesi veya aterosklerotik plaklardan minik pıhtılar atması neticesi oluşabilir. Çoğunlukla kol veya bacakta tutmama, konuşma bozukluğu, bir gözün görmemesi ve dengesizlik benzeri yakıntılar meydana gelir. Pıhtılar eriyince veya kan basıncı normalleşince belirtiler kaybolabilir. Beyin sapı damar tıkanıklğı  belli bir süre iskemik ataklar çoğunlukla daimi inmenin habercisidir; bu çeşit hasta olanların tahmini ¼ ünde bir sene içinde daimi inme gelişmektedir. Kalıcı inme de belli bir süre inmeyle benzer mekanizmalarla meydana gelir. Fakat daimi inmede beden erkenden kan basıncını düzeltemediğinden veya]]> Beyin Damar Tıkanıklığı İlaçları https://www.beyin.gen.tr/beyin-damar-tikanikligi-ilaclari.html Mon, 08 Oct 2018 06:56:12 +0000 Beyin damar tıkanıklığı ilaçları, Beyin ve beyinciği besleyen,kafa ve boyun içindeki damarların tıkanması sonucu beyin damar tıkanıklığı oluşur. Beyin damar tıkanıklığı diğer bölgelerdeki tıkanıklar gibi şikayetler Beyin damar tıkanıklığı ilaçları, Beyin ve beyinciği besleyen,kafa ve boyun içindeki damarların tıkanması sonucu beyin damar tıkanıklığı oluşur. Beyin damar tıkanıklığı diğer bölgelerdeki tıkanıklar gibi şikayetler olmaz fakat bazende inme veya ölüme neden olabilir. Beyini besleyen 4 tane atardamar vardır. 2 vertebral ve 2 şah damardan oluşur. Kanı vücudumuza dağıtan aort damarından çıkarlar, boyundan geçerler ve kafa içine girerler. İnmenin en önemli nedenleri damar tıkanıklığı ve beyin kanamasıdır. 

    Tıkanıklığın yavaş olarak ilerlediği hastalarda, tıkanıklık hastaya ciddi bir şikayet yaratmayabilir. Hızla gelişen beyin damar tıkanıklığı ise, vücudun kollateralleri geliştirecek zamanı olmadığından beyinde kansızlık olur. Bu durumun şiddetine göre hastada bazı klinik bulgular gelişir. Beyin damar tıkanıklığı geçici veya kalıcı inmeye yol açabilir. Beyinde damar tıkanıklığı sonucu geçici inme 24 saat içinde iz bırakmadan hemen iyileşme gösterir. Damar tıkanıklığı sonucu oluşan tansiyon düşme geçici inmeye yol açabilir. Kol ve bacakta tutmama, gözün birinin görmemesi, dengesizlik ve konuşma bozukluğu gibi sebepler beyin damar tıkanıklığının belirtisidir. Tansiyon düzeldiği zaman bu belirtiler kaybolur. Kalıcı inme de geçici inme gibidir. Kalıcı inme 24 saatte pıhtı ve tansiyon düzelmezse inme devam eder. Bu tür inmeler tomografi ve MR yöntemi ile ortaya konulabilir. İnme ile gelen bir hastaya önce tomografi yapılır. Kanamaya mı yoksa beyin tıkanıklığına mı ait olduğunu öğrenmek için. Kanama yoksa bu sorun damar tıkanıklığıdır. Kanı sulandırmak için hemen ilaç yapılır. Tıkanan damar tespit edilir. Daha sonrasında MR çekilir.

    Beyin damar tıkanıklığında kullanılan ilaçlar: Amaç inmenin tekrarlanmasını önlemek, geçirmeyen hastalar içinde geçirmemesini sağlamaktır. Hasta kalıcı inme geçirdiyse tıkalı olan damarın açılması hasarı gidermez daha sonrasında oluşacak hasarı önler. Bunun için iki yöntem vardır
    İlaç tedavisi, hastada şikayet yoksa cerrahi içi uygun değilse ilaç tedavisine başlanır. Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar verilir. Bu tür ilaçlar kan pıhtılaşmasını azaltır. Tansiyon ilacı tansiyonu dengeler, Kolesterol hapları ise yırtılmayı engeller. Beyinde damar tıkanıklığını tam anlamıyla açmak için bir ilaç yoktur. Beyinde damar tıkanıklığı için aspirin kullanılmaktadır. Bu aspirini hasta kişi hayat boyu kullanmaktadır.

    Stent yada endarterektomi, bu iki yöntemin tek amacı beyinde ki damar tıkanıklığını açarak beyne kan gitmesini sağlamak. Darlıklara uygulanan bir tedavidir ve tam tıkanmış damarlara uygulanmaz. Çünkü tam olarak tıkanmış damarları açmak beyne zarar verir. Endarterektomi, genel anestezi ile yapılır. Boyuna bir kesi yapılır ve karotis damarına ulaşılarak darlık bölgesi izole edilir. Damara uzunlamasına bir kesi yapılır, aterosklerotik plaklar damarın iç tabakasıyla birlikte dışarı alınır. Darlık bölgesi yıkanır ve bir yama ile kapatılır. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, sigara kullanımı beyin damar tıkanıklığına sebep olmaktadır. 

    Stentleme ise, lokal anestezi ile yapılır. Kasıktan karotis damarına ulaşılır. Filtre darlığın 5 cm yukarısında açılır. Bu filtre sayesinde beyne kan akımı sağlanır. Pıhtı ve diğer tanecikler buna engel olur. Filtre teli sayesinde darlık biraz genişletilir. Kendiliğinden genişleyen bir stentle darlık kaplanır. İşlem bittikten sonra koruyucu filtre kapatılır ve dışarı alınır. 
    ]]>
    12 Haftada Beyin Geliştirme https://www.beyin.gen.tr/12-haftada-beyin-gelistirme.html Mon, 08 Oct 2018 17:50:16 +0000 12 Haftada Beyin Geliştirme, Beyin çok güçlü bir mekanizma gibi çalışmaktır. Ancak beynin hiç kimse beynin %100'ünü kullanamaz. Çoğu kişi beynin sadece %30'unu kullanabilmektedir. Beyin jimnastiği ile beyninizi daha çok yorar 12 Haftada Beyin Geliştirme, Beyin çok güçlü bir mekanizma gibi çalışmaktır. Ancak beynin hiç kimse beynin %100'ünü kullanamaz. Çoğu kişi beynin sadece %30'unu kullanabilmektedir. Beyin jimnastiği ile beyninizi daha çok yorarak beynin %100'ünü kullanabilmeniz mümkündür. Beyni geliştirmek için öncelikle beynin ihtiyacı olan besinleri tüketmek gerekir. Bu besinlerin başında, makarna, pirinç, ekmek ve patates gibi karbonhidratlar gelmektedir. bu besinlerin tüketimine dikkat etmek yapacağınız beyin egzersizlerinde algınızın açılmasını sağlayacaktır. 

    Beyin Geliştirmek İçin Neler Tüketilmelidir

    Beynin en temel ihtiyaçları içinde, karbonhidratlı yiyecekler gibi bitkisel yağlar ve yumurtanın içinde bulunan E vitamini, doğal üretim meyve ve sebzelerdeki C vitamini, B1 ve B6 vitamini, ayrıca D vitamini gibi ve demir ihtiyacını karşılayan besinler tüketmek gerekir. Ispanak ve muz tüketimi B6 ve D vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. Bol Bol su tüketin. Paketlenmiş hazır gıdalar beyin dalgalarına zarar verir. Bu nedenle yemekte tercihiniz her zaman en doğalı olsun. "Fast Food" beslenme tarzından uzak durun. Her sabah mutlaka kahvaltı edin. Öğün atlamayın ve yemek arası atıştırmalar yapmayın. Aralarda yediğiniz atıştırmalar beslenme ve uyku alışkanlıklarını bozar ve beyni çabuk yorar. 

    12 Haftada Beyin Geliştirme Teknikleri

    Soru ve bulmaca çözmek, zihni geliştirir. Beyin egzersizi yararak ve düşünerek beyni çalışmaya zorlar. Sürekli kelimelerin karşılığını bulmaya çalışın. Ne kadar sözcük dağarcığı genişçe kapasite o kadar artar. Karşınızdaki kişilerin ne konuştuğuna dikkat edin ve anlamını bilmediğiniz bir şey söylendiğinde mutlaka anlamını sorun. Hesap ve matematik işlerine ilgi gösterin. Rakamlara yakınlık duyun. Uzaklaşmanız size zarar verir. Çünkü her rakam belirli bir niceliğe sahiptir. Bu niceliklerin inceliğini düşünmek gerekir. Matematiğe alıştığınız zaman sizi eğlendirmeye başlar. Rakamlar arası bir bağlantı kurduğunuz zaman gerisi çorap söküğü gibi gelir ve sonuç odaklı yaşamaya başlarsınız. Beyninizi kullanmayı öğrenin. Hesapları sürekli olarak aklınızda yapın. Ayrıca her fırsatta hesap makinesi kullanmaktan vazgeçin. Bu durum beyninizin çalışmasını engeller. Hazıra konmuş olursunuz. 

    Mantığınıza güvenerek problemleri analiz edin ve çözüme ulaşın. Peki mantığımızı nasıl kullanırız
    • Problemler karşısında aklınızı kullanın. Sakin olun ve çözüme ulaşmak için en iyi yolun hangisi olduğunu zihninize danışarak karar verin. Bir başkasının kararlarınıza müdahale etmesine izin vermeyin ve verdiğiniz kararlardan emin olarak adım atın.
    • Eleştiri yapabilmeyi unutmayın. Karşılaştığınız sorun ve yanlışlıklarda içten ve samimi olarak eleştiri yapabileceğinizi unutmayın. Zihninizde analiz yaparak ve fikirleri süzgeçten geçirerek eleştiri yapın.
    • Herkesin söylediğine araştırma yapmadan inanmayın. Başkalarının söyledikleri kadar altında yatan gerçekleri de araştırarak hareket edin. 
    • Çevrenizde gözlem yapmaya dikkat edin. Bir olayı herkesten farklı bir şekilde analiz ve yorum yapma yeteneğine sahip olmalısınız. Çevrenizdeki nesne ve canlılara dikkat ederek birbiri arasında ki farkları ve ortak yanları bulmaya çalışın. 
    • Test çözün. Dikkatinizi toplayın ve bir resim incelerken eleştiri yaparcasına bakın.
    • Televizyona çok fazla zaman ayırmayın. Onun yerine bol bol kitap okuyun. 
    • Boş zamanlarınızı değerlendirin. Müzik dinlemek yerine yabancı dil öğrenmek için bir CD çalar dinleyebilirsiniz. Yabancı dil öğrenin.
    • Sürekli yazı tutun. Çantanızda her şeyi kaydedecek bir not defteri bulundurun. Unutmayın ki öğrenmede en faydalı yöntem yazı yazmaktır. 
    • Dinlendirici müzikler dileyin. Mozart gibi.  Yapılan araştırmalara göre, Mozart dinleyen çocukların problem çözmede ve mekan içerikli düşünmede çok başarılı oldukları tespit edilmiştir. 
    • Uykuya çok dikkat edin. Çok geç saatlerde uyumayın ve sabah erken kalkın. Ayr]]> Beyin Anevrizma Ameliyatı https://www.beyin.gen.tr/beyin-anevrizma-ameliyati.html Tue, 09 Oct 2018 10:07:54 +0000 Beyin anevrizma ameliyatı, beyni içerisini besleyen damarların herhangi birisinin veya birkaç tanesinin bazı nedenlerden dolayı şişmesi, baloncuk oluşturması, etrafında yer alan beyin dokularını rahatsız etmek suretiyle ça Beyin anevrizma ameliyatı, beyni içerisini besleyen damarların herhangi birisinin veya birkaç tanesinin bazı nedenlerden dolayı şişmesi, baloncuk oluşturması, etrafında yer alan beyin dokularını rahatsız etmek suretiyle çalışmasını engellemesi veya bu şişen baloncuğun patlaması ve patlaması sonucunda beyin dokuları içine veya kafatası boşluğuna kan biriktirmesidir. 

    En sık olarak karşılaşılan anevrizma türü, beyinde ki atardamarların bulunduğu bölgelerdir ve beyin anevrizması tanısı konulması halinde, mutlaka beyin anevrizması ameliyatı gerektiren bir hastalıktır. Beyin anevrizmaları oluşum şekline göre iki şekilde tanımlanır. Bunlardan birincisi saküler beyin anevrizması türüdür. Bu çeşit beyin anevrizması türü tam olarak kese ve yuvarlak biçiminde olmasından dolayı saküler beyin anevrizması adı verilmektedir. İkinci beyin anevrizması çeşidi ise fusiform beyin anevrizması türüdür. Bu beyin anevrizması türünde ise damar tam kesecik ve yuvarlak olmayıp değil, daha uzun elips şeklinde olmasından dolayı fusiform beyin anevrizması adı verilmiştir.

    Beyin Anevrizma Ameliyatı Öncesi Yapılması Gerekenler

    Beyin anevrizması hastalığının tedavisi cerrahi yöntemler ile yapılmaktadır. Bu kısımda dikkat edilmesi gerekli olan nokta, erken tanı koyulması ve baloncuk patlamasına bağlı kanama olmadan müdahale edilmesidir. Beyin anevrizma ameliyatı öncesinde, beyin anevrizma ameliyatı olacak olan kişi akşam herhangi bir şey yemeyip, içmemelidir, kesinlikle aç olarak yatmalıdır. Beyin anevrizma ameliyatı başlamadan öncesinde beyin anevrizma ameliyatına girecek olan hastanın kalp, yüksek tansiyon veya diyabet gibi diğer sağlık sorunları ve genel sağlık durumu da mutlaka göz önüne alınmalıdır. Beyin anevrizma ameliyatına girecek hastanın genel sağlık durumunu gösterecek olan testler yapılmalı ve yapılacak olan bu testlerin sonucunda da çıkan sonuçlara uygun bir biçimde beyin anevrizma ameliyatı şekli belirlenmeli ve gerekli tedavi uygulanmalıdır. Beyin anevrizma ameliyatı için uygulanabilecek olan yöntemlerin genellemesine bakıldığında, beyin anevrizma ameliyatı iki türlü uygulanmaktadır. Genel uygulama cerrahi ameliyat yöntemi olarak açık beyin anevrizma ameliyatı şekli uygulansa dahi, hastanın genel sağlığı ve yaş durumu, beyin anevrizmasının bulunduğu yer ve türüne göre de, damar içi yani kapalı beyin ameliyatı, tedavi yöntemi de son zamanlarda başarıyla uygulanmaya başlamıştır.

    Beyin Anevrizması Tedavisinde Açık Beyin Ameliyatı

    Cerrahi yollar ile uygulanan beyin anevrizma ameliyatı tedavisi oldukça zor ve büyük ameliyatlar sınıfında yer alan ameliyatlardan birisidir. Bu kısımda uygulanan yöntem, beyindeki kafatasının bir bölümünün çıkarılması ve beyindeki damarlara ulaşılması aracılığıyla, anevrizma olmuş damarlar bulunur. Anevrizma oluşmuş olan damarlar bulunduktan sonra, bu damarlara titanyumdan yapılmış ve klip denilen bir tür mandal yerleştirilir. Bu sayede baloncuk içerisindeki kan akımı kesilmeye çalışır, anevrizma oluşmuş olan damarın patlaması ve ileride yaşanması olası olan bir beyin kanaması riski önlenmeye çalışılır. Bu çeşit bir tedavi yöntemi açık beyin anevrizması ameliyatı örneğidir. Bu ameliyat türünün en büyük ve en korkulan risklerinden birisi, ameliyat esnasında veya titanyumdan yapılmış olan özel mandal takıldığı esnada, damarın yırtılması ve patlaması riskidir.

    Anevrizma Tedavisinde Endovasküler Yani Damar İçi Beyin Ameliyatı Tedavisi

    Endovasküler (damar içi) yani kapalı beyin anevrizması ameliyatı uygulaması ilk kez 1970'li yıllarda uygulanmaya başlanmıştır. Bunu takip eden yıllarda kullanılmış olan eşyalarda ki yenilik ve gelişmeler ile birlikte, uygulamaya konulmuş bir ameliyat türüdür. Burada uygulanacak olan yöntem, beyin anevrizması bulunan damar içerisinden anjiyografi yöntemi ile girilerek anevrizma oluşmuş damara ulaşılır. Beyin anevrizması nedeniyle oluşan baloncuk içeri]]> Sağ Beyin https://www.beyin.gen.tr/sag-beyin.html Tue, 09 Oct 2018 14:44:16 +0000 Sağ beyin, Beynimiz iki farklı bölümden oluşur. Sağ beyin ve sol beyin. Beynimizin sağ ve sol tarafı bilgiyi farklı şekilde işler. Genel olarak bireyler beynin bir tarafını ağırlıklı olarak kullanır. Ancak dengeyi sağlamak i Sağ beyin, Beynimiz iki farklı bölümden oluşur. Sağ beyin ve sol beyin. Beynimizin sağ ve sol tarafı bilgiyi farklı şekilde işler. Genel olarak bireyler beynin bir tarafını ağırlıklı olarak kullanır. Ancak dengeyi sağlamak için her iki tarafında dengeli kullanmak gerekir. Düşünme ve öğrenme işlemleri her iki tarafta dengeli olarak kullanıldığında gerçek verime ulaşılır. Bundan çıkarılması gereken sonuç, sağ beyin yada sol beyin lobu zayıf olan kişinin az kullanılan tarafı tesbit edip güçlendirmesi gerektiğidir. Sağ beyin güçlü olan kişilere örnek verilecek olursa, Sağ beyin lobunu ağırlıklı kullanan kişilerde önceden genel bir özet verilmez ise ders takibinde zorlayabilirler. Sağ beyini ağırlıklı olan kişilerin ders veya seminer öncesi konu ile ilgili hazırlık yapmaları önemlidir. Sağ beyin ortalama özellikleri şunlardır, 

    Sağ beyin özellikleri
    • Somut: Dokunup hissedebileceği şeylerle ilgilenebilir.
    • Geçici olmayan: Zamansızlık duygusu, 
    • Analog(benzer ve örneksel): Mantıksız şeyler arasındaki ilişkileri görür. Metafizik ilişkileri anlar. 
    • Uzamsal/Uzaydan: Aralarındaki ilişkiyi ve nasıl bir araya gelip bütünü oluşturabildiğini görür ve anlar. 
    • Sezgisel: Sıkça tamam olmayan kalıplar, hisler, sevgiler ve görsel imajlara dayalı anlayış sıçramaları yapabilir. 
    • Suni/yapay: Bütünü oluşturmak için parçaları bir araya getirir. 
    • Bütünsel: Her şeyi bütün haliyle görür. Örneğin, şablon yapısını anlar ve sık sık birbirinden farklı çıkarımlara ulaşır. 
    • Sözel değildir: Her şeyin farkındadır. Ancak kelimelerin arasındaki ilişkileri farklı ve zayıftır. 
    • Rasyonel (Akılcı, gerçekçi): Sebep ve olguların esasında, temel esasa gerek duymaz, Hemen yargıya vermez. 
    ]]>
    Beyin Zarı Kanaması https://www.beyin.gen.tr/beyin-zari-kanamasi.html Tue, 09 Oct 2018 16:42:11 +0000 Beyin Zarı Kanaması, Beyin zarı kanamasında beynin alt kısmında bulunan büyük atar damarlarından her hangi birinde yırtık olması ile meydana gelir. Bu durumda akan kan beynin bütün çevresine ve omurilik sıvısının içine kad Beyin Zarı Kanaması, Beyin zarı kanamasında beynin alt kısmında bulunan büyük atar damarlarından her hangi birinde yırtık olması ile meydana gelir. Bu durumda akan kan beynin bütün çevresine ve omurilik sıvısının içine kadar ulaşabilir. Kanamanın genel nedeni beynin içinde var olan bir damarın yırtılmasıdır. Bu damarın duvarları incedir, bu nedenle yırtılmaya çok meyillidir. Bu tür damarlar bazı insanlarda vardır bazılarında ise yoktur. Bu tür damarların beyinde neden olduğunun sebebi halen belirlenmiş değildir. Bazı insanlarda doğduğu andan itibaren vardır ve bazı insanlarda bu damar hayatları boyu yırtılmazlar. Bu kanamanın sonuçları genel olarak çok ciddi durumlar doğurur. Bu kanamayı geçiren insanlar genelde tedavi edilemez ve sonuç olarak ex olurlar.

    Bu kanamalar çok nadir görülen bir kanama çeşitidir. İnsanlara inmelerin meydana gelmesinin ana nedenlerinden biridir. 20-65 yaşları arası yaş grubundaki insanlarda görülür. Erkeklere oranla kadınlarda daha çok rastlanmaktadır. Beyin zarı kanaması her zaman atardamar yırtılmalarından meydana gelmeyebilir. Bu tip kanamalar kendiliğinden olabilir ve genellikle beyindeki boşluklarda görülürler. Bu tip zar kanamalarının iyileşme şansı çok yüksektir. Bu kanamaların toplardamarda meydana geldiği tahmin edilmektedir.

    Beyin zarı Kanaması Belirtileri:

    Çoğunlukla ani olarak başlayan baş ağrısı olarak belirtilmektedir. Bu baş ağrısı insanlar tarafından bugüne kadar hiç bu kadar ağrımadı şeklinde ifade edilmektedir. Bütün kafaya yayılan ağrı genellikle başın arka kısmında daha şiddetli hissedilir. Bulantı ve kusma gibi şikayetler baş ağrısına eşlik edebilir. Bilinç kaybı, dikkatte azalma, gözlerde bulanıklık ve giderek komaya giden bir belirti göstermektedir. Görmede bozukluk, çift görme veya gözlerde ani görme kaybı da ortaya çıkabilir. Boyun ve sırt ağrıları olabilir. Vücudumuzun herhangi bir bölgesini hareket ettiremeyebiliriz. Kişisel bozukluklar, kafa karışıklığı ve aşırı sinir olarak belirti gösterebilir. 

    Beyin Zarı Kanaması Tedavi Yöntemleri:

    Tedavinin amacı kanamanın sebebini ortadan kaldırmak ve istenmeyen durumların gelişmesini engellemektir. Hasta eğer bilincini tamamen kaybetti ise uygun pozisyona alınmalı hava yolu açık tutulmalı ve yaşam desteği sağlanmalıdır. Geriye kalan tıbbi bir müdahale olup kafa içine yapılan basıncı azaltılmasını sağlamaktır. Kişinin bilinci açık ise kesinlikle hareket etmesi önlemeli ve olası bir duruma karşı müşahede altına alınmalıdır. Bu zaman zarfında kafa içi basıncını artıracak herhangi bir faaliyet yapılmamalıdır. Bu faaliyetler baş aşağı eğilmek ve aniden pozisyon değiştirmek olarak nitelendirilmektedir. Kesinlikle hastayı sinir strese sokacak durumlardan uzak tutulması ve nefesini rahat alacağı bir ortam sağlanmalıdır.
    ]]>
    Beyinde Pıhtı Atması https://www.beyin.gen.tr/beyinde-pihti-atmasi.html Wed, 10 Oct 2018 12:33:40 +0000 Beyinde pıhtı atması, Kan hücrelerinin bazı nedenlere bağlı olarak damar içinde oluşturduğu pıhtı, damar duvarına yapışıktır. Bu pıhtı damar duvarından koparsa, kan dolaşımına karışarak beyinde pıhtı atmasına neden Beyinde pıhtı atması, Kan hücrelerinin bazı nedenlere bağlı olarak damar içinde oluşturduğu pıhtı, damar duvarına yapışıktır. Bu pıhtı damar duvarından koparsa, kan dolaşımına karışarak beyinde pıhtı atmasına neden olabilmektedir. Beyin dışında kalp, akciğer  böbrek ve bacaklarda da pıhtı atması oluşabilir. Bu duruma pıhtı atması denir. Bu pıhtı atması kalp ve akciğeri besleyen damarları tutması sonucu ölümle sonuçlanan ciddi sonuçlar doğurmaktadır. 

    Beyinde pıhtı atması nedenleri, Uzun seyahatlar yapan kişilerde hareketsizlik nedeniyle beyinde pıhtı atması sık görülen bir rahatsızlıktır. Uzun süre hareketsiz kalmak, bacaklarda kan toplanmasına ve buna bağlı olarak toplardamarda pıhtı oluşup bu pıhtının kopması halinde kan dolaşımı yoluyla beyinde pıhtı atmasına neden olur. Daha önce kalp krizi geçiren kişiler, kalp kapakçığı hastalığı olan kişiler, ritmi bozukluğu yaşayan kişiler, ileri yaş gurubundakiler ve genetik yatkınlığı olanlardır. Televizyon ve internet başında uzun süre hareketsiz kalmakta beyinde pıhtı atmasına zemin hazırlayabilir. Ortopedik cerrahi tedavi olan ve uzun süre hastahanede hareketsiz yatan kişilerde risk altındadır. 

    Beyine pıhtı atması belirtileri, 
    • Beyine pıhtı atması sonucu beynin konuşma merkezine giden damarlar tıkanırsa kişi konuşma yetisini kaybedebilir. 
    • Kolu ve ayağı oynatan merkez damarlarında pıhtı atması gerçekleşirse kişinin eli ayağı tutmaz ve düşer. Bunun sonucunda halk arasında bilinen ismi ile felç ve inme oluşur. 
    • Göz damarlarına pıhtı atması sonucu kişi görme yetisini kaybedebilir. 
    Beyine pıhtı atması tedavisi, pıhtı atmasının vereceği hasar, acil müdahale edildiği taktirde azaltılabilir bir durumdur. Beyine pıhtı atması durumunda müdahale geciktikçe pıhtının miktarı ve hasar düzeyi artar. Beyine pıhtı atması teşhisi ile gelen hastaya ilaç tedavisi uygulanarak oluşan pıhtı eritilir. Bu şekilde pıhtı ortadan kaldırılır. Geç müdahale de ilaç etkili olmaz. Böylesi bir durumda ameliyata uygun şartlarda uzmanın uygun gördüğü koşullarda beyine pıhtı atması katater yolu ile çekilir. Son olarak eğer hiçbir yöntemden sonuç alınmazsa cerrahi operasyon ile pıhtı alınabilir. Sizde çevrenizde aniden düşen, bayılan, denge kaybı ve fonksiyonlarında anormallik olan bir kişi görürseniz, hareket ettirmeden ve sarsmadan sağlık kuruluşuna haber verin veya ulaştırın. Beyine pıhtı atması sebebiyle rahatsızlanan bir kişinin hayati tehlikesi olabileceğini göz önünde bulundurularak vakit kaybetmeyin. 
    ]]>
    Küçük Beyin Kanaması https://www.beyin.gen.tr/kucuk-beyin-kanamasi.html Thu, 11 Oct 2018 01:37:03 +0000 Küçük beyin kanaması, Çok ciddi bir sağlık sorunudur. Geç kalındığında ölüme yol açabilir. Ani ve şiddetli bir baş ağrısı,baş dönmesi, kusma, konuşamama, gibi sorunlarla hastaneye giden bir kişi beyin kanaması ile kar Küçük beyin kanaması, Çok ciddi bir sağlık sorunudur. Geç kalındığında ölüme yol açabilir. Ani ve şiddetli bir baş ağrısı,baş dönmesi, kusma, konuşamama, gibi sorunlarla hastaneye giden bir kişi beyin kanaması ile karşılaşabilir. Önemli olan erken teşhis etmektir. Bu tür belirtileri olan kişiler sorunu ciddiye almalı ve hemen hastaneye gitmelidirler. Küçük beyin kanaması nedenleri, çok fazla alkol kullanımı, çok fazla sigara kullanımı, yüksek kan basıncı, genetik bir hastalık, enfeksiyonlar, travma gibi durumlar küçük beyin kanamasına yol açabilir.Bulanık görme, ışığa karşı hassasiyet, ensede sertlik aşırı baş ağrısı küçük beyin kanamasının belirtilerindendir. Tansiyon hastaları, şeker hastaları, obezite olan kişiler, sigara ve alkol tüketen kişiler risk altındadır ve en çok beyin kanaması bu tür kişilerde daha sık görülür. 

    Küçük beyin kanaması nasıl olur Herhangi bir sebepten dolayı meydana gelen küçük beyin kanaması esnasında kan beyin içindeki boşluklara dolar. Kanın dolduğu bölgedeki hücreler ölmeye başlar. Doku ve hücrelerin ölmesi hayati tehlikeye yol açar. En kısa sürede doku ve hücre ölümü durdurulmazsa ölüme yol açabilir. Yada hasta komaya girer, kalıcı hasar oluşabilir. Anevrizma kan basıncına dayanamadığında yırtılır ve bu durumda küçük beyin kanamasına yol açar. Beyinde bulunan tümör büyür ve etrafında ki hücre ve dokulara zarar verirse bu durumda kanamaya yol açar. 

    Küçük beyin kanaması tedavi yöntemi: İlk olarak doktor küçük beyin kanamasının neden olduğunu anlamak için testler yapar ve sonuca ulaşır. Küçük beyin kanaması tedavisi kanamanın büyüklüğüne ve bölgesine göre değişebilir. Beyinde bulunan ağrıyı kesmek için ağrı kesiciler, kasılmaları önleyen ilaçlar verilebilir. Doktor bunlara bakarak en uygun tedavi yöntemini belirler ve cerrahi operasyon gerekip gerekmediğine karar verir ve buna uygun tedaviye başlanır. Cerrahi bir yöntem gerekir ve kanama hızlı ise hemen ameliyata başlanır ve kanama durdurulur. 

    Küçük beyin kanamasından korunmak: Küçük beyin kanamasından tamamen korunmak mümkün değildir. Fakat bu risk altına girmemek için dikkat edilmesi gereken faktörler vardır. Bunlardan bir tanesi sigaradır. Sigara içmeyerek riski azaltırız. Aynı şey alkol için de geçerlidir. Sigara ve alkol tansiyonu yükseltir ve küçük beyin kanaması riskini arttırır. Tansiyonu dengede tutmak gerekir. Bunun için çok tuz tüketmemek, taze sebze ve meyve yemek, fazla kilo almamak ve düzenli egzersiz yapmak gerekir. 
    ]]>
    Kapalı Beyin Ameliyatı https://www.beyin.gen.tr/kapali-beyin-ameliyati.html Thu, 11 Oct 2018 17:23:12 +0000 Kapalı Beyin Ameliyatı, Uygun olan hastaların beyin damar hastalıklarını, açık ameliyat kullanmadan kapalı beyin ameliyatı(damar içi) yöntemli ile tedavi etmek mümkündür. Kalp anjiyosunda uygulandığı gibi genellikl Kapalı Beyin Ameliyatı, Uygun olan hastaların beyin damar hastalıklarını, açık ameliyat kullanmadan kapalı beyin ameliyatı(damar içi) yöntemli ile tedavi etmek mümkündür. Kalp anjiyosunda uygulandığı gibi genellikle kasıktaki atardamardan girilerek hedeflenen damara ulaşılır. Girişimsel nöroradyoloji yöntemi ile damarların içerisinde kalarak yapılan  tedavide, cerrahi bir kesi ve doku yaralanması oluşmaz. Bu sebeple kapalı beyin damar ameliyatı olarak da isimlendirilir.

    Kapalı Ameliyat Nasıl Yapılır

    Damar içi (endovasküler) yani kapalı beyin ameliyatlarının ana tekniği, yüksek bir teknolojiye sahip olan anjiyografi yöntemidir. Deneyimli doktorlar tarafından uygulanması gereken işlemlerde genel olarak kasık bölgesindeki damarlara çok özel ve ince yapıda tüpler yerleştirilerek, hasta olan damarlara yine damar içinden ulaşılarak kapalı beyin ameliyat yöntemi ile gerçekleştirilir. Tanı ve tedavinin bütün aşamaları cihaz ekranında canlı olarak gözlenbilir. Bu yöntemin sağlayacağı en büyük avantaj ise açık ameliyatta olduğu gibi hasta damara ulaşabilmek için damarın çevresindeki diğer dokuların kesilmesine gerek kalmamasıdır.

    Kapalı Beyin Ameliyatı Yöntemi İle Tedavi Edilen Beyin Damar Hastalıkları:

    Damar içi yani kapalı ameliyat yöntemle birçok hastalık ameliyat yöntemi kullanılmadan tedavi edilebilmektedir.

    • Beyin kanamaları (Baloncuk yada damar yumağına bağlı)
    • Henüz kanamamış anevrizma (baloncuk) ve damar yumağı
    • Atardamarlar ve toplardamar arası kaçaklar(AVF)
    • Beyin kanaması sonrası sık sık karşılaşılan damar büzüşmesi (vasospasm) tedavisi
    • Fistül Damarlar arası anormal kan geçişi (fistül)
    • Omurilik ve beyin ve tümörlerine yardımcı olacak bir tedavi
    • Damar darlığı
    •  Stroke (yani inme)
    • Çocukluk çağında olan göz tümörlerinin tedavisinde

    Anevrizma (baloncuk) Tedavisi

    Beyni besleyen atardamarların duvarındaki zayıf olan noktadan gelişen balon biçimdeki yapıya anevrizma (baloncuk) adı verilir. Girişimsel nöroradyolojinin tedavide sık sık kullanıldığı alan anevrizma yani beyin baloncuğu tedavisidir. Baloncuk duvarı normal damarlarda olduğu gibi güçlü bir yapıda olmadığından, kan basıncı ile patlayarak beyin kanamasına sebep olabilir. Tedavide temel amaç baloncuk içine kan girişinin engellenmesidir. Bu amaç başarıldığında, balon içinde kan akımına bağlı oluşacak olan basınç ortadan kalktığından patlama ihtimali de kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Uygun olan anevrizmalardaki dokulara dokunmadan damar içinden anjiografi ile ulaşarak baloncuğun içinin doldurulması veya dastentl kapatılması esasına dayanmaktadır.

    Beyin Damarları ve Şah Damarları Darlıkları Tedavisi

    Kalp damarında olduğu gibi şah damarında ve beyin damarında da damar sertliğine bağlı olarak darlıklar oluşabilmektedir. Bu darlıkların ilerlemesi geçici veya  kalıcı felç durumlarının ortaya çıkmasına sebep olabilir. Tedavi esnasında yapılacak olan işlem damarın içinden gidilerek dar olan kısmın geçilmesi ve stent denen tel kafesler ile darlığın genişletilmesi esasına dayanmasıdır.

    Pıhtı (Stroke) Tedavisi

    Tıpta en acil durumlardan birisi olan inme herhangi bir sebeple kan dolaşımında ortaya çıkan pıhtının beyin damarlarına ulaşması ve ordaki damarı tıkaması ile ortaya çıkan bir tablodur. Erken müdahale edildiği zaman tamamen düzelme ihtimali vardır. Kasıktan anjiyo ile girilerek yapılacak olan müdahalelerle pıhtı damardan çıkartılır.

    Bunların yanı sıra büyük çaplı beyin tümörlerinin cerrahi yöntemler ile çıkarılmasından önce bu tümörün ana damarları endovasküler girişimi ile tıkanarak ameliyatın daha kolay ve kansız olması sağlanmaktadır.

    Kapalı beyin ameliyatı yöntemi ile tedavi edilebilir olması bir beyin damar hastalığı söz konusu olduğu zaman cerrahi yönteme göre avantajları:
    • Açık cerrahi işlem olmaması
    • Bir kesi olmadığı için doku dostu olması başlıca avantajıdır
    • Enfeksiyon riskinin yok denecek kadar az olması
    • Hastanede yatma süre]]> Beyin Fıtığı https://www.beyin.gen.tr/beyin-fitigi.html Fri, 12 Oct 2018 06:16:11 +0000 Beyin Fıtığı, pek çok farklı adı vardır. Arnold-Chiari Malformasyonu, beyincik sarkması ya da beyincik fıtığı gibi pek çok farklı adı vardır. beyin fıtığı diğer adıyla Chiari Malformasyonu (CM) Hans Chiari tarafınd Beyin Fıtığı, pek çok farklı adı vardır. Arnold-Chiari Malformasyonu, beyincik sarkması ya da beyincik fıtığı gibi pek çok farklı adı vardır. beyin fıtığı diğer adıyla Chiari Malformasyonu (CM) Hans Chiari tarafından 1891 yılında beyinciğin bulunduğu posterior, fossa ya da kranial yapılarının omurilik içine ya da içe doğru fıtıklaşması ya da yer değişmesi sonucu olarak tanılandırılmıştır. Basit bir şekilde ifade edilirse beyin fıtığı, beyinin fıtıklaşması ve beyinin kafatasından omuriliğe doğru taşmaya çalışması olarak tanımlanır.

      Beyin fıtığı 4 farkı şekilde görülebilir. Bunlardan birincisi foramen magnumdan sadece beyinciğin alt bölgesinin uç kısmının dışarıya çıkmaya çalışmasıdır. İkinci görülen tip ise tonsille birlikte beyin sapının da hareket etmesidir. İkinci görülen tipe ilaveten sırttaki omurganın kapanamaması ve de beyinin aşağı doğru fıtıklaşması üçüncü tip beyin fıtığıdır. Son olarak görülen dördüncü tip beyin fıtığına ise çok nadir olarak rastlanır. Bu dördüncü beyin fıtığı tipinde ise beyincik tamamen yoktur.

      Beyin Fıtığı Belirtileri

      Beyin fıtığı hastaları nöroloji kliniklerine birbirinden çok farklı şikayetler ile başvurabilmektedir. Bu şikayetlerden en yaygın olanları; baş ve boyun bölgesinde şiddetli ağrı, ense kökünde meydana gelen ağrı, kulak çınlaması, ekstremetelerde oluşan uyuşma, halsizlik, yüz ağrısı, boğaz ağrısı, işitme kaybı, ellerde yanma, terleme, ellerde yanma, horlama, bulanık bir şekilde görme ya da uyku problemleri gibi belirtileri vardır. Yani beyinin yönettiği her organda bir belirti ya da bir ağrı sızı olabilir. bu yüzden bu belirtiler çoğu kez kişiden kişiye değişir. Bu belirtilerin en sık görüleni ise ense ve boyun bölgesinde ağrıdır. Ayrıca semptomlarının çok olması ve kişiden kişiye değişebilmesi gibi nedenlerden dolayı teşhis etmesi zor bir hastalıktır.

      Beyin Fıtığının Karıştırıldığı Hastalıklar

      Hastalığın bir çok belirtisi olduğu bu yüzden teşhisinin de zor olduğunu belirtmiştik. Beyin fıtığı hastalığı ile çok nadir olarak karşılaşılması ya da belirtilerinin bu hastalığın hastalarında bile birbirinden farklı şekilde görülmesi gibi nedenlerden dolayı yanlış tanı konulabilmektedir. Beyin fıtığının karıştırıldığı hastalıklardan bazıları sinir sıkışması, nöropati boyun fıtığı, uyku apnesi sendromu ve romatizma kanser hastalığı dahil olmak üzere bir çok hastalık ile karıştırılabilir.

      Beyin Fıtığı Tedavisi

      Beyin fıtığında doktor hastanın EMAR sonuçlarından ziyade nörolojik muayene bulgularını göz önüne alarak hangi tedaviyi uygulayacağına karar verir. Beyin fıtığı bazen başka bir hastalığı araştırırken karşılaşılma gibi tamamen tesadüfü nedenler ile bulunabilir. Bu durumda hastanın beyin fıtığı yüzünden herhangi bir şikayeti yoksa beyin fıtığının sadece düzenli bir şekilde takibi yapılır. Herhangi bir müdahale ya da tedavi gerçekleştirilmez.

      Beyin fıtığı yüzünden hastanın bazı şikayetleri varsa ya da beyin fıtığı büyüyor ise bazı cerrahi yöntemlerle müdahale edilir. Mesela hastanın fıtıklaşan bölgesindeki basıncı azaltmak için posterior fossa olarak adlandırılan kafa tabanında bulunan kemiğin bir kısmının çıkarılması işlemi uygulanır. Yine beyinde sıvı toplanması görülüyor ise sirinksin şantı adı verilen yöntem kullanılır. Bu cerrahi müdahalede adına şant denen minicik bir hortum yardımıyla bu sıvı boşaltılmaya çalışılır.

      ]]>
      Beyin Tümörü Çeşitleri https://www.beyin.gen.tr/beyin-tumoru-cesitleri.html Fri, 12 Oct 2018 06:16:32 +0000 Beyin tümörü çeşitleri; Beyin iki kısma ayrılarak  birincil kısmı primary ve ikinci kısmı ise secondary diye adlandırılmaktadır. Beyinin birincil kısmında meydana gelen tümör kötü huylu olan, kısaca iyi huylu olmayan tüm Beyin tümörü çeşitleri; Beyin iki kısma ayrılarak  birincil kısmı primary ve ikinci kısmı ise secondary diye adlandırılmaktadır. Beyinin birincil kısmında meydana gelen tümör kötü huylu olan, kısaca iyi huylu olmayan tümör ve kanserli tümörler olmaktadır. Beyinin ikincil kısmında oluşan tümörler ise insan vücudunda başka organlarında belirip beyine sıçraması ile oluşur. Beyin tümörü çeşitleri olduğu gibi ayrıca her yaşta insanda görülebilmektedir. Beyinde meydana gelen bu tümörlerin tam olarak neden kaynaklandığı bilinmemektedir. Belirtileri tümörün beyinde hangi kısımda bulunduğuna bağlı olarak ve büyüklüğüne göre değişmektedir. En sık rastlanan beyin tümörünün belirtileri ise bacak ve kollarda uyuşma, baş ağrısı, denge sorunu ve hafıza sorunu yaşamaktadırlar.

      Beyin tümörü çeşitleri

      Normal bir şekilde beyin  fonksiyonu yok olan ve yaşlanan beyin hücreleri ölmeye başlar ve zamanla yerini yeni hücreler alır. Bazende tam tersi olabilir vücut ihtiyaç duymamasına rağmen yeni hücreler üreterek diğer ölmesi gereken hücrede ölme olayı gerçekleşmez ve yaşamaya devam eder. Beyinde ölmeyen hücreler zamanla daha da çoğalmaya başlar ve bu nedenle bir doku oluşturarak tümör gelişir. Beyin birincil kısmında tümöre neden olan bu hücreler habis yani kanserli beyin tümörü ya da iyi huylu olur. İyi huylu olan kanserli hücreler oluşmaz ama beyin gibi hassas bir bölümde bulundukları için tehlike oluşturabilirler.

      İyi huylu beyin tümörleri: Beyinde kanserli olmayan tümörler belirgin bir şekilde görülebilir. Bu tümörlerin belirgin bir sınırı bulunmamaktadır. Genel olarak beyin tümörü çeşitleri içerinde kıyasla çevrelerinde bulunan dokulara sıçrayıp, dağılmazlar. Cerrahi müdahale ile bu tümör alınır. Nadiren de olsa tekrar oluşma riski bulunmaktadır. Ayrıca vücudun diğer kısımları sıçrama ve dağılma ihtimalleri yoktur. Bu tümörler kanserli olmasa da, iyi huylu da olsalar tehlikeleri belirli bir büyüklüğe ulaştığında beyinin hassas bölümlerine baskı yapar. Bu nedenden dolayıda ciddi sağlık sorunları oluşur. Bazende iyi huylu beyin tümörünün zamanla kanserli beyin tümörlerine dönüşme ihtimali bulunur.

      Kötü huylu beyin tümörü: Kanserli hücrelerden meydana gelen  kötü huylu beyin tümörüdür. Genellikle vücutta bulunan kanserli hücrelerden beyine sıçrar. Bu tümörler iyi huylu tümörlere göre daha hızlı büyürler ve beyinin dokusunda zarar meydana getirirler. Kötü huylu bu tümörlerde bulunana kanserli hücreler tümörden ayrılarak beyin diğer kısımlarına ve omuriliğe ulaşabilir.

      Beyin tümörü çeşitleri derecesi

      Beyinde bulunan tümörlere neden olan hücrelerin şekillerine göre derecelendirilir.

      1. Derece beyin tümörü: Bu tümörlerin yapısı beyinle aynı olmaktadır. İyi huyludurlar ve yavaş ilerlerler.
      2. Derece beyin tümörü: Bu beyin tümörleri normal beyin hücrelerine benzemektedir. Kötü huylu bir beyin tümör çeşitlerindendir.
      3. Derece beyin tümörü: Bu tümör çeşidinin hücre şekilleri normal beyin hücrelerine göre farklıdır. Hızlı büyürler ve kötü huylu tümördür.
      4. Derece beyin tümörü: Normal beyin hücrelerine göre bu tümör hücrelerin yapısı da farklıdır. Kötü huylu tümörler grubundandır. Bu tarz hücrelerden meydana gelen tümörlerde hızlı büyüme sağlamaktadır. Derecesi düşük olan tümör zaman ile  derecesini yükselterek yüksek dereceli beyin tümörü çeşitleri olarak kendini dönüştürebilir. Bu olay ise beyin tümörü taşıyan yetişkin kişilerde çocuklara oranla daha sık rastlanmaktadır.
      ]]>
      Beyin Damar Tıkanıklığı Ameliyatı https://www.beyin.gen.tr/beyin-damar-tikanikligi-ameliyati.html Fri, 12 Oct 2018 09:21:13 +0000 Beyin Damar Tıkanıklığı Ameliyatı, İnsanın yaşı ilerledikçe kanında dolaşan kolesterol ve yağ damarların yüzeyinde plak denilen kabartıların içinde birikir ve bu plaklar büyüdükçe damarlar daralmaya başlar ve tıkanır Beyin Damar Tıkanıklığı Ameliyatı, İnsanın yaşı ilerledikçe kanında dolaşan kolesterol ve yağ damarların yüzeyinde plak denilen kabartıların içinde birikir ve bu plaklar büyüdükçe damarlar daralmaya başlar ve tıkanır.  Boyunu her iki tarafında bulunan ve beyine oksijen kan taşıyan damarlardan biri tıkandığında beyine gerekli olan oksijen miktarı taşınamaz ve bu durumda geçici veya kalıcı felce neden olabilir.  Bununla beraber damarda oluşan darlığın giderek artması sonucu damarın çatlamasına ve içinde bulunan parçaların koparak beyine ulaşmasına ve bu durumda beyinde bulunan daha küçük damarların tıkanmasına sebep olur. Bunun neticesinde ise felç ile birlikte konuşma bozukluğu ve körlük gibi problemler ortaya çıkabilir. 

      Beyin damar tıkanıklığında ne zaman ameliyat yapılır, hastaya ameliyat gerekip gerekmediği muayene esnasında hastanın şikayetlerine ve damarlarda olan tıkanmanın miktarına bağlıdır. Damarlarda olan tıkanıklık hafif derecede olsa dahi felç olma gibi şikayetler söz konusu ise ameliyat gereklidir.
      Beyin tıkanıklığı ameliyatı yani endarterektomi, hasta sonu 6 ay içinde hafif ya da orta şiddetli felç olmuş ve damarında % 70 den fazla tıkanıklık varsa kesinlikle yapılır, ancak ileri evre kanser gibi hastalığı olan ileri yaştaki kişilerde, boyundaki damara ulaşmanın tehlikeli ve zor olduğu kişilerde, beyin damarlarında başka bir hastalığın olduğu durumlarda yapılmaz.

      Beyin damar tıkanıklığı ameliyatı,  ameliyattan önce hastaya katoris renkli doppler ultrasyanografisi ya da manyetik rezonans anjiyografi gibi birtakım tetkik veya incelemeler yapıldıktan sonra hasta lokal anestezi adı altında yani boyuna iğne yapılarak ya da genel anestezi ile hasta narkozla uyutularak ameliyata başlanır. Ameliyat esnasında boyun enfeksiyonunu engellemek için boyun bölgesi temizlendikten sonra boyun bölgesine uzunlamasına 10-12 cm'lik bir kesi yapılarak karotis damarlar bulunur. Bu bölgede çok sayıda sinir ve damar bulunduğu için ameliyat oldukça dikkatli ve titiz bir şekilde yapılır. Ardından kanın pıhtılaşmasına engel olan heparin damardan hastaya verilir ve şah damarı yukarı ve aşağı kısımlarından özel pensler ile geçici olarak kapatılır. Daha sonra damar boylamasına açılır ve tıkanmaya sebep olan plak damarın iç katmanı ile birlikte damar duvarından sıyrılıp çıkarılır. Bu işlemler yapılırken beyinin kansız kaldığının belirtileri oluşursa veya rutin olarak şant denilen geçici bir boru beyine kan akımını devam ettirmesi için damarın içine yerleştirilir. Plak sıyırma işlemi tamamlandığında damar parçası kullanılarak damar yama olarak kapatılır ve damar üzerine yerleştirilen özel pensler çıkarılır. Bu şekilde kan akımı tekrar sağlanmış olur. 

      Ameliyat tamamlandıktan sonra damar duvarı dikişlerle kapatılır. Bazı durumlarda ise ameliyat yerinde ince bir dren bırakılır ya da yara yeri ufak bir bandajla kapatılır. Beyin tıkanıklığı ameliyatı yaklaşık 1-1,5 saat süren bir ameliyattır ve ameliyat sayesinde damar içinde pıhtı oluşması ve felç olma durumu büyük bir oranla azaltılmış olur. Ameliyattan sonra hasta ayılma ünitesine alınır ve buradan bir ya da birkaç gün kalacağı hastane odasına götürülür. Hasta ameliyattan sonra ilk birkaç saat ameliyat yerinde hafif ağrı hissedebilir. Bu durumda hastanın başına fazla oynatmaması gerekir ve hastaya damar yolundan ağrı kesici ilaç verilir ve serum bağlanır. Hastanın kalp hızı, tansiyonu ve solunumu takip edilir ve hasta kendini iyi hissettiğinde kalkıp yürümesi istenir. Yaranın içerisine dren konuldu ise doktor tarafından dren çıkarılır ve hasta evine taburcu edilir.
      ]]>
      Beyin Metastazı https://www.beyin.gen.tr/beyin-metastazi.html Fri, 12 Oct 2018 17:18:51 +0000 Beyin metastazı, beyin dışarısındaki doku ve organlarda ortaya çıkan kanserli hücrelerin beyin dokusuna yayılması ve beyinde tümör oluşturması anlamına gelmektedir. Bu şekildeki tümörlere sekonder yani ikincil tümör a Beyin metastazı, beyin dışarısındaki doku ve organlarda ortaya çıkan kanserli hücrelerin beyin dokusuna yayılması ve beyinde tümör oluşturması anlamına gelmektedir. Bu şekildeki tümörlere sekonder yani ikincil tümör adı verilmektedir. Beyinde rastlanılan tümörlerin çoğunluğu beyin metastazı sonucunda oluşmuştur. Kanser hastalarında ölümlerin en sık karşılaşılan sebeplerinden birisi beyin metastazlarıdır. 

    Beyin Metastazı Nasıl Oluşur

    Kanserli hücreler kan dolaşımı aracılığıyla beyne ulaşmaktadır. Beyine ulaşan kanserli hücreler, burada bir veya birden fazla tümöre sebep olabilirler. Vücudun herhangi bir kısmında bulunan tümörden kopan kanserli hücreler kan ya da lenf sistemine girerler. Bu yol ile uğradıkları ilk durak akciğerlerdir. Akciğer sonrasında farklı organlara da kan veya lenfler yolu ile dağılabilirler. Vücut bağışıklık sistemi dolaşım halindeki bu kanser hücrelerini yok etmeye çalışır ancak kanserli hücrelerin sayısı çok fazla ise bağışıklık sistemi bunlara daha fazla direnemeyecek duruma gelir.

    Akciğerlerdeki kan iletimi direkt olarak beyne devrolduğundan dolayı akciğer kanserlerinin beyin metastazı yapma riski oldukça yüksektir. Ayrıca akciğer kanserinin beyin metastazı yapması fazlasıyla hızlıdır. Hatta bazen öyle hızlı olabilir ki, akciğer kanseri teşhisinden önce beyin metastazı teşhisi koyulmaktadır.

    Beyin Metastazı En Fazla Hangi Kanserlerde Ortaya Çıkar

    Vücut üzerindeki her türlü kanser beyin metastazı yapmaktadır. Ancak akciğer, göğüs, böbrek, melanoma ve kalın bağırsak kanserleri en sık beyin metastazına neden olan kanser çeşitleridir. Böbrek ve göğüs kanserleri genellikle beyin içerisinde tek tür tümöre neden olmaktadır. Ancak akciğer, kalın bağırsak ve melanoma kanserleri ise birden fazla sayıda tümöre neden olmaktadırlar. 

    Beyin metastazlarının yaklaşık %60 kadarı akciğer kanseri kaynaklıdır. Göğüs kanserlerinin ise yaklaşık %25 kadarı beyin metastazına neden olmaktadır. Beyin metastazlarının yaklaşık %15 kadarında ise birincil tümörün merkezi tespit edilememektedir. Bu gibi durumlarda genellikle birincil kanser hücresi oluştuktan sonra, kan dolaşımına kanserli hücreyi bırakır ve daha sonrasında bağışıklık sistemi tarafından yok edilmiştir. Ancak buna rağmen kanserli hücreler beyin metastazı yapmaya devam edebilir.

    Beyin Metastazları Belirtileri Nelerdir

    Beyin metastazının yerleştiği bölgeye bağlı olarak farklı belirtiler görülmektedir. Metastaz yapan kanserin asıl merkezinin belirtilerine ayrıca beyin metastazı belirtileri de eklenmektedir. Beyin metastazı belirtileri şunlardır:

    • Kafa içi basıncının artışı: Beyin metastazı olan hastaların çoğunda, kafa içerisinde büyüyen kitlenin artışına bağlı olarak kafa içi basıncı artmaktadır. Kafa içi basıncının artması sonucunda kusmalar, baş ağrıları ve bilinç bozuklukları görülmektedir.
    • Baş ağrısı: Beyin metastazı bulunan hastaların yarısından fazlasında görülen ilk belirti baş ağrısıdır. 
    • Kusma: Kusmalar genellikle baş ağrısıyla birlikte görülmektedir. Yetişkin hastalardan çok, çocuklarda görülmektedir. Çocuklarda görülen kusmalar o kadar şiddetlidir ki, bu gibi durumlara "fışkırma" tipi kusma adı verilmektedir. 
    • Bilinç bulanıklıkları: Beyin metastazı olan hastaların, hastalık dönemlerinin bir döneminde bilinç bulanıklıkları yaşanmaktadır. Bu gibi bilinç bulanıklıkları hafif bir kişilik bozukluğu da olabilir, kalıcı hasarlar bırakabilecek bir koma da olabilir.
    • Havale: Beyin metastazı bulunan hastaların %35 kadarında epilepsiye benzeyen havale ve nöbetler görülebilmektedir. Bu havaleler 45 yaş üzeri hastalarda daha sık meydana gelmektedir.
    Beyin Metastazı Tanısı Nasıl Koyulmaktadır

    Detaylı bir nörolojik muayenenin sonrasında yapı]]> Beyin Tümörü İlaçları https://www.beyin.gen.tr/beyin-tumoru-ilaclari.html Fri, 12 Oct 2018 19:50:42 +0000 Beyin Tümörü İlaçları, Beyin tümörü; Kafatası içerisinde büyüyerek beyin üzerine baskı yapar. Bulunduğu bölgeye ve baskı altında tuttukları beyin alanına göre belirtiler verir. Ancak kafa içinde yer kaplayan bütün Beyin Tümörü İlaçları, Beyin tümörü; Kafatası içerisinde büyüyerek beyin üzerine baskı yapar. Bulunduğu bölgeye ve baskı altında tuttukları beyin alanına göre belirtiler verir. Ancak kafa içinde yer kaplayan bütün durumlarda olduğu gibi ilk önce kafa içi basıncın artmasına bağlı belirtileri gösterir. Tümör düzensiz bir şekilde büyümeye devam eder. Büyüme ve genişleme, imkanı olmayan kafatası içerisinde beyin üzerine baskı yapmaya başlar. Tümör kötü huylu olduğu takdirde vücutta başka türlü hastalıklara da yol açabilmektedir. Tümör ameliyat ile alınacağı gibi eğer iyi huyluysa da ışınla da tedavi edilebilir. 
    Beyin tümörlerinin tedavisi genelde cerrahidir. İster kötü huylu, ister iyi huylu olsun, istisnalar hariç tümörlere cerrahi olarak tedavi yapılmaktadır. Ancak bazı durumlarda cerrahi tedavi uygulamak mümkün olmamaktadır. Eğer tümör beynin çok hassas olan bazı hayati noktalara yerleşmişse bu noktalara müdahale etmek hayati tehlike oluşturacağından tümör yerinde bırakılabilir. Bu durumda diğer yöntemlerle yani sadece ışın tedavisi ya da ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisinde kullanılan beyin tümörü ilaçları aşağıdaki gibidir.

    Önemli;
    Beyin Tümörü İlaçları ve Kullanım İlkeleri;
    Ayakta kimyasal tedavi (kemoterapi) yapılacak kanserli hastalara tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu ya da uzman doktor raporu baz alınarak kür tanımına uyacak tedavi uygulanıyor ise bir kürlük, kür tanımına uymayan tedavi uygulanıyor ise en fazla 3 aylık dozda ilaç verilebilir. 
    Kanser tedavisinde kullanılacak hormonlar ve hormon antagonistleri ile maligniteye bağlı organdan atlamış tümör al olgularda kullanılan yardımcı ilaçlar, tedavi protokolünü gösterir uzman doktor raporuna dayanılarak 3 aylık dozlarda verilebilir. 
    Kanser tedavisinde endik asyön dışı ilaç kullanımında, tedavi protokolünü ve daha önce uygulanan kimyasal tedavi dâhil diğer tedavileri de gösteren tıbbi onkoloji ya da hematoloji uzman doktorlarından her hangi birinin bulunduğu sağlık kurulu raporu aranır. (SUT ’un 4.2.14.A maddesinde belirtilen etken maddeler hariç)

    Tedavi protokolünü gösteren uzman doktor raporuna dayanılarak endikasyön uyumu aranmaksızın kullanılabilecek beyin tümörü ilaçları

    Asparaginaz, Adriamisin, Busulfan, Bleomisin, Dakarbazin, Daunorubisin, Daktinomisin, Epirubisin, Etoposid, Estramustin, Folinik asit, Fluorourasil, İfosfamid, Karmustin, Hidroksiüre, Klorambusil,Karboplatin, Lomustin, Melfalan, Mesna, Methotrexat, Mitomisin, Merkaptourin,
    Mitoksanton, Prokarbazin, Sisplatin, Siklofosfamid, Sitozin arabinosid, Tamoksifen, Vinkristin. Vinblastin, 

    Tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak uzman doktorlarca reçetelendirilecek beyin tümörü ilaçları

    Anastrazol, Amifostin, Bikalutamid, Dosetaksel, Buserelin, Eksemestan, Flutamid, Filgrastim, Goserelin, Gemsitabin, İnterferon alfa 2a-2b, İbandronik asit, İrinotekan, Klodronat, Kapesitabin, Lenograstim, Löprolid asetat, Letrozol, Medroksiprogesteron asetat, Oksaliplatin, Pamidronat, Paklitaksel, Siproteron asetat, Topotekan, Tegafur-urasil, Triptorelin asetat, Vinorelbin, Zolendronik asit.

    Uyarı; Doktorunuza danışmadan beyin tümörü ilaçları dahil kesinlikle hiçbir ilaç kullanmayın. Diğer ilaçlar ve beyin tümörü ilaçları, kutusunda bulunan prospektüste daha geniş ve güncellenmiş açıklamalar içerirler.
    ]]>
    Beyin Kanamasi Yogun Bakim https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanamasi-yogun-bakim.html Fri, 12 Oct 2018 21:37:12 +0000 Beyin kanaması yoğun bakım süreci yaşanabilir. Beyin kanamasına bağlı olarak hastada komanın gelişmesi halinde cerrahi müdahale sonucunda uzun bir süre beyin kanaması yoğun bakım süreci yaşanabilir. Beyin kanaması yoğun bakım süreci yaşanabilir. Beyin kanamasına bağlı olarak hastada komanın gelişmesi halinde cerrahi müdahale sonucunda uzun bir süre beyin kanaması yoğun bakım süreci yaşanabilir.

    Beyin kanaması kafatası içerisinde meydana gelen damarlarda yaşanan sorunlar nedeniyle beynin içinde yada üzerinde kan birikmesine bağlı olarak meydana gelen önemli bir rahatsızlıktır. Beyin kanaması kafaya alınan şiddetli travmalar sonrasında yaşanabileceği gibi ani tansiyon yükselmesi gibi sağlık sorunlarına bağlı olarak ta yaşanabilir. Hipertansiyona bağlı olarak gelişen kanama beyin içi arter kanamasıdır.

    Beyin dokusunun kendisini yenileme özelliği olmadığı için beyin kanamaları büyük risk oluşturmaktadır. Kanamanın meydana geldiği bölgede hücreleri yenilenemeyecek şekilde yok oldukları için kalıcı hasarların oluşma riski her zaman yüksektir. Yine kanamanın beynin hangi noktasında meydana geldiği de risklerin yükselmesinde en önemli faktörlerden biridir.

    Beyine ait damarsal hastalıklar arasında en kötü tabloya neden olan durum serebral arter kanamasıdır. Bu kanamanın tipik özellikleri; yaşlı, kilo problemi yaşayanlar, erkek ve hipertansiyonu olan bir hasta da ani baş ağrısı, kusma, bulantı ve hızlı gelişen tek taraflı felç ile birlikte şuur kaybı meydana gelir. Daha sonra kanamanın yeri, şiddeti, beyinde meydana gelen değişiklikler ve hastanın diğer genel hastalıklarına bağlık olarak ya hasta kaybedilir, yada gittikçe kötüleşen hasta beyin kanaması yoğun bakıma alınır, yada yavaş bir iyileşme görülür.  

    Beyin dışına olan kanamalar, genelde çarpma sonucunda oluşan travmalardır. Beynin üzerinde duramater denen bir zar vardır. Bu zarın üstünde bulunan damarlar travma sonucunda kırılan veya çatlayan kafatası kemiklerinin zedelenmesi ile kanama yapabilir. Oluşan kanama beyin zarı ile kafatasında bulunan kemikler arasında birikir ve beyinin sıkışmasına neden olur. Cerrahi müdahale edilmez ise beyin ölümü gerçekleşerek hasta ölebilir. Şiddetli travmalarda beynin üzerindeki damarlarda zedelenebilir. Bu damarlardan akan kan beyin zarı altında birikerek yine beyinin sıkışmasına neden olur. Ayrıca beynin üzerini örten çok ince bir zar olan araknoid zarın altına doğru da kanama olabilir.

    Kafa travmalarından sonra özellikle hastalar 24 saat kontrol altında tutulmalıdır. Bunun sebebi; beyin içinde meydana gelen bir kanama ilk başlarda belirti vermeyebilir. Ancak ilerleyen zamanlarda kanamanın artması ve beyine baskı yapması sonucunda hasta komaya girip beyin kanaması yoğun bakıma alınabilir. Bu nedenle kafa darbelerinden sonra 24 saat hastanede kontrol altında tutulurlar. Hasta kazadan sonra ilerleyen zamanlarda şiddetli baş ağrısı, kusma ve dalgınlaşırsa acil tam teşekküllü bir hastaneye gitmeniz gerekir.

    Beyin kanamalarının mevsimler ile ilgisi çok yoktur. Burada esas konuşulması gereken altta yatan bir neden yoksa kendiliğinden beyin içinde olan kanamalardan bahsedilmesidir. Bu kriterin içine tansiyon yüksekliği önemli bir faktör olarak rol oynadığı için yaz aylarında çok güneş olduğundan tansiyonun yükselmesi veya güneş altında çok fazla kalımasına bağlı tansiyon dengesi değişiklikleri, tansiyon artışlarına neden oluyor olabilir. Bundan dolayı bunların kontrol altında tutulması gerekir. Tansiyon yüksekliği yaşayan hastaların aşırı olan her şeyden uzak durulacak bir yaşam, aşırı sıcak, aşırı efor bu riskleri azaltabilecek faktörlerdir.  

    Beyin kanaması yoğun bakım süreci

    Beyin kanaması durumunda acil olarak müdahale kesinlikle uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır. Hastaya yapılacak müdahalenin zamanlaması ve kanamanın şiddetinin yanında hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gibi önemli durumlar bir araya toplanarak uygulanacak tedavi şekli belirlenir. Cerrahi müdahale ilk saatler içerisinde yapılır ve beyin kanaması yoğun bakım sürecine alınır, tedavisi yapılır ve hasta eski sağlığına kalı]]> Beyin Sinirleri https://www.beyin.gen.tr/beyin-sinirleri.html Sat, 13 Oct 2018 02:40:08 +0000 Beyin sinirleri, beynin karmaşık yapısı içerisinde bulunan ve ciddi şekilde önemli görevleri olan elemanlardır. Beyin sinirleri diğer bütün sinir sistemi gibi mesajları iletmek ve uzuvların düzgün çalışmasını sa Beyin sinirleri, beynin karmaşık yapısı içerisinde bulunan ve ciddi şekilde önemli görevleri olan elemanlardır. Beyin sinirleri diğer bütün sinir sistemi gibi mesajları iletmek ve uzuvların düzgün çalışmasını sağlamak için tasarlanmıştır. Bu bölgede meydana gelen travma, darbe yada içsel nedenler sonucu oluşan rahatsızlıklar tüm yaşamsal dengenin bozulmasına neden olabilir. Beyin sinirleri görev şekline göre çeşitli isimler almaktadır. İnsanda 12 adet yer alan beyin sinirleri  kraniyal sinirler olarak geçmektedir. Sinirlerin hepsi beyin tabanından çıkarak kafa tasındaki deliklerden geçerler. Bir ve ikinci çiftler serebrumdan, geriye kalan on çift ise beyin sapından doğru dağılır. Bunlar şu şekildedir;  

    Nervus olfactorius: Koku ile ilgili olan bu sinir, burun mukozasının koku uyarılarını almaya hassas olan bölgesinden başlayan filea olfactoria etmoid kemiğinin lamina cribrosını geçip bulbus olfacto riuslara varır. Bu bölgede oluşacak tıkanma vb. durumlar kokuların düzgün bir şekilde beyne iletilmesine engel olmaktadır. Bu bölgede oluşan rahatsızlıklarda koku hallusinasyonu denen durum ortaya çıkabilmektedir. Hasta olmayan kokuları duymaktadır. 

    Nervus opticus ve nervus oculomotorius: Birincisi görme siniridir. İkincisi gözün hareketini yapan sinirlerdir. Görme olayı göz içerisine giren ışığın ortaya çıkardığı duyumsal izlerle dış çevrenin ayrıntı bir şekilde algınlanmasıdır. 

    Nervus trochlearis: Orbita da bulunan M. obliquus superior'u innerve etmeye yarar. Beyin sakını arka bölümden terk eden ve en ince kraniyal sinirdir. Kafatası içerinde çapraz yapan bu sinir aynı zamanda seyri en uzun olandır. Bu bölgede rahatsızlık yaşayan hastalar, merdiven çıkarken ve kitap okurken zorlanmaktadırlar. 

    Nervus trigeminus: Yutma bölgesi siniridir. Tüm çiğneme kasları, diş bölgesi, burun mukozası, alt göz kapağı, ağız tabanı, yanaklar, alt ve üst çene mukozası ve dudaklar olmak üzere geniş bir bölgeyi innerve etmektedir. O yüzden bu sinirde meydana gelebilecek tahribat tüm bu işlevlerde aksama meydana getirebilecektir. 

    Nervus abducens: Orbita'da M.rectus lateralis'i innerve etmektedir.

    Nervus facialis: Kraniyal sinir grubunun yedincisini oluşturmaktadır. Beyin sapından, pons ile omurilik soğanı ortasından çıkar. Yüz ifadelerimizi yapmamızı sağlayan kaslara hükmeder. Dilimizin ön üçte ikisinden ve ağız boşluğundan gelen tat duyusunu ulaştırır. Bu sinir kafa ve boyundaki bazı gangliyonlara parasempatik lif bağlantısı sağlar, duyusal ve parasimpatik lifler içermektedir. Bu nedenle 3 farklı çekirdeğe sahiptir. 

    Nervus vestibulocochlearis: Kulak, duyma ve denge sağlayan sinirdir. Bu bölgede oluşan tümörler kulak çınlamasına, baş dönmesine ve denge kaybına neden olabilmektedir. 

    Nervus glossopharyngeus, nervus vagus: Yine yutak bölgesi sinirleri olarak geçerler. Birincisi yutak kavsinin 3.siniri, ikincisi ise 4. ve 5. siniridir.

    Nervus accessorius: Efferent bir sinir türüdür. Cranial ve spinal olarak iki kökten oluşmaktadır. Genel olarak M. trapezius, M. sternocleidomastoideus'un motor innervasyonu sağlar.

    Nervus hypoglossus: Dilin efferent siniri olup dil hareketlerini yaptırır. Dil kas grubunu innerve eder. Görüldüğü gibi beyin sinirleri çok karmaşık ve muazzam bir yapıya sahiptir.

    ]]>
    Orta Beyin https://www.beyin.gen.tr/orta-beyin.html Sat, 13 Oct 2018 03:07:09 +0000 Orta beyin, Beyin, kafatasımızda  bulunan ve iki bölüm şeklinde olan organımıza beyin denir. Hayatımız süresince tüm vücudumuzu yöneten organımız bu sistemde yer alır. Beynimiz sayesinde hayatımızı idame ettirir yemek Orta beyin, Beyin, kafatasımızda  bulunan ve iki bölüm şeklinde olan organımıza beyin denir. Hayatımız süresince tüm vücudumuzu yöneten organımız bu sistemde yer alır. Beynimiz sayesinde hayatımızı idame ettirir yemek yer, düşünür, uzuvlarımızı hareket ettirebiliriz. Beynimiz ön beyin, uç beyin, ara beyin, orta beyin, arka beyin, omurilik, omirilik soğanı ve beyincikten oluşur. Bunlardan orta beyin tüm duygularımızın temelinde olan bölümdür.

    Orta beyin işlevleri:

    Orta beyin, ponsun üzerinde, beyincik ile ara beyin arasında bulunur. Burası sinir liflerinden meydana gelmektedir. Orta beyin; beyincik, pons, omurilik soğanı ile bağlantı kuran sinirin geçtiği yerdir. Burada üçüncü karıncığı dördüncü karıncığa bağlamakta olan bir merkez vardır. Orta beynin üst kısmında ise dört adet çıkıntı vardır. Bu çıkıntılara "dördüz çıkıntılar" adı verilir. Ayrıca bu çıkıntıların üzerinde içerisinde bazı görme ve işitme gibi refleksine ait merkezler yer alır. Fazla ışığa maruz kalınca göz bebeklerinin küçülerek daralması, herhangi bir küçük seste dahi köpeğin kulaklarının hemen dik hale gelmesi ve az ışıkta genişlemesi ile bazı kulak refleksleri orta beyin tarafından yönetilir. Ayrıca beynin bu kısmında kas ve vücudun duruş şeklini düzenleyen merkezler de yer almaktadır. İstirahat halinde iken kasların belirli bir şekilde kasılı olarak kalmasını (kas tonusu) sağlar.

    Ayrıca orta beyinde bulunan ve “hipokampa” diye anılan bölüm ise hafızanın odağıdır. Bu merkez sanki beynin yazıcısı gibi çalışır. Bu yazıcıyı kendi arzunuz ile çalıştırıp, istediğimiz verileri kaydedebilirsiniz. Hipokamp bölgesi bilgilerin kalıcı hafızaya kaydedilip kaydedilmeyeceğine karar veren merkezdir. Beynin bu bölgesinde yüksek frekanslı elektrik sinyalleriyle uyarıldığı zaman sinaptık bağlantılar güçlenmektedir. Çeşitli öğrenme kanalından bize ulaşan bilgiler verdiğimiz önem seviyesine göre kaydedilir. Merak ve alaka duymadığımız, önemsiz gördüğümüz kısaca duyguların hareketlenmediği vakalarda gelen bilgiler düşük frekanslı elektrik sinyalleri niteliğinde oluşur. Sonuç olarak zayıf bağlar kurulur ve beyin “harddiskine” (korteks) kayıt yapma işlemi gerçekleştirilmez. Çünkü bu durumlarda “alıcılar” harekete geçememektedir. Duyguların uyandığı vakalarda ise hipokamp hareketli hale geçer, beynin en dış kısmında yer alan “korteks”e kayıt işlemi gerçekleşmektedir. Beynin üçüncü kısmı olan korteks, beynin düşünen, yazan, yeni icatlar yapan, ilgi duyan, plan yapan, öğrenmenin, zekanın ve hafızanın oluştuğu bolüm olup, sınırsız bir beleğe sahip görünmektedir. Üzerindeki görme, duyma, algılama merkezleriyle ve dış dünyayla sürekli iletişim halindedir. Bu kapasite, nöronlar arasında kurulan ilişkiler sayesinde sağlanır.  Duyguları uyandıran vakalar orta beyinde bulunan “hipokamp” vasıtasıyla beyin korteksi üzerine yazılır. Canlının olaya ilgisinin çekilmediği, merakın oluşturulmadığı ve konunun zevkli ve eğlenceli hâle dönüştürülmediği öğretme şüreçlerinin başarısızlıkla sonuçlanması “hipokamp” adı verilen ve orta beyinde bulunan bölgenin uyarılma izni alması mümkün değildir. 

    ]]>
    Beyin Testi https://www.beyin.gen.tr/beyin-testi.html Sat, 13 Oct 2018 23:06:16 +0000 Beyin Testi, bilindiği üzere zekayı ölçmek ve sağ sol beyin ayrımında hangi lobun daha aktif olduğunu öğrenmek için kullanılmaktadır. Bu testlerden en çok bilinen IQ testini açıklayarak başlayalım.IQ test Beyin Testi, bilindiği üzere zekayı ölçmek ve sağ sol beyin ayrımında hangi lobun daha aktif olduğunu öğrenmek için kullanılmaktadır. Bu testlerden en çok bilinen IQ testini açıklayarak başlayalım.

    IQ testi Alfred Bined tarafından düşük zekalı ve geri kalmış çocukları tespit ederek, iyi eğitim almalarını sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bu şekilde ortaya çıkışı sonrası uzmanlar tarafından geliştirilip, çeşitlendirilerek bugünkü halini almış ve herkese ulaşmıştır. IQ testinde sorulan sorularda insanların sözel muhakeme, algısal muhakeme, mantık, hafıza ve hız değerleri ölçülmektedir. Değerlerin ölçümü sonucunda zeka değerleri şu şekilde sınıflandırılır;
    • 0-25 arası gerilik,
    • 26-50 arası orta gerilik,
    • 51-75 arası hafif gerilik,
    • 76-90 arası tam sınır zeka,
    • 91-110 arası normal zeka,
    • 111-125 arası ileri zeka,
    • 126-140 arası üstün zeka,
    • 140-155 arası çok üstün zeka,
    • 156 ve üzeri deha kabul edilmektedir.
    Ancak Beyin Testi üzerine yapılan son araştırmalar sonucunda IQ değerinin zeka ölçmede yetersiz olduğu fikri ortaya çıkmıştır. Bunun sebeplerinden birisi de Howard Garner tarafından ortaya atılan "çoklu zeka kuramı teorisi"dir. Bu kurama göre IQ testi zekayı ölçmede tek faktör sayılamaz çünkü zeka sadece mantıksal, matematiksel ve sözellikten ibaret değildir. Zeka, görsel, sözel, matematiksel, kinestetik, müziksel, içsel, sosyal, doğasal ve varoluşsal olarak çeşitlendirilmektedir. Çoklu zeka kuramı haricinde IQ,EQ ve SQ ayrımı da mevcuttur. Bu teoride ortaya atılan fikir ise şu şekildedir;

    IQ: insanların mantıksal ve matematiksel zekası,
    EQ: duygusal zekadır, EQ'yu yoğun olarak kullanan insanlar sosyal hayatlarında aktif ve çevreleriyle uyum içerisindedir.
    SQ: ruhsal zekayı ifade eder. SQ'ya kısaca IQ ve EQ'nun toplamı denilmektedir. Ruhsal zekanın dengede olması için IQ ve EQ'nun da dengede olması gerekmektedir.

    Beyin Testi diğer bir kullanıldığı alan ise sağ sol beyin lobunda hangisinin daha aktif şekilde kullanıldığını ölçmek üzere olanıdır.Bu testin ortaya çıkışı ise sara hastalığı üzerine çalışan nobel ödüllü Roger Sperry tarafından olmuştur. Sara hastalığının tedavisi için beynin iki lobu arasındaki bağlantıyı kesen Roger, bu lobların birbirinden bağımsız şekilde çalıştığını farketmiş ve sağ sol beyin ayrımı ortaya çıkmıştır. Sağ ve sol beyin özellikleri şu şekildedir;

    Sağ beyni aktif insanlar: Yaratıcı, sanatsal, sezgisel ve sözel özellikleri  daha yoğun şekilde kullanmaktadırlar.

    Sol beyni aktif insanlar: Mantıklı, analitik düşünebilen ve düzenli plan yapan insanlardır.

    Bu testi yaparak, aktif kullanılan alanı ölçme sebeplerinden biri de zayıf olan lobun geliştirilmesi içindir. Çünkü sağ ve sol beyin iki lobu aktif olarak kullanmak insanları her alanda başarıya ulaştırmaktadır. Günümüz liderlerine ve dünya çapında nam salmış başarılı insanlara bakacak olursak onlar beyin loblarının iki tarafını da aktif kullanan bireylerdir.
    ]]>
    Tansiyon Beyin Kanaması https://www.beyin.gen.tr/tansiyon-beyin-kanamasi.html Sun, 14 Oct 2018 13:24:39 +0000 Tansiyon Beyin Kanaması, Damarlar içerisinde kanın dolaşabilmesi için belli bir basınca ihtiyacı vardır. Bu basınç kalbin kasılıp açılmasıyla kanın damarlara pompalanması ve atardamarların elastikliği ile bu basınc Tansiyon Beyin Kanaması, Damarlar içerisinde kanın dolaşabilmesi için belli bir basınca ihtiyacı vardır. Bu basınç kalbin kasılıp açılmasıyla kanın damarlara pompalanması ve atardamarların elastikliği ile bu basıncı dengeleme olayına tansiyon denmektedir. Kalp kasılmasıyla atardamarlara kan pompalanırken basınç seviyesi en yüksek dereceye ulaşır, buna büyük tansiyon (sistolik) denir. Kalbin gevşemesiyle damarlara pompalanan kan durur ve devreye damarların elastik özelliği girer alçak bir basınçla kan dolaşımını devam ettirir. Bu duruma da küçük tansiyon (diastolik) denir. Tansiyon basınç değerleri her insanda aynı olmaya bilir. Genel olarak  tansiyon değerleri ise büyük tansiyon 120-140 küçük tansiyon 70-90 şeklinde normal sayılmaktadır. Doğru bir tansiyon ölçmek için, hasta beş dakika dinlendirilir ve iki koldan da tansiyonu ölçülür, sonra hangi kol yüksek çıkmışsa o koldan 3-5 dakika sonra tekrar ölçülür. Ölçüm yapılan kol kalp hizasına getirilmeli ve kolun altı desteklenmelidir. Beyni çevreleyen damarlardan birinin yüksek tansiyondan veya darbeden dolayı patlaması veya yırtılması sonucu damarların taşıdığı kanın beyne sızmasına beyin kanaması denmektedir. Özellikle yaşlı insanlarda, damarlar ilk özelliklerini kaybeder damarlar zayıf olduğundan en ufak bir basınçta, yüksek tansiyonda yırtılma olasılığı vardır. Anevrizma adı verilen beyin damarlarında oluşan baloncukların patlaması sonucu da tansiyon beyin kanaması gerçekleşir. Hasta da bulantı, kusma, baş ağrısı, her hangi bir yerini hareket ettirememe, bilinç kaybı, denge kaybı, yutkunma zorluğu, uyuklama, suratta eğilme,gibi belirtiler görüldüğü takdirde en yakın sağlık merkezine acilen gitmesi gerekir. Aksi takdirde geç kalındığında, inme, felç ve en kötüsü ölümle sonuçlana bilir.

    Düşük Tansiyon Beyin Kanaması

    Düşük tansiyon, (hipotansiyon) Bazı insanlar ciddi bir belirtisi olmadığı surece hiç bir problem yaşamazlar. Ama, baş dönmesi, sersemlik hissi, bulantı, göz kararması, nefes almada güçlük, halsizlik ve yüz renginin beyazlaması tansiyonun düşmüş olabileceği belirtilerdir. Tansiyonun düşmesi kalp rahatsızlığından, vücudun yeterince su ihtiyacının giderilmediğinden, vitamin eksikliğinden veya vücutta kan yetersizliğinden olabilir. Tansiyon çok fazla düşük olduğunda kan dolaşımı yavaşlayacağından vücut yeterince oksijen ve besin alamayacağından hasta şok yada inme geçirebilir.
     
    Yüksek Tansiyon Beyin Kanaması

    Yüksek tansiyon ,(hipertansiyon) Atar damarlardaki kan basıncının yükselmesi ve kalbin normalden daha fazla çalışması anlamına gelir. Tansiyonu yüksek olan bir kişide; baş dönmesi, baş ağrısı, kalp ağrısı, burun kanaması, kulak çınlaması, nefes darlığı, bulanık görme ve düzensiz kalp atışları şikayeti olur. Hasta tedavi olmazsa kalp yetmezliği, damarlarda daralma, felç, böbrek yetmezliği, körlük, kalp büyümesi, beyin kanaması gibi ciddi sorunlara sebebiyet verir.
    ]]>
    Beyin Felci https://www.beyin.gen.tr/beyin-felci.html Mon, 15 Oct 2018 07:29:58 +0000 Beyin felci, tıp dilindeki beyin felci halk arasında inme olarak bilinir. Beyin felci rahatsızlığı teknolojinin gelişmesi, radyasyon artımı ile daha çok artış gösteriyor günümüzde. Beyin felci boyun ve beyin damarında meydana Beyin felci, tıp dilindeki beyin felci halk arasında inme olarak bilinir. Beyin felci rahatsızlığı teknolojinin gelişmesi, radyasyon artımı ile daha çok artış gösteriyor günümüzde. Beyin felci boyun ve beyin damarında meydana gelen şişmeler ağrılar ile kendini gösteriyor. Aynı zamanda ilk evrelerde sağ ve sol kolda hareket etmede güçlük yaşanır, ağrılar meydana gelir. Konuşmada güçlük yaşanır, kekemeler meydana gelir. Algılama sorunları yaşanır, zaman zaman bilinç kaybı yaşanır kurmak istediği cümleye başlar fakat devamını getiremez. Söyledikleri şeylerde tutarsızlıklar olur ve bir anı diğerine uymaz. Göz ve başta da sıkıntılara sebep olur. Gözde görme bozukluğu oluştururken, başta şiddetli ağrılar meydana getirir.

    Beyin Felci
    Beyin felci, beyin felcinin bu güne kadar kesin bir tedavi yöntemi bulunmamıştır. Beyin felci rahatsızlığı geçiren hastalarda tedavi sadece ağrıları dindirmeye, hastalığın iyice ilerlemesine engel olmaya çalışılır, iyileşme gibi kesin bir durum söz konusu değildir. Tedaviye önce ilaç ile başlanabilir bu fiziksel tedaviye bir hazırlık niteliğindedir. İlaçlarla hastanın hareketsizlikten katılaşan ve sertleşen eklemleri yumuşatılır ve daha sonra fizik tedaviye başlanır. Beyin felci rahatsızlıklarında en fazla kullanılan tedavi yöntemi de fizik tedavisidir. İlaçla yumuşatılan eklemlerde fiziksel hareketler sayesinde daha kolay hareket kabiliyeti kazandırır. Fiziksel terapilerin düzenli olarak yapılması gerekir yumuşayan eklemler sertleşirse tekrar hareketler kısıtlanır. Bu tedavi uzun bir süreçtir fakat düzenli yapıldığında olumlu sonuçlar verecektir. Hasta kollarını daha rahat kullanacak, ağrıları dinecektir.

    Beyin felci, yetişkinlerde görüldüğü gibi yeni doğan 2,5-3 kilonun altında olan bebeklerde de görülür. Beyne oksijen gitmemesi beyin felcine sebep olur. Bu durum ileriki yaşlarda bebekte uyum problemlerine sebep olur. Beyin fonksiyonlarının yeterli ve yerinde çalışmasını engelliyor.
    ]]>
    Beyin İçin Faydalı Besinler https://www.beyin.gen.tr/beyin-icin-faydali-besinler.html Mon, 15 Oct 2018 18:31:51 +0000 Beyin için faydalı besinler, Dengeli ve düzenli beslene, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri yeteri kadar alma diğer organlarda faydalı olduğu gibi beynin sağlıklı olması için de önemlidir. Dengesiz besle Beyin için faydalı besinler, Dengeli ve düzenli beslene, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri yeteri kadar alma diğer organlarda faydalı olduğu gibi beynin sağlıklı olması için de önemlidir. Dengesiz beslenmeme, vücutta yaşanan vitamin ve mineral eksikliği, kalori yönünden boş gıdalarla beslenme beyni etkileyerek hafızanın zayıflamasına neden olur. Ayrıca konsantrasyon eksikliği, zihin problemleri  gibi sorunlara yol açar. Bazı besinler beyin fonksiyonlarının sağlıklı işlemesi için oldukça yararlıdır.

    Beyin İçin Faydalı Besinler

    Yumurta: Yumurtanın kolesterolü yükselttiği düşünülse de düzenli olarak tüketildiğinde beyin fonksiyonlarına iyi geldiği bazı araştırmalar ile ortaya koyulmuştur. İçeriğinde hafızayı güçlendiren ''kolin'' adlı madde içermektedir.

    Yeşil Çay: Yeşil çayda bulunan antioksidanlar özellikle Alzheimer hastalığına karşı iyi gelmektedir. Alzheimer hastalığını önleyici ve geciktirici etki sağlamaktadır. İçeriğinde bulunan antioksidanlar özellikle yaşı ilerlemiş kişilerde sinir hücre kaybına yol açan serbest radikaller ile mücadele eder.

    Yaban Mersini: Yaban mersini yaş ilerledikçe zayıflamaya başlayan hafızanın güçlenmesini sağlar. A-C vitamini bakımından zengin içeriğe sahip olan yaban Mersini yapılan bir araştırma sonucu sinir hücreleri ile etkileşime geçerek belleği geliştirdiği kanıtlanmıştır. Ayrıca serbest radikallerin yol açtığı ve ciddi bir problem olan strese karşı da iyi geldiği düşünülmektedir.

    Beyin İçin Faydalı Besinler

    Esansiyel Yağ Asitleri: Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri hem beyin gelişimine hem de beynin fonksiyonel olarak çalışmasına yardımcı olmaktadır. Beyin esansiyel yağ asitlerini kendi salgılamadığı için bu asitlerin beslenme listesine eklenerek düzenli tüketilmesi gerekir. Ceviz, balık, keten tohumu ve keten tohumu yağı esansiyel yağ asitleri bakımından zengin içeriğe sahiptir.

    B1 Vitamini Bakımından Zengin Besinler: B1 vitamini beyin sağlığını ve gelişimini korumak için en önemli vitaminler arasında yer almaktadır.Vitaminin eksikliği unutkanlık, depresyon ve sinirlilik hali gibi sıkıntılara yol açabilir. Baklagiller, tam tahıllı pirinç, sakatatlar vitamin bakımından zengin içeriğe sahiptir.

    B6 Vitamini Bakımından Zengin Besinler: B6 vitamini sağlıklı bir beyin için önemli vitaminler arasında yer almaktadır. Vücutta B6 vitamini eksikliği yaşandığında geçici hafıza kaybı ve dikkat eksikliği yaşanabilir. Yetişkinlerin günlük 1.3 miligram B6 vitaminine ihtiyacı vardır. Peynir, süt, tavuk, hindi, dana karaciğeri, mercimek, fasulye, ıspanak B6 vitamini bakımından zengin besinler arasında yer almaktadır.

    Folat Bakımından Zengin Besinler: Folat bir tür B vitaminidir. Vücudun yeni hücreler üretmesini sağlar ve hücre yapısını koruyucu özellik taşır. Özellikle gebelik döneminde ortaya çıkan folat eksikliği gebelik ile alakalı bir çok soruna neden olabilir. Erken doğum, bebeğin zayıf doğması gibi problemlere yol açar. Gebelik dönemine anne adayının günlük alması gereken folat miktarı 400 mikrogramdır. Fasulye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal folat bakımından zengin içeriğe sahip olan besinler arasındadır.

    Bitter Çikolata: Antioksidan ve magnezyum bakımından iyi bir kaynak olan bitter çikolata beyne gereken oksijenin taşınmasını sağlar ve beynin daha aktif bir şekilde işlemesine yardımcı olur.

    Beyin vücudun en önemli organlarından biridir. Bu nedenle diğer organlarda olduğu gibi beyin için de ihtiyaç duyulan besinlerin düzenli tüketilmesi ve beynin ihtiyacının karşılanması gerekir.

    ]]>
    Beyin Anevrizması https://www.beyin.gen.tr/beyin-anevrizmasi.html Tue, 16 Oct 2018 13:20:48 +0000 Beyin anevrizması, beynin damar yapısında kalıcı bir balonlaşmayı gösterir. Beyin anevrizmaları yerleşim yerine göre, oluş sebebine göre, damarla ilişkilerine, şekil ve büyüklüklerine göre türlere ayrılmaktad Beyin anevrizması, beynin damar yapısında kalıcı bir balonlaşmayı gösterir. Beyin anevrizmaları yerleşim yerine göre, oluş sebebine göre, damarla ilişkilerine, şekil ve büyüklüklerine göre türlere ayrılmaktadır. Genellikle toplumda görülen anevrizmalar ise, doğuştan olan bozukluklara daha sonradan eklenen, kan akışıyla ilgili sorunlarla ortaya çıkan, damar ayrılma noktalarında ya da atardamar çatallanmasıyla görülen, genellikle kiraz görünümünde olan anevrizmalardır. Beyin anevrizması toplumda en fazla 40-60 yaş arasında genellikle ağır bir beyin kanamasıyla ortaya çıkar. Fakat çok erken yaşlarda da, beyin kanamasıyla birlikte ortaya çıkabilir.

    Beyin anevrizmasının oluşması

    Beyin damarlarındaki yapı, diğer organlardaki damar yapısından daha farklıdır. Beyindeki damar duvarında olan katlar bazı insanlarda daha zayıf ve eksik olabilir. Bu nedenle atardamar çatallanma yerlerinde ya da damarların çıkışında, damar duvarında olan kas tabakasında, damarın iç duvarındaki elastik tabakada defekt olduğunda damarda balonlaşma nedeniyle anevrizma oluşabilir. Bunun doğuştan damar zayıflığına kan akışıyla ilgili etkenlerin ilave olmasıyla anevrizma oluştuğu düşünülmekte, ancak kesin neden bilinmemektedir.

    Beyin Anevrizması

    Beyin anevrizmasını risk faktörleri tetikleyebilir

    Bu rahatsızlığın görülme sıklığında bölge ve ırk özellikleri oldukça önemlidir. Bazı ailelerde ve toplumlarda bunun görülme sıklığı daha fazladır. Bu nedenle genetik etkenlerin buna etkili olduğu düşünülür. Yapılan araştırmalarda bazı genetik bilgilere ulaşılsa da, bunların ne olduğu ve etkileri tam olarak bilinmemektedir. Genellikle hastaların onda birinde ailesel yatkınlık olduğu görülmektedir. Bu kişilerde anevrizma erken yaşlarda ve ağır seyretmektedir. Polikistik böbrek hastalığında, marfan sendromunda, bazı sistemik bağ dokusu rahatsızlıklarında beyin anevrizması daha yüksek oranda görülür. Bunun için yaş ve cinsiyette önemlidir. 40-60 yaş arası kadınlarda bundan daha fazla etkilenir. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, kanda iltihaplanma, alkol bağımlılığı, kafaya alınan darbeler anevrizma oluşumunda etkili olabilir. Beyin anevrizmasındaki doğal seyirde % 90 üzerinde anevrizmanın yırtılması ve kanamasıyla ortaya çıkar. Klinik tabloda anevrizmaya eşlik eden ağır beyin kanamasının ve komplikasyonların tedavi edilmesi gerekir.

    Beyin anevrizması belirtileri ve tanısı

    Hastalarda % 10 kadarında anevrizma çevre beyin yapılarında bası oluşturmakta ve bazı nörolojik bulgular ortaya çıkmaktadır. Bu bulgular,

    • Görme bozuklukları
    • Göz hareketlerinin kısıtlanması, çift görme
    • Konuşma bozuklukları
    • Gözlerde ve yüzde ağrı olması
    • Bunama
    • Yürüme bozukluğu
    • Vücutta herhangi bir yerde duyu ve kuvvet kaybı
    • Duygulanım bozuklukları
    • Baş ağrısı

    Hastalarda olan bulgular doğru değerlendirilirse, anevrizma kanamadan teşhis edilebilir. Bazen hastalara başka bir nedenle yapılan görüntüleme tetkiklerinde anevrizma tanısı konulabilir. Bu şekilde kanama olmadan anevrizmanın teşhis edilmesi, hasta için oldukça iyidir. Beyin anevrizması tanısında bilgisayarlı beyin tomografisi BT, serebral anjiyografi serebral manyetik rezonans MR gibi tetkiklerden yararlanılır.

    Beyin anevrizması tedavisi

    Hastalarda beyin anevrizması tanısı konulursa, hemen yaşamsal fonksiyonların takip edilmesi için, monitorizasyon girişimleri yapılır. Bu şekilde hastanın beyin fonksiyonları, kanlanma gibi etkenler incelenir ve ameliyat için   hasta hazırlanır. Yapılan işlemler 72 saat içinde tamamlanmalıdır. Hastanın ilk 6 saat içinde ameliyat alınması oldukça önemlidir. Ameliyatta amaç kanamaya neden olan anevrizmanın özel bir alaşımdan yapılan klip denilen malzemeyle kaplanması ve betin damarlarının bundan zarar görmemesidir. Ameliyattan sonra hastalar yoğun bakım ünitesine alınır, ileri takip ve yoğu]]> Beyin Fırtınası https://www.beyin.gen.tr/beyin-firtinasi.html Tue, 16 Oct 2018 15:55:25 +0000 Beyin fırtınası kişilerin belirli bir konu hakkında fikirlerini rahat bir şekilde ifade ettikleri bir ortamda yapılan grup tartışma şeklidir. Beyin fırtınasında değişik olarak ortaya fikirler atılmakta ve Beyin fırtınası kişilerin belirli bir konu hakkında fikirlerini rahat bir şekilde ifade ettikleri bir ortamda yapılan grup tartışma şeklidir. Beyin fırtınasında değişik olarak ortaya fikirler atılmakta ve bu sayede kısa sürede farklı farklı çok sayıda fikir üretilmektedir. Üretilmiş olan bu fikirlerin içerisinden uygun olanlar seçilerek kullanıma sunulmaktadır.


    Beyin fırtınasının faydaları arasında gösterilebilecek olanlar ise şöyle sıralanmaktadır
    • Beyin fırtınasına katılım sağlayan bütün kişilerin deneyim ve bilgilerini ortaya koyması
    • Yaratıcılığı desteklemesi
    • Beyin fırtınasına katılan bütün kişilerin katılımını sağlamasıdır.
    Beyin fırtınası bir ekip lideri eşliğinde gerçekleştirilir ve katılım sağlayan kişilerin teker teker fikirleri alınır sonrasında ise bu fikirler ekip lideri aracılığıyla not edilir. Bu aşamada beyin fırtınasına katılan bütün kişilerin fikirlerinin tamamlanmasına kadar devam eder ve tamamlandığında da ekip lideri tekrardan tartışmacılara başka fikirlerinin olup olmadığını sorar ve bu konuda başka fikir yoksa beyin fırtınası sona erer.

    Beyin fırtınasında uygulanan kurallar şu şekilde gerçekleşmektedir;
    • Her tartışmacı katılımcı bir fikir belirtir
    • Bu fikirler dönüşümlü olarak belirtilir
    • Fikirler söylenirken hiç kimse ortaya atılan fikirlere müdahale etmeden ve bu fikirleri eleştirmeden tartışmacıya saygı gösterirler 
    • Söylenmiş olan her fikir kabul edilebilmektedir.
    Beyin fırtınası ne zaman kullanılır diyecek olursak
    • Beyin fırtınası amaçları belirlemek amaçlı
    • Öğretmen, öğrenci katılımını sağlamak amaçlı
    • Grupların fikir üretiminde
    • Değişim yaratacak fikirleri ortaya atmak amaçlı
    • Görüş birliğine ulaşmak için ve gelişim hedeflerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır.
    Beyin Fırtınası

    Beyin fırtınasını toplum olarak çok sık tercih etmemekte olup kişiler ve gruplarla fikir değişiminde bulunmayı benimsememekteyiz. Beyin fırtınasını yaratıcılığı ortaya koymak amacıyla desteklemeli ve sürekli olarak kullanmalıyız. Bu fikirleri fikir alışverişine dönüştürmeliyiz. Bireylerle yapılan bu fikir alışverişlerinde çok yaratıcı fikirler ortaya çıkmakla birlikte verimlilikte sağlanabilmektedir.

    Beyin fırtınasında önemli olan ise bireyler arası grup iletişimi olmaktadır. Bu iletişimde farklı fikirlerin oluşmasını sağlamak asıl amaç olarak kendini gösterir. Tüm katılımcılar bu fikirlere saygı duyar ve fikirlerin bir havuzda toplanmasına katkı sağlar. Beyin fırtınasında fikir alışverişi yaşandığı içindir ki zihnimiz de açılır ve gelişim gösterir. Bu amaçla sık sık beyin fırtınası yapmak önerilmektedir.

    ]]> Beyin https://www.beyin.gen.tr/beyin.html Wed, 17 Oct 2018 01:17:42 +0000 Beyin, Canlılarda sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organdır. Beyin; Kafa içini dolduran, üç kat beyin sarı ile örtülü, beyaza yakın gri renkli, yumuşak sinir sisteminin en önemli kısmı ve merkezi olan organ. Bütü Beyin, Canlılarda sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organdır. Beyin; Kafa içini dolduran, üç kat beyin sarı ile örtülü, beyaza yakın gri renkli, yumuşak sinir sisteminin en önemli kısmı ve merkezi olan organ. Bütün omurgalı hayvanlar ve çoğu omurgasız hayvanlar (süngerlerin bir kısmı, knidliler, tulumlular ve derisi dikenliler gibi omurgasızlar hariç) beyne sahiptir. Omurgalıların vücudunda en karışık yapıya sahip olan beyin, duyma, tat alma, görme, koklama ve denge gibi duyulara hizmet eden merkezi sinir sistemidir.

    Beyin, kendisini koruyan kafatası boşluğu içinde yer alır. Genel olarak biçimi, büyüklüğü ve ağırlığı içinde bulunduğu kafatasının biçimi ve canlının vücut büyüklüğüne, vücut gelişmişlik durumuna göre değişebilir. Her canlı türüne göre büyüklüğü farklılık gösteren beyin, insanlarda 1300-1500 gram arasında değişir. Beyin büyüklüğü ile beyinin kabiliyeti veya beyin kıvrımları birbirinden tamamen farklıdır.

    Fizyolojik Olarak Beyin
    • İnsanlarda ortalama 1,5 kg ağırlığındadır
    • Kişiden kişiye değişen 1130-1260 santimetre küp hacme sahiptir.
    • İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar nöron vardır.
    • Kan dolaşımına sahip bir beyin yumuşak bir yapıdadır
    • Gri bir rengi vardır
    Kimyasal Olarak Beyin
    • Başlıca yapı maddesi proteindir.
    • Lesitin gibi yağ dokuları bulunur
    • Sinir faaliyetleri glikozun oksijen ile birleşerek yanması sonucu oluşur
    Beyin tüm canlılarda vücudun diğer organlarının merkezi kontrolünü sağlar. Hormon denen kimyasalların salgılanmasının işletimi ve kas aktivitesinin oluşumu vücudun diğer organları üzerindeki işlevlerindendir. Beyinde bulunan bu yapı çevredeki ufak değişikliklere bile gayet hızlı ve koordine tepki vermemizi sağlar.

    Beyin
    Beyin Anatomisi, merkezi sinir sisteminin kafa boşluğu içinde kalan kısmı ansefal olarak adlandırılır. Ansefal da bulunan merkezlerin en önemlisi omurilik soğanı, beyin ve beyinciktir. Anatomik olarak beyin, üç kısma ayrılır; ön beyin, orta beyin ve art beyin. Ön beyin, üst düzey işlevleri kontrol ederken, orta ve art beyin daha çok bilinç dışı otonom işlevleri yürütür.

    İnsan Beyni; sinirler ve omurilik sayesinde merkezi sinir sistemini kontrol eder ve insan vücudunda bulunan tüm işlevleri yönetir. Kalp atışı, nefes alma, sindirim gibi istemsiz eylemler beyinde bulunan otonom sinir sistemi sayesinde farkına varmadan beyin tarafından yönetilir. Düşünme, mantık, soyutlama, hesaplama, tahmin gibi daha karmaşık zihinsel eylemler beyin tarafından bilinçli yönetilir.

    Vücut yapısına göre değişiklik gösterebilen beyin kütlesi insanlarda diğer canlılara oranla artış göstermiştir. Bu süreç özellikle beynin dil ve bilinç ile ilgili olan bölümü Neokortekste  daha belirgindir. Neokorteks insan beyninin kütlesinin yaklaşık %76'sını oluşturur. Neokorteks bölümü insanı diğer canlılardan daha akıllı kılan bölümdür. Örneğin bir filde beyin ortalama 5000 gramdır ancak 1500 gram civarında olan insan beyninde neokorteksin daha gelişmiş olması insanın fillerden daha akıllı bir canlı olmasını sağlar.

    İnsan beyninin yapısı, kişiler arasında genel olarak benzer özellikler gösterir. İnsan beyni genellikle 1500 gram civarındadır ve beyinde yaklaşık olarak 86 milyar nöron vardır. Gri bir renge sahip olan beyin, yumuşak bir yapıdadır.

    İnsan Beyninde Beş Ana Lob vardır. Bu lobların işlevleri,

    Ön (frontal) Lob; insanlarda bilinçli düşünmeyi sağlar, ruh hali ve hisleri yönetir.

    Yan (Parietal) Lob; dışarıdan alınan duyguları işler ve çeşitli duyu organlarından gelen bilgileri birleştirir.

    Arka Baş (Oksipital) Lob; Görme işlevinin gerçekleşmesini sağlar. Hafif zarar halinde halüsinasyonlar orta]]> Beyin Bölümleri https://www.beyin.gen.tr/beyin-bolumleri.html Wed, 17 Oct 2018 13:26:28 +0000 Beyin bölümleri, insan beyni merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sisteminden oluşur ve insanların kalp atışı, soluk alıp verme, zihinsel eylemler gibi tüm fonksiyonlarını gerçekleştirir. İnsan beyni ortalama bir buçuk kilo Beyin bölümleri, insan beyni merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sisteminden oluşur ve insanların kalp atışı, soluk alıp verme, zihinsel eylemler gibi tüm fonksiyonlarını gerçekleştirir. İnsan beyni ortalama bir buçuk kilo ağırlıktadır ve yaklaşık seksen altı milyar nöron vardır. Beyin bölümlerinin her birinin farklı bir işlevi vardır. Beyin bölümlerinden biri beyin sapı, beynin aşağı doğru olan bir uzantı şeklindedir. Beyinciğin hemen önünde yer alır ve beyin ile omurilik arasındaki ilişkiyi sağlar. Beyin sapında göz için önemli olan hareket sistemi ve yüz hareketlerinin oluşumları kontrol eder. Beyin sapındaki medülla oblangata nefes alıp vermeyi, kan basıncını, kalp ritmini ve yutkunmayı kontrol eden bir yapıya sahiptir. 

    Beyin bölümleri, diğeri de beyinciktir. Beyincik kafanın arkasındaki oksipital lobun altında yer alır. Beyincik ince el hareketlerinin işlevini sağlar. Ayrıca beyincik tekrarlanan hızlı hareketlerin yapımında kolaylık sağlar. Hipotalamus da beynin bölümlerinden biridir. Hipotalamus hipofiz bezine mesaj ileten sinir bağlarını içinde bulundurur. Yemek yeme, cinsel davranışlar, uyku durumu, vücut ısısı gibi hormon hareketlerini kontrol eder. Bir diğer bölümde loblardan oluşur ve loblar da kendi arasında bölümlere ayrılır. Frontal loblar, en büyük loblardır. İstemli hareketler, konuşma, öfke ve kişilik ile ilgilidir. Oksipital loblar beynin arka tarafında bulunan loblardır ve görmemizi sağlar. Paryetal loblar, görme, duyma ve duyu sinyallerinin algılanmasına yardımcı olur. Temporal loblar kulak hizasında bulunur ve hafızada bilgilerin saklanmasına yardımcıdır. Beynin bir bölümüde limbik sistemden oluşur. Beyin BölümleriLimbik sistem insanların cinsel olgunluktaki gelişmelerinde işe yarar. Beynin bölümlerinden bir diğeri hipofiz bezidir. Hipofiz bezi burnun arkasında beynin hemen alt kısmında kemikli bir yapının içine lokalize olarak bulunur. Büyüme gelişme gibi hormon salınımlarını kontrol eder. Posterior fossa da beynin bölümlerindendir. Beynin arka çukur kısmında bulunur. Talamus ve omurilik arasındaki sinyal alışverişini sağlar. Kendi içinde dört bölüme ayrılır. Bunlar hipotalamus, epitalamus, ventral talamus ve dorsal talmustur. 

    Beyin bölümleri, beynin bölümlerinden birisi varol köprüsü olarakta bilinen ponstur. Beyinciğin hemen altında omurilik soğanının altında lif demetleri halinde oluşmuştur. İşlevi beyinciğin bir yarısından diğer yarısına impulsları taşımaktır. Böylelikle kasların çalışmasına yardımcı olur.
    ]]>
    Beyin Amaliyatı https://www.beyin.gen.tr/beyin-amaliyati.html Thu, 18 Oct 2018 05:08:56 +0000 Beyin Ameliyatı farklı sebepler için yapılmaktadır. Bazen beyinde bir damar tıkanıklığı bazen beyinde meydana gelen tümörler bu ameliyatların en önemli sebepleridir. Çok önemli ve hayati açıdan riski olan ameliyatlar sırası Beyin Ameliyatı farklı sebepler için yapılmaktadır. Bazen beyinde bir damar tıkanıklığı bazen beyinde meydana gelen tümörler bu ameliyatların en önemli sebepleridir. Çok önemli ve hayati açıdan riski olan ameliyatlar sırasında kalp ameliyatlarıyla birlikte ilk sırada yer almaktadır. Beyin Ameliyatı geçiren bir insanı ameliyat öncesinde ameliyat sırasında ve sonrasında önemli etkiler bekler. Doktorlar beyin ameliyatını gerçekleştirmek için genel olarak ameliyata karar vermeden öncelikle hastadan ve hasta yakınlarından izin istemektedir. Bu beyin ameliyatının ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Beyin ameliyatları damar tıkanıklığı ve beyin tümörleri dışında da birçok sebeple gerçekleştirilebilir.

    Ameliyattan sonra ilk günlerde hastalarda ciddi baş ağrıları meydana gelebilir. Bunun yanı sıra hastalarda güç kaybı ve halsizlik görülmektedir. Bunlar her ne kadar genel olarak karşılaşılan problemler olsa da hastaların bünyelerine göre değişiklik gösteren durumlardır. Ameliyattan sonra bazı hastalarda baş ağrısı ve halsizlik dışında daha ciddi olarak enfeksiyon riski de bulunmaktadır. Antibiyotikler ve hastaya titiz bakılması durumunda enfeksiyondan bir an önce kurtulmak mümkündür. Bazı beyin ameliyatları sonrasında ise hastalarda beyin ödemi gerçekleşebilir. Ödem içinde yine ilaç tedavileri kullanılmaktadır fakat enfeksiyon kadar kurtulması kolay olmayabilir. Beyinde oluşan ödemler giderilemezse ikinci bir ameliyata kadar gidilebilir. Steroid hormonları içeren ilaçlar ödemin giderilmesi için tedavinin başlangıcıdır. Bazı hastalarda ise beyin ameliyatı sonrası denge kayıpları, buna bağlı olarak görme ve konuşmada farklılıklar, unutkanlıklar ve kişinin algılarında problemler olabilir. Bu durumlar zamanla azalsa da çoğu hastada ameliyattan önceki duruma gelmesi mümkün olmayabilir. Beyin ameliyatının ne kadar ciddi olduğunu bu durumlar bize daha net belirlemektedir. Bu durumlardan en az hasarla kurtulmak için ameliyat sonrası bakım ve yaşam süreci çok önemlidir.
    Beyin Amaliyatı
    Beyin Ameliyatı Sonrası Yapılması Gerekenler
    • Doktorunuzun belirlediği ağrı kesiciler ve varsa farklı ilaçların düzenli kullanılması gerekir.
    • Hasta yaklaşık 3 ay kadar araç kullanmamalıdır çünkü denge kayıpları ve görme kayıpları araç kullanırken büyük tehlikeler yaratabilir.
    • Ameliyattan sonra ki ilk ay cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır.
    • Ameliyattan sonra kalorisi yüksek yiyecekler tüketilmelidir. Bunun yanı sıra meyve ve ceviz kesinlikle tüketilmelidir.
    • Beyaz et tüketilmelidir.
    • Bol bol su içilmeli ve alkolden uzak durulmalıdır.
    • Banyo yapmanızda bir sakınca yoktur ameliyat yerinize baskı uygulamadan yıkayabilirsiniz.
    • Ağır kaldırmaktan uzak durulmalı ve kendinizi yormaktan kaçınmalısınız.
    • Yürüyüş yapmak hasta için iyi gelecektir.
    ]]>
    Beyin Kanaması Nasıl Olur https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanamasi-nasil-olur.html Fri, 19 Oct 2018 03:40:27 +0000 Beyin kanaması nasıl olur, Beyin kanaması adı verilen sağlık sorunu beynin iç kısmında yada beynin etrafını çevreleyen damarlardan birinin kendiliğinden yada geçirilen bir travma sonucunda hasar görerek yırtılması nedeni i Beyin kanaması nasıl olur, Beyin kanaması adı verilen sağlık sorunu beynin iç kısmında yada beynin etrafını çevreleyen damarlardan birinin kendiliğinden yada geçirilen bir travma sonucunda hasar görerek yırtılması nedeni ile oluşmaktadır.

    Beyin kanaması geçirildiği nasıl anlaşılır

    • Beyin kanaması geçiren birinde bir takım sıkıntılar olur. Bu belirtilerin anlaşılması kısa zamanda müdahale edilmesini sağlar. Belirtileri anlayabilmek çok zorlayıcı olabilmektedir ancak konuda uzman olanların önerdikleri yöntemleri uygulamak işi oldukça basit hale getirmektedir. Bu öneriler şunlardır;
    • Kişiden gülümsemesi istenir, eğer kişi yapamaz ise felç geçiriyor anlamına gelir
    • Basit bir cümle kurması istenir. Örneğin "Bugün günlerden pazar" gibi
    • İki kolunu birlikte havaya kaldırmasını istemek
    • Dilini çıkarmasını istemek. Eğer dil yumulmuşsa felç geçirdiğinin işaretidir
    Yukarıda verilen önerilerden birini yapamadığı zaman zaman kaybetmeden acil servise başvurmanız gerekir.

    Beyin kanaması riski olanlar
    • Beynin iki zarı arasında kanama olması riski trafik kazası yada yüksek bir yerden düşme sonrası oluşur buna epidural kanama denir
    • Alkol kullanımı yada yaşlı olma ile ilgili bir durum varsa subdural kanama yani kanamanın sürekli şekli görülür
    • Kanı pıhtılaşma fonksiyonu bozuk olanlarda subdural kanama görülür
    • Hipertansiyon, alkol yada sigara kullananlarda, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan kişilerde intraserebral kanama görülebilir
    • Kokain kullanan yada amfetamin kullanımı olanlarda intraserebral kanama olabilir
    • Damarın duvar kısmında oluşan bir baloncuk yapısının patlaması sonucunda kan beynin ara boşluklarına doğru yayılma göstererek subaraknoid kanamaya yol açabilir
    • Doğuştan beri var olan bir damar kitlesi intraserebral kanama yada subaraknoid kanamaya neden olabilir
    • Şeker ve tansiyon hastaları, sigara içenler ve obezite problemi olanlar birinci derecede risk grubundadır.
    Beyin Kanaması Nasıl Olur
    Beyin kanamasının belirtileri

    Hastada aniden ortaya çıkan kanamalarda öncelikle unutkanlık, baş ağrısı, bulantı sonrasında kusma ve uykulu bir hal görülebilmektedir. Bu nedenle uzmanlar şiddetli baş ağrısının önemsenmesi gerektiğini belirtmektedirler. Çünkü şiddeti fazla baş ağrısı  çeşitli solunum problemlerine yol açabilen beyin kanamasının önemli belirtilerinden biri olarak görülmektedir. Travmalar beyin kanamasına yol açabilen önemli etkilerden biridir.  Beyinde oluşan kanamaların yol açtığı hayati kayıpların en önemli nedeni kafa içi basıncın fazla olması ve beyin sapının bu basınç nedeni ile baskı altında kalmasıdır. Yaşlı ve düşme riski olanlar, ailesinde anevrizma ve damar yumağı gibi hastalıklara sahip bireyler olanlar ile polikistik böbrek hastaları da ikinci derece risk grubundadır. Beyin kanamasından korunmak için ailesel özellikleri iyi bilmek, belirtileri önemsemek ve düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak önemlidir.
    ]]>
    Beyin Geliştirme https://www.beyin.gen.tr/beyin-gelistirme.html Fri, 19 Oct 2018 07:25:31 +0000 Beyin Geliştirme, Beyin tüm vücudumuza hakim olan, tüm vücüt fonksiyonlarının yönetilmesini sağlayan bir organdır. Yapmış olduğumuz tüm hareketler ilk önce beyinde yorumlanır ve sonrasında da vucudumuza yansır. Bu yansıma d Beyin Geliştirme, Beyin tüm vücudumuza hakim olan, tüm vücüt fonksiyonlarının yönetilmesini sağlayan bir organdır. Yapmış olduğumuz tüm hareketler ilk önce beyinde yorumlanır ve sonrasında da vucudumuza yansır. Bu yansıma da bizim yapmış olduğumuz fizyolojik hareketlerimizi oluşturur. 
    Beynin gelişimi doğuştan başlar ve bu süreç aşama aşama devam eder. Çocukluk döneminde bu gelişim oldukça önemlidir. Bu dönemde gelişim göstermeyen beyin ileriki yaşantımızda da ilerleme göstermekte zorluk gösterecektir. Bundan dolayıdır ki küçük yaşlarda  beyin hücrelerimizin gelişmesine önem göstermeliyiz. Çoçuklarımızı yaşantısı sürecinde küçük yaşlarda eğitim aşamasına yönlendirmemiz bundan kaynaklı olmaktadır. Zeka ne kadar erken ilerlemeye başlarsa o kadar da beyin gelişme gösterme eğiliminde olacaktır. 

    Beyin geliştirmenin bazı yolları olmakla birlikte bu yolların kullanımı bizlere büyük faydalar sağlayacaktır. Beyin geliştirme aşama aşama ilerleme gösterdiğinden dolayı ilk olarak yememize dikkat etmeli kesinlikle günlük olarak protein tüketimine özen göstermeliyiz. Protein açısından zengin gıdalar oldukça yarar sağlamaktadır. Bunun yanı sıra müzik dinlemek özellikle Mozart dinlemenin matematik zekayı arttırdığı bilinenler içerisindedir. Müzik dinlemek ve müzik dersleri çocukların IQ' sunu yükseltmektedir. 

    Beyin Geliştirme
    Bazı ilaçların kullanımı da beyni uyanık tuttuğundan dolayı beyin gelişiminde fayda sağlar. Zihinsel egzersizler özellikle mayematik, mantık soruları zekayı daha da geliştiren yöntemlerdendir. Hafıza oyunları ve bazı karakter kartları beyin geliştirmekte olup zekayı ilerletmektedir.

    Bunların yanı sıra en önemli olanı da uykudur. Uyku kaybı beyin gelişim aşamasında zeka kayıplarına yol açmakta ve zeka gerilemesi oluşturmaktadır. 21 saat boyunca uyumamak beyin üzerinde sarhoşluk benzeri bir etki yaratır. Öğrenmeyi kolaylaştırmak için de iyi uyku önemlidir. Yürüyüş yapmak öğrenme, konsantrasyon ve mantık gücü açışından yarar sağlar. Beyin gelişimi için iyi bir konsantrasyonda çok önemlidir. Bu açıdan dikkat sağlamak buna yardımcı etkendir. Dikkatli kişilerde beyin gelişimi de süreklilik gösterir. 
    ]]>
    Beyin Anevrizması Belirtileri https://www.beyin.gen.tr/beyin-anevrizmasi-belirtileri.html Fri, 19 Oct 2018 20:26:06 +0000 Beyin anevrizması belirtileri, Öncelikle beyin anevrizması nedir çok kısa bundan bahsedelim. Anevrizma Yunanca bir kelimedir ve dilatasyon yani genişleme anlamına gelir. Beyin damarlarında oluştuğunda anevrizma (Beyinde damar balonla Beyin anevrizması belirtileri, Öncelikle beyin anevrizması nedir çok kısa bundan bahsedelim. Anevrizma Yunanca bir kelimedir ve dilatasyon yani genişleme anlamına gelir. Beyin damarlarında oluştuğunda anevrizma (Beyinde damar balonlaşması) adını alır. Anevrizmalar genellikle 55 yaşının üzerinde görülür ve kadın popülasyonu daha sıktır. Yaygınlık oranı her %5'tir. Beyin anevrizmaları belli şartlar altında rüptüre dediğimiz damarda patlamaya neden olur ve kanamayla bulgu verir.Anevrizmalara bağlı beyin kanamaları beynin dokusu içinde olabileceği gibi subaraknoid mesafe dediğimiz araknoid zemin altında da görülebilir. Anevrizmanın patlaması yani rüptüre olma olasılığı özellikle yüksek tansiyon ve damar sertliği olan hastalarda daha yüksektir. Genel anlamda 3 tipi vardır. 

     Anevrizma belirtileri
    • Sakküler anevrizma (çilek şeklinde)
    • Fuziform anevrizma (tüm damar boyunca genişleme)
    • Disekan anevrizma (damar boyunca damarın yırtılması        
    Beyin Anevrizması Belirtileri
    Beyin anevrizması belirti verir mi 
       
    Beyin anevrizmaları her zaman belirti veren bir lezyon değildir. Bazı durumlarda kanamayla ortaya çıkarken kimi durumlarda kitle etkisine bağlı nörolojik durumlarla, güçsüzlükle görmede bozukluklarla ortaya çıkabilirler. Bazen ise embolik olaylarla ortaya çıkabilirler yani damarın tıkanmasına bağlı hadiseler yaşanabilir. Kanama olduğu zaman tablo biraz akut olabilir, hasta derin komaya girebilir veya daha hafif seyredebilir ama genellikte verdiği belirti ciddi bir baş ağrısı ve daha sonrasında gelişen ense sertliği tablosu vardır. Bazı  hastalarda da uyarıcı kanama dediğimiz yaklaşık olarak 1-2 hafta öncesinde asıl patlamanın (rüptürün) bir 10-15 gün öncesinde oluşan hafif baş ağrısı şikayeti vardır buna uyarıcı kanama denir ve iyi sorgulandığı zaman çoğu hastada bu durum gözlenmiştir. Ani oluşan hallerde yani akut tablolarada ise hastanın daha önce hiçbir belirti olmamasına rağmen özellikte; egzersiz, cinsel ilişki ve lavaboda ıkınma sırasında ani baş ağrısı veya şuur kaybıyla ortaya çıkabilirler. Kısacası uzman doktorlar bu hastalığın bir çok kez şiddetli olmayan küçük baş ağrıları ile ortaya çıktığını, stresten ve sigaradan uzak durulması gerektiğini vurguluyorlar.
    ]]>
    Beyin Ağırlığı https://www.beyin.gen.tr/beyin-agirligi.html Sat, 20 Oct 2018 11:31:30 +0000 Beyin ağırlığı, Beyin, insan vücudunun en önemli organlarındandır. Çünkü vücudun yönetim merkezidir. Hem iç organlardan gelen uyaranlar hem çevreden duyu organları aracılığı ile iletilen uyara Beyin ağırlığı, Beyin, insan vücudunun en önemli organlarındandır. Çünkü vücudun yönetim merkezidir. Hem iç organlardan gelen uyaranlar hem çevreden duyu organları aracılığı ile iletilen uyaranların değerlendirilip uygun cevapların oluşturulduğu yerdir. Özellikle akılla ilgili bilişsel işlemlerin değerlendirildiği ve uygun cevaplarla insanı hayvandan ayıran en önemli özelliklik olan aklın var olmasını sağlayan merkezdir. Diğer bütün canlılarda bir karar merkezi vardır fakat bu merkezlerde kognitif süreçler işlenmemektedir. İnsan beyni bu yönü ile  diğerlerinden ayrılmaktadır.

    Zeka ve beyin ağırlığı

    Beynin gelişmiş olması onun ağırlığı ile alakalı değildir.  Zira öyle olsaydı fillerin insanlardan daha akıllı olması gereklidir. Çünkü fillerin beyin ağırlığı 4.2-5.5 kg arasında değişmektedir. İnsan beyninin ortalama ağırlığı ise 1.2-1.5 kg arasında değişmektedir. Zekanın varlığını etkileyen beyin üzerindeki kıvrımlı yapılardır. beyin üzerindeki bu kıvrımlı yapılar ne kadar fazla ise zekanın gelişmişliğinden bahsedilmektedir.
    İnsan beyni vücut ağırlığı, yaş, cinsiyet gibi niteliklerle beraber değişim göstermektedir. Kadınların erkeklerden, çocukların yetişkinlerden farklı beyin ağırlıkları vardır.

    Beyin Ağırlığı
    Beyin ağırlığı

    Yeni doğmuş bebeklerde beyin ağırlığı yaklaşık 400 gram  iken birinci yılın sonunda 800 grama dördüncü yılın sonunda 1.200 grama ulaşır. Yetişkin erkekler ve bayanlarda da beyin ağırlığı farklılık göstermektedir. Yetişkin bayanlarda beyin ağırlığı 1.2-1.3 kg  arasında, yetişkin erkekler de ise 1.3-1.5 kg arasında değişmektedir. Erkekler ve bayanlar arasındaki bu farklılığı kilonun ve cinsiyetin sebep olduğu uzmanlar tarafından belirtilmektedir.
    Yetişkin bir bireyde beyin ağırlığı vücut ağırlığının  %2 sini oluştururken beyinin harcadığı enerji ise tüm vücudun harcadığı enerjinin %20 sı kadar enerji harcamaktadır. Bu da beynin çok fazla enerji sarf ettiğini göstermektedir. Beynin ağırlığının harcadığı  enerjideki payının az olduğunu, asıl enerjinin beyin içindeki kompleks yapılar ve buradaki süreçler için harcandığını göstermektedir.
    ]]>
    Beyin Kanaması Sonrası https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanamasi-sonrasi.html Sat, 20 Oct 2018 17:41:58 +0000 Beyin kanaması, Beyinin herhangi bir nedene bağlı olarak, beyin kısımların da oluşan kanama şeklidir. Çok ciddi bir hastalık olmakla birlikte acil müdahale gerektirmektedir, aksi halde ölümle de sonuçlanabilmektedir. Beyin kanama Beyin kanaması, Beyinin herhangi bir nedene bağlı olarak, beyin kısımların da oluşan kanama şeklidir. Çok ciddi bir hastalık olmakla birlikte acil müdahale gerektirmektedir, aksi halde ölümle de sonuçlanabilmektedir. Beyin kanaması beyin damarlarının sıkışması sonucu yüksek tansiyona bağlı olarak görülme olasılığı daha yüksektir. Beyin kanaması şiddetli bir şekilde olursa hastada bulantı ve bel ağrısı görülmektedir, ayrıca vücut uzuvlarını hareket ettirememe, bilinç kaybı ve komaya girerek bayılmalarda görülür. Küçük kanamalarda ise kişide ciddi etiler oluşturmakla birlikte zamanla konuşmalarda ve uzuvlar da farklılıklar ortaya çıkabilmektedir, beyinde ara sıra şiddetli ağrılar belirir. Eğer kişi başında şimdiye kadar hiç hissetmediği bir ağrı hissederse bu bir işaret olabilir, küçük çaplı beyin kanaması geçiriyor olabilir. 

    Beyin kanaması durumunda belirtiler, vücudun herhangi bir bölgesini hareket ettirememe, konuşmalarda bozukluklar, yüzde çarpılma olması, ağızda şekil bozukluğu ve bu gibi durumları takip eden kusmalar varsa, bilinç kayıpları olması, giderek felç durumunun artması halinde beyin kanaması belirtileri arasındadır. Beyin kanaması durumunda ortaya çıkan bulgular kalıcıdır çünkü o bölgede ki hücreler ölürler ve o uzuvları yerine getiremez hale gelirler. Sinir dokuları kendini yenileyemez. Beyin kapalı bir kutu olduğundan kanamanın hacmi zamanla artacağından beyin dokusuna baskı yapacaktır buda beynin yaşama şansını çok aşağılara indirmektedir. Doktorların asıl amacı beyin dokusu üzerindeki baskıyı azaltmaktır. 

    Beyin Kanaması Sonrası
    Beyin kanaması sonrasında, Doğal bazı sonuçlar vardır, geri dönüşü olmayan sonuçlardır bunlar. Eğer erken tanı konulup tedavi sürecine erkenden başlanılmaz ise sonuçlar ağır olacaktır. Beyin hücreleri kendini yenileme yetisi yoktur. Kişinin hareketlerinde belirli değişmeler görülecektir. Konuşma problemleri ortaya çıkabilmektedir. Kişi hayatının geri kalanında sosyal yaşantıdan dahi düşebilecektir, yaşantısını idare edememe gibi bir durum ortaya çıkabilmektedir. Özellikle yaşlılarda beyin kanaması olması halinde acil müdahale çok önemli aksi halde yatalak kalma durumu dahi vardır. 

    Beyin kanaması geçiren kişinin dikkat etmesi gereken, Beyin kanaması belli nedenlere bağlı olduğu için kan sulanmasından da meydana gelebilmekte aldığı ilaçlara dikkat etmesi gerekmektedir, Ayrıca yüksek tansiyonda beyin kanamasına neden olduğu için tansiyonunu yükselten yiyecek ve içeceklerden uzak durmalıdır. Dengeli beslenmelidir, düzenli olarak egzersiz yapmaya önem vermelidir. Beynin de hastalığı olan kişilerinde beyin kanaması riski yüksek olacağından kontrollerine sürekli dikkat etmelidirler. 

    Beyin kanaması tedavisi, Kesinlikle bir doktor gözetiminde yapılmalıdır. Koma durumuna göre tedavi şekli değiştirilebilir. Öncelikli olarak tansiyon düşürülür. Hasta koma geçirmiyorsa cerrahi müdahale ile yaşantısına dönmesi kolay olabilmektedir. Eğer hasta yaşlı ise cerrahi müdahale de zaman zaman yeterli olamayabiliyor.

    Beyin kanamasına ve beyin hastalıklarına karşı uygulanabilecek önlemler,
    • Her gün bir adet bebek aspirinini aşırı olmamak şartı ile kullanabilirsiniz, kan problemlerine iyi gelmektedir.
    • Bal, ceviz, balık gibi içinde omega 3 bulunan yiyecekleri tercih edebilirsiniz.
    • Stresten mümkün olduğunca uzak durmalısınız.
    • Ani sinirlenme gibi durumlardan kaçınmalısınız.
    • Fast food tarzı besinlerden uzak durmalısınız.
    • B12 ve B6 vitaminlerinin bol olduğu besinleri tercih edebilirsiniz.
    • Alkol, sigara, kahve hatta çaydan dahi uzak durmanızda fayda vardır.
    • Tansiyonunuzu yükseltecek yiyecek ve içecekleri asla kullanmamalısınız.
    ]]>
    Beyin Kanaması Sonrası Felç https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanamasi-sonrasi-felc.html Sun, 21 Oct 2018 05:05:11 +0000 Beyin kanaması sonrası felç, felç beyine giden kanda bir kasama meydana gelmesinde birkaç saniye veya birkaç dakika sonra meydana çıkan birçok bozukluğun yaygın adıdır. Başlangıçtan sonraki bir iki gün içinde belirtiler ilerl Beyin kanaması sonrası felç, felç beyine giden kanda bir kasama meydana gelmesinde birkaç saniye veya birkaç dakika sonra meydana çıkan birçok bozukluğun yaygın adıdır. Başlangıçtan sonraki bir iki gün içinde belirtiler ilerleyebilir veya dalgalı bir hareket gösterir, buna gelişme halinde felç denir. Artık daha fazla bozulma meydana çıkmamaya başladığı zaman durum tamamlanmış bir felç durumu olarak kabul edilir. felcin tıbbi terimi serebrovasküler hastalıktır, bu terim hastalığın beyninizin kan damarlarında başladığını belirtmektedir. Felçlerin özellikleri yerlerine ve ne tip bozukluk meydana geldiğine gör belirlenir.

    En yaygın neden bir arterden yetersiz kan gelmesidir. Bu durum meydana geldiğinde, o arterin kan sağladığı sinir dokusu fonksiyon yeteneğini süratle kaybeder ve ölebilir. Beyin kanması, bir arter beyine kan sızdırdığı ve böylece, sıkıştırma, yerinden oynama ve sinir hücresinin ölümüne yol açtığı zaman meydana gelir. Bir kanama felcinin başlangıçtaki etkisi sıklıkla iskemik felcinin kinden daha şiddetlidir, fakat uzun vadeli etkiler her iki durumda da aynıdır. Şiddetli bir baş ağrısının arkasından tarif ettiğimiz belirtilerin gelmesi, iskemik eleten ziyade felci bakımından tipiktir. Felçle bağlantılı olan birçok risk faktörü vardır. Bütün felçlerin yüzde 70'nin yüksek tansiyonlu kişilerde meydana geldiği saptanmıştır. Kalp kapağı hastalığı veya yeni geçirilmiş bir kalp krizi felç ihtimalini arttırır. Çünkü kalpten gelen kan pıhtıları büyük areterlerden beyne gidebilir.  Felç çok ciddi bir hastalıktır. Beyin ve sinir sisteminin beslenme yetersizliği sonucu ortaya çıkar. Sinir hücrelerinin oksijensizliğe ve kan şekeri düşmesine birkaç dakika ile sınırlıdır. Herhangi bir sebeple (genellikle beyne kan taşıyan damarların tıkanması, daralması) aksaması durumunda saniyeler içinde konuşma, görme, anlama bozulabilir ve vücudun bir yarısında kuvvet azalması veya tamamen fonksiyon kaybı olabilir.

    Beyin Kanaması Sonrası Felç
    Hastalıkta (bazen felç gelmeden önce) haberci bulgular şunlardır:
    • Vücudun bir tarafında görülen gelip geçici uyuşma
    • Kısa süreli baş ağrısı nöbetleri
    • Konuşmanın bozulması veya durması
    • Görmede geçici ani kayıplar
    • Dengesizlik vs.
    Hastalığın ana sebebi beyin ve hücrelerini sulayan beyin damarlarındaki tıkanmalar dır. Daha nadir olarak beyin kanaması, beyin ve zarının iltihapları söylenebilir. Tıpkı kalp enfarktüsünde bir kan damlasının kalbe giden damarı tıkaması gibi, felç geçirirken de beyindeki atardamar kandaki pıhtılaşmadan dolayı tıkanır. Damarın tıkanmasıyla, damarın gerisinde bulunan beynin çeşitli bölgelerine oksijen akışı engellenir. Bunun sonucunda o bölgedeki beyin ve sinir hücreleri kısa bir süre içerisinde ölür.

    Felç belirtileri;

    Aniden meydana gelen tek taraflı bir felç veya vücudun bir kısmının duyarsızlaşması, Bununla beraber görme ve konuşma bozuklukları, baş dönmesi ve şiddetli baş ağrısı ilk belirtiler arasında yer alır. Bu durumda her geçen saniye altın değerindedir. Beyindeki kanama ne kadar uzun sürerse, kişide kalıcı hasarlar yaratması veya ölümle sonuçlanması o kadar yüksek bir ihtimal taşır. Bu yüzden ilk belirtiler gözlemlendiğinde hemen bir doktora başvurmak oldukça önemlidir.
    ]]>
    Beyin Felci Belirtileri https://www.beyin.gen.tr/beyin-felci-belirtileri.html Sun, 21 Oct 2018 08:49:21 +0000 Beyin Felci Belirtileri, Şiddetli baş ağrısı, kol veya bacaklarda uyuşukluk, mide bulantısı kusma gibi birçok belirtisi bulunan beyin felci, beyin damarlarından birinde meydana gelen tıkanma sonucu damara kan gidememesi veya aşır Beyin Felci Belirtileri, Şiddetli baş ağrısı, kol veya bacaklarda uyuşukluk, mide bulantısı kusma gibi birçok belirtisi bulunan beyin felci, beyin damarlarından birinde meydana gelen tıkanma sonucu damara kan gidememesi veya aşırı kan gitmesi durumunda damarın yırtılarak bulunduğu bölgeye hasar vermesi sonucu oluşur. Üç çeşit beyin felci vardır;

    1)Beyin İnfarktüsü; bu felç iskemik bir felçtir. Kalp damarlarında oluşun bir pıhtının beyin damarlarına fırlamasıyla beyne giden damar tıkanır ve beyne kan gitmez. Kansız ve oksijensiz kalan beyinde beş dakika içinde hasar oluşmaya başlar ve beyin hücreleri ölmeye başlar. Ani gelişen bir felç olduğu için hasta ağrı hissetme ve genellikle engellenmesi söz konusu değildir. Beyin felçlerinin genel olarak %85'i iskemik felçlerdir.

    2) Beyin kanaması; beyin infarktüsünün aksine beyin damarlarına aşırı kan gitmesi sonucu damarlarda meydana gelen hasar ve yırtılmalarla beyin içine dağılan kanın oluşturduğu felçtir.Diğer adı hemorajik felçtir. Hasta genellikle aşırı baş ağrısı hisseder. Kanın damarlardan çıkarak beyinde kalıcı hasan oluşturması sonucu insan vücudunda meydana gelen bozukluklardır.

    3) Geçici inme; adından da anlaşılacağı üzere kısa süreli ve geçici olan felçtir. Tıkanan veya kan gitmeyen damarlar en geç 24 saat içinde eski haline döner ancak ihmal edilmesi kalıcı hasarlara neden olabilir.

    Beyin Felci Belirtileri
    Beyin Felci Belirtileri

    Genellikle insandan insana farklılık gösterebilen bu belirtiler genel ve en yaygın şekli ile şu şekilde sıralanabilir;
    • Sağ kol veya sağ bacakta uyuşma
    • Sol kol veya sol bacakta uyuşma
    • konuşmada güçlük çekme
    • Yüzde sarkma oluşması ve ağrı
    • Denge bozukluğu
    • Baş dönmesi
    • Şiddeti baş ağrısı
    • Konuşulanları anlama güçlüğü
    • Bilinç kaybı(kafaya darbe olmadığı halde oluşan bilinç kayıpları)
    • Bilinç değişiklikleri
    • Vücudun belirli bölgelerinde hissizlik
    • Bulanık görme veya tamamen görememe gibi görme bozuklukları
    • Konuşurken uygun kelimeyi bulmada güçlük çekme veya kekelemek
    • Çift görme veya hiç görememe
    • Koordinasyon bozukluğu
    Beyin Felcine yatkın olan kişiler ve beyin felci nedenleri
    • Aşırı sigara ve alkol tüketimi
    • Obezite
    • Prematüre bebekler
    • Yüksek tansiyon (felçlerin yaklaşık %50'si tansiyona bağlıdır)
    • Yüksek kolesterol
    • İki kilonun altında doğan bebekler
    • Kronik hastalıklar
    • Menenjit geçiren hastalar
    • Uzun süre güneşe maruz kalanlar
    ]]>
    Beyin Damar Tıkanıklığı Belirtileri https://www.beyin.gen.tr/beyin-damar-tikanikligi-belirtileri.html Sun, 21 Oct 2018 20:34:48 +0000 Beyin Damar Tıkanıklığı Belirtileri öncelikle insanlarda ciddi baş ağrıları meydana getirmektedir. Bu durumun daha ilerlemiş evreleri ise gerçekten çok ciddidir. İleri ki evrelerde ayakta, elde, kolda veya bacaklarda geçici his Beyin Damar Tıkanıklığı Belirtileri öncelikle insanlarda ciddi baş ağrıları meydana getirmektedir. Bu durumun daha ilerlemiş evreleri ise gerçekten çok ciddidir. İleri ki evrelerde ayakta, elde, kolda veya bacaklarda geçici his kayıpları  ve ciddi derecede halsizlik meydana gelmesidir.Bunların yanı sıra geçici görme kayıpları, baş dönmeleri beyin damar tıkanıklığının başlıca belirtileridir. Bu belirtiler sonrasında yapılan doktor kontrollerinde ilk bulgular konur ve daha sonrasında tedavi süreci başlar.

    Beyin Damar Tıkanıklığı Nedenleri

    Stres: Çok önemli bir karar vereceğiniz durumlarda veya çalışma ortamınızda ki yoğunlukta, bir futbol maçında, bir bekleyiş sonucunda stresle baş başa kalabilirsiniz. Stres insanda olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bazı insanlar stresli durumlarda tırnaklarını yer, bazıları kafasını kaşır, bazıları bacaklarını hızlıca sallar bunlar çok sayıda çeşitlendirilebilir ve stresi dışa vurma yöntemleri olarak adlandırılır. Bunun yanı sıra stres çok ciddi hastalık veya problemlere neden olabilir bunlardan biride beyin damarlarının tıkanıklığı olarak görülmektedir. Bu tıkanıklığı genellikle kan pıhtılaşmasından oluşmaktadır. Doktorlarında stresin kan pıhtılaşmasına yol açtığını belirtmişlerdir.
    Beyin Damar Tıkanıklığı Belirtileri
    Sigara: Özellikle ülkemizde tüketim oranının çok yüksek olduğu bu tütün içerici madde bir çok rahatsızlığa yol açtığı gibi beyin damarlarının tıkanıklığına da yol açmaktadır. İnsanların bir rahatlama aracı olarak gördüğü sigaranın çok ciddi rahatsızlıklara yol açtığını hepimiz biliyoruz. Doktorlar beyin damarlarında tıkanıklık meydana gelen insanlara ilk sorduğu sorulardan biri sigara kullanımıdır. Bu soru bile sigaranın damar tıkanıklıklarında ne kadar önemli bir yol açtığının göstergesidir.

    Yüksek Tansiyon: Hipertansiyon olarak da bilinen bu durum atardamarlarda ki kan basıncının yükselmesi sonucunda meydana gelen bir olaydır. Bu olay sonrası kalp atışları ciddi derecede yükselir ve ortaya çok önemli rahatsızlık çıkabilir ve hatta ölümle sonuçlanan bir tıbbi olay olduğu da bilinmektedir. Başlıca meydana getirdiği rahatsızlıklardan biride beyin damarlarının tıkanmasıdır.

    Beyin Damar Tıkanıklığı Tedavisi

    Büyük oranda kan pıhtılaşması sonucu oluşan damar tıkanıklığıdır. MR çekildikten sonra doktorların incelemesiyle beyinde ki kan dolaşımı ve damarların net durumu belirlenir. Damarların durumu belirlendikten sonra anjiyo yapılarak hangi damarın tıkandığı tespit edilir. Tıkanan damar tespit edildikten sonra ilaç tedavisi uygulanarak pıhtılaşmış kan eritilir ve damar açılır.]]>
    Beyin Kanseri https://www.beyin.gen.tr/beyin-kanseri.html Mon, 22 Oct 2018 05:20:23 +0000 Beyin kanseri, beyin içerisindeki hücrelerin normalden farlı ve kontrolsüz bir şekilde büyümesidir. Diğer bir adı da beyin tümörüdür. İki türü vardır:Kanser yapıcı (kötü huylu)Kanser yap Beyin kanseri, beyin içerisindeki hücrelerin normalden farlı ve kontrolsüz bir şekilde büyümesidir. Diğer bir adı da beyin tümörüdür. İki türü vardır:

    • Kanser yapıcı (kötü huylu)
    • Kanser yapıcı olmayan (iyi huylu)

    İyi huylu tümörler: Beyinden rahatlıkla ayrılabilir ve büyük kısmı temizlenebilir. Bu sebeple ameliyat neticesi iyi olur. Fakat tümörler iyi huylu olsalar da beyin içerisinde yer aldıkları yer hayati önem taşıyorsa operasyon sonuçları çokta etkileyici olmayabilir. Hızla üremeseler de ölüm dışında farklı işlevlerde bozukluklara yol açabilirler.

    Kötü huylu tümörler: Hızlı bir şekilde üreyen ve çamurumsu kıvamda olan operasyonla alınmaları zor olan tümörlerdir. Ameliyat sonrası tekrar üreme ihtimalleri yüksektir. Ameliyat sonrası 5 yıl kadar yaşatanlar olduğu gibi en fazla 5-6 ay yaşatan türleri de vardır.

    Beyin kanserinde risk faktörleri  nelerdir

    Her  kanser türünün değişik risk faktörleri bulunmaktadır. Kötü alışkanlıkları yani sigara ve alkolü bırakmak bizim bağlıdır. Fakat genetik olan şeyleri  değiştiremeyiz. Fakat risk faktörleri herşeyi  açıklamaz. Genetik özellikleri o kişinin kanser olacağı anlamına gelmez. Genetik ya da kötü alışkanlığı bulunmadığı halde kanser riskiyle karşılaşan çok insan vardır. Bir takım riskler, beyin tümörü riskini artırır. Belirgin bir risk faktörü olmadığı halde kanser olan çok insan vardır.

    Radyasyona maruz kalmak ve beyin kanseri: En belirgin risk faktörlerinde başta yer alır. Beyin tümörü  tedavisi için başa uygulanan radyasyon, çeşitli kanser türleri için uygulanmaktadır. Tedavi etme özelliği de  olduğu için  uygulanmaya devam edilen bir yöntemdir.

    Beyin kanserinde aile geçmişi: Beyin kanseri riski taşıyan çok insanın aile geçmişinde yani genetiğinde  bu rahatsızlığa rastlanmaktadır. Ailemizde beyin kanseri tanısı konulmuş birileri varsa bizim diğer insanalar oranla beyin kanseri olma ihtimalimiz iki katına çıkmaktadır.

    Beyin Kanseri

    Bağışlılık sistemi bozuklukları ve beyin kanseri: Bağışıklık  sistemi ile ilgili sıkıntı yaşayan kişilerde, beyinde tümör riski artar. Bağışıklık sistemi ile ilgili sıkıntı doğuştan ya da kanser nedeni ile oluşabilir.

     Net olmayan etkilerden kaynaklı risk faktörleri:

    Cep telefonları: Bu cihazlar uydu istasyonları gibi radyo dalgaları yayarak elektromanyetik enerji açığa çıkarırlar. Cep telefonları DNA'lara etki edip tümöre neden olan radyasyon yaymazlar. Cep telefonu baz istasyonlarının verdiği endişe de her geçen gün devam etmektedir.

    Diğer faktörler: Ham petrol ürünleri ve bazı zararlı kimyasallarla muhatap olmak beyin kanseri olma riskini arttırır. Fakat bu belirgin bir bilgi değildir. Araştırmacılar buna dair kesin kanıtlara sahip değildir. Yani bu bir varsayımdan ibarettir diyebiliriz.

    Beyin tümörü belirtileri: Beyin kanserinin en bilindik belirtileri baş ağrısı ve nöbetlerdir. Nöbet birden gelebilir veya el, kol  ve kollarda seğirme şeklinde kendini gösterebilir. Bazen de tüm vücudu etkisi altına alabilir. Büyüme eğilimi gösteren tümör beyinde baskıya neden olur. Bu halde beyinde basınç hissedilebilir. Bu da baş ağrısına, mide bulantısına ve baş dönmesine neden olmaktadır. Görme sistemini de etkilediği görülür. Genellikle denge sistemine etkisi vardır.

    ]]>
    Beyin Mr https://www.beyin.gen.tr/beyin-mr.html Mon, 22 Oct 2018 14:42:24 +0000 Beyin Mr, Manyetik rezonans görüntüleme, kısaca MR olarak adlandırılan 1946 yılından itibaren kullanılan tıbbi görüntüleme tekniğidir.  sağlıksız röntgen ışıkları ve ilaçlardan uzak, güçlü bir mıknatıs or Beyin Mr, Manyetik rezonans görüntüleme, kısaca MR olarak adlandırılan 1946 yılından itibaren kullanılan tıbbi görüntüleme tekniğidir.  sağlıksız röntgen ışıkları ve ilaçlardan uzak, güçlü bir mıknatıs ortamında radyo frekanslarını kullanarak bir manyetik alan oluşturup, vücuttaki Hidrojen atomları sayesinde görüntü elde edilmesini bu görüntüler üzerinde değerlendirme yapılmasını sağlayan bir görüntüleme tekniğidir.

    Nerelerde kullanılır

    Yumuşak dokularda, beyin ve omurilik hasarlarında veya hastalıklarında, meme kanseri teşhisinde, iç organ hastalıkları veya hasarlarında MR görüntüleme tekniği kullanılmaktadır.

    Kimlere Mr çekilmez

    Kalp pili olan, aşırı kiloya sahip, üzerinde metal herhangi bir eşya olan (kolye, küpe, yüzük,diş teli), herhangi bir yerinde protez olan, işitme cihazı bulunan ve böbrek yetmezliği olan kişilere MR çekimi yapılamaz.

    Beyin Mr
    Beyin MR

    Beyin tümörleri, inme (felç), beyin hasarları, beyin yapılarının gelişimi ile ilgili kusurların tespitinde, sinir sisteminin kronik bir hastalığı olan MS (Multipl Skleroz) teşhisinde ve demans hastalığının tespitinde kullanılan son derece duyarlı bir tekniktir. Beyin MR ında 3-10 dakika arasında bir çekim süresi vardır.
    Hasta bu süre içinde kıpırdamadan durmak zorundadır. Teknisyen tarafından çekim yapılır. Sonuçlar, uzman radyoloji doktorları tarafından MR cihazlarından elde edilen görüntüler ve bu görüntüler üzerinde birkaç değişik işlemlerin yapılması ile oluşturulur. Sonuçların değerlendirilmesi uzman doktorlar tarafından yapılır.

    Beyin MR, beyin kanamalarında, kanamanın nere olduğu yayılma alanın  tespitinde kullanılan bir yöntemdir. Beyin MR ağrısız ve radyasyona maruz kalmadan yapılan, ilaçsız bir işlem olup  ve diğer görüntüleme tekniklerine göre daha ayrıntılı olduğu için tercih edilmektedir. Çok zorda kalınmadığı müddetçe hamilelere yapılmaz eğer yapılacaksa uzman doktorların görüşü muhakkak alınmalıdır. Avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Klostrofobisi (kapalı alanlarda kalma korkusu) olan hastalara uygulamada güçlük çekilmektedir. Ayrıca MR pahalı bir görüntüleme tekniğidir.
    ]]>
    Beyin Nakli https://www.beyin.gen.tr/beyin-nakli.html Mon, 22 Oct 2018 16:10:08 +0000 Beyin nakli, beynin tedavisi tam olarak yapılamayan birçok hastalığı bulunuyor. Beynin bazı bölümlerinde dopamin salgılayan hücrelerdeki bozukluğa bağlı ortaya çıkan parkinson hastalığı günümüzde birçok orta yaş üzeri i Beyin nakli, beynin tedavisi tam olarak yapılamayan birçok hastalığı bulunuyor. Beynin bazı bölümlerinde dopamin salgılayan hücrelerdeki bozukluğa bağlı ortaya çıkan parkinson hastalığı günümüzde birçok orta yaş üzeri insanı etkiliyor. Beyindeki bir proteinin anormal yapımına bağlı olarak bazı nöronların ölümüne yol açan Huntington hastalığı, henüz tedavisi tam olarak mümkün olmayan hastalıklardan biridir. Beyin hasarına yol açan durumlar yalnızca hastalıklar değil. Beyin kanamaları ve kafa yaralanmaları da beyin işlevlerinin kaybolmasına ve felce yol açabilir.

    Bu tür durumların ve beyin hastalıklarının tedavisi için denenen yöntemler arasında, beynin hastalıklı kısmının sağlam bir beyin dokusuyla değiştirilmesi insanların belki de en büyük hayallerinden biri olmuştur. Bir canlının beynini diğer bir canlıya nakletme fikri oldukça eskilere dayanmaktadır. Fransız hekimler 1887 yılında giyotinle idam edilen insanların başını köpeklere nakletmişlerdir, ancak bu pek işe yaramamıştır.1900' lü yılların başında bilim adamları suni kan dolaşım makinesi sayesinde kesik köpek kafasını kısa bir süre için yaşatmayı başarmışlardır. Kafa tasından ayrılan beyin laboratuvar ortamında belirli koşullar sağlanan suni olarak bir süre taşıtılabiliyor. Bu şekilde yaşatılan elektrik dalgaları yaymaya, şeker ve su tüketmeye devam ediyor.

    Maymunlar arasında yapılan kafa naklinden sonra hem beden hem de beyin iki haftaya varan sürelerle yaşayabiliyor. Ancak nakledilen beyinle gövdenin omuriliği arasında bağlantı kurulamadığı için hayvanlar felçli olarak yaşıyor. Henüz kafa nakli yada bütün olarak beyin nakli pratikte uygulanamıyor. İleride de bunun ne derece uygulanabileceği tartışma konusudur. Bir insanın beyni çıkartılıp yerine yeni bir beyin yerleştirildiğinde artık o insan kendi benliğini kaybediyor, yani kendisi olmaktan çıkıyor. Bu nedenle, beyni tümden değiştirmek yerine hastalıklı yada hasarlı kısımları değiştirmek modern tıbbın hedefi olmuştur. Son yıllarda sinir hücre nakli üzerinde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Geçmişi en fazla 20 yıl öncesine dayanan bu çalışmalar, nöronların gerekli şartlar sağlandığında büyüyebileceğini ve bağlantılar oluşturabildiğini gösterdi. Bu yöntem için gerekli olan insan beyni hücreleri diğer insanlardan yada hayvanlardan elde ediliyor.

    Beyin Nakli
    Epilepsi veya bir başka nedenden dolayı beyninin bir kısmı alınan kişilerin sağlıklı hücreleri ayrılarak depolanıyor.

    Alınan bu beyin hücreleri laboratuvar şartlarında çeşitli büyüme hormonları tabi tutularak çoğaltılıyor. Belirli bir sayıya geldiğinde bu hücreler alınarak felçli hastanın kan dolaşımına veriliyor. Bu hücreler hasarlı bölgelere ulaştığında buraya yerleşerek diğer hücrelerle birlikte görev yapmaya başlıyor. Mikroskop altında incelenen bu hücrelerin, nakledildiği bölgedeki ev sahibi hücrelerle bağlantı kurdukları gösterildi. Yani nakledilen hücreler, nakledildikleri kişinin hücreleriyle koordineli çalışıyor. Deneme aşamasında olan bu yöntem halen bazı felçli hastalar üzerinde uygulanıyor. Bu yöntemin uygulandığı bazı felçli hastaların omuriliğinde 6 ay sonra bu hücreler tespit edilebiliyor. Beyin hücre nakli için her zaman insan beyin hücresi bulmak mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle hayvan beyin dokusu da nakil işleminde kullanılabiliyor.

    Domuzların beyinlerinden alınan hücreler deney ortamında yaşatılıp çoğaltılabiliyor. Ancak bu hücrelerin nakli çeşitli etik ve tıbbi sorunları da beraberinde getiriyor. Domuz beyninin insanda kullanımına bazı dini ve toplumsal kurumlar karşı çıkmaktadır. Domuz beyin hücrelerinin işlevlerinin insanınkinden farklı olması da ayrı bir sorun olarak görülüyor. Domuz nöronları insan beynine uyum sağlamayabilir. Hayvandan insana yapılan naklin, yani ksenotransplant işleminin aslında en önemli sorunu organ yada dokuların reddi olmaktadır. Hayvanlardan elde edilen nöronların insan beyni tara]]> Beyin Damarlarında Kireçlenme https://www.beyin.gen.tr/beyin-damarlarinda-kireclenme.html Tue, 23 Oct 2018 15:40:00 +0000 Beyin Damarlarında Kireçlenme damarların sertleşmesi yani esnekliklerini kaybetmesi sonucu meydana gelmektedir. Bunun başlıca nedeni kan dolaşımının yavaşlaması veya kanda aşırı yağ olması sonucu damarlarda yağ birikintileri Beyin Damarlarında Kireçlenme damarların sertleşmesi yani esnekliklerini kaybetmesi sonucu meydana gelmektedir. Bunun başlıca nedeni kan dolaşımının yavaşlaması veya kanda aşırı yağ olması sonucu damarlarda yağ birikintilerinin meydana gelmesi olarak bilinmektedir. Bunun yanı sıra yeterli beslenmemek, çok hareketsiz kalmak, sigara tüketmek ve stres sonucunda meydana gelen bir rahatsızlık olduğu da öngörülmektedir. Yani beyin damarlarında oluşan kireçlenmeleri yaşamımıza dikkat ederek önleyebilmek mümkündür.

    Beyin Damarlarında Kireçlenme Belirtileri
    • Şiddetli baş ağrıları
    • Baş dönmesi
    • Denge bozuklukları
    • Elde ayakta ve bacaklarda oluşan geçici hissizlik
    • Titreme ve terleme
    • Sinirlilik
    • Düşünme ve öğrenme gücünde zayıflama
    • Unutkanlık
    • Geçici görme ve duyma kayıpları

    Beyin Damarlarında Kireçlenme Tanısı ve Tedavisi

    Doktora kontrol için gittiğinizde doktorunuz size bazı sorular yönelterek veya MR çekerek hastalığın tanısını konur ve buna göre tedavi yöntemleri uygulanır. Beyin Damarlarında KireçlenmeRahatsızlığın belirtileri baş gösterdiğinde bir an önce doktora gidilmesi doğacak olumsuz sonuçları ortadan kaldırır ve gerekli önlemler hızlıca alınır. Bu önlemler hastalıktan kurtulmanın en önemli evresidir. İlaç tedavisi ve beslenmelerin düzene sokulması ile tedavi süreci başlayabilir. Bazı doktorlar bitkisel ilaç tedavisi de uygulayabilir. Ihlamur ve lahana yapraklarıyla yapılmış bazı ilaçların bu hastalığın tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. İlerlemiş olan durumlarda ise anjiyo yapılarak hangi damarda kireçleme olduğu tespit edilir ve yine ilaç yöntemiyle damardaki kireçleme  giderilebilir. 

    ]]>
    Beyin İltihabı Belirtileri https://www.beyin.gen.tr/beyin-iltihabi-belirtileri.html Tue, 23 Oct 2018 21:31:08 +0000 Beyin iltihabı belirtileri, halk arasında beyin iltihabı olarak bilinen hastalık tıpta ''ensefalit'' olarak tanımlanmaktadır. Zehir, virüs ve bakterilerin neden olduğu hastalık lenf ve kan yolu ile beyne ulaşır. Ulaşt Beyin iltihabı belirtileri, halk arasında beyin iltihabı olarak bilinen hastalık tıpta ''ensefalit'' olarak tanımlanmaktadır. Zehir, virüs ve bakterilerin neden olduğu hastalık lenf ve kan yolu ile beyne ulaşır. Ulaştığı yere yerleşen beyinde iltihaba yol açar. Beyin iltihabı ile kişi hayati bir tehlikeye maruz kalır. Beyin iltihabı birincil ve ikincil beyin iltihabı olmak üzere iki farklı şekilde ortaya çıkar. Birincil beyin iltihabı ikincil beyin iltihabına göre daha fazla ve sık görülmektedir. Birincil beyin iltihabı ayrıca ikincil beyin iltihabına göre daha tehlikelidir.

    Beyin İltihabı Belirtileri

    Beyin iltihabı farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmekte ve beynin çeşitli bölgelerinde ortaya çıkabileceği için farklı belirtilere yol açmaktadır. Beyin ilthabında en sık rastlanılan belirti sürekli uyku isteğidir. Ancak uyku isteği bazı vakalarda görülmemektedir. Bazı durumlarda ciddi anlamda uyuşukluk gibi bir belirti yerine psikomotorun ciddi anlamda uyarılması ile ciddi anlamda uykusuzluk ortaya çıkabilir. Psikomotor, zihinsel ya da ruhsal etkinliğe bağlı olarak yaşanan kas hareketi olarak tanımlanabilir. Bağ ağrıları nedeniyle yorgunluk, halsizlik, iştah kaybı ve faranjit olası bulgular arasında yer almaktadır. Bazı vakalarda ise ateş yükselmesi görülmese de bazı vakalarda ateş artışı 38 derecenin üzerine çıkabilir. Bazı vakalarda ise ciddi rahatsızlıklar belirti olarak ortaya çıkabilir. Bu belirtiler;

    • Kas gerginliği
    • Ruhsal sorunlar
    • Uyku problemleri
    • Göz problemleri

    Kas Gerginliği: Kas gerginliği ekstrapiramidal sistem tutulması sonucu kas gerginliğinde azalma ya da artma ile kendini gösteren bir bozukluktur. Bu sorun Parkinson olarak adlandırılır. Hastalık birkaç ay ya da yıl içinde gelişim gösterebilir. Fakat amyostatik-akinetik olgularda başlangıç sürecinde görülebilir. Bu sorun karşısında hareket kısıtlaması yaşanır, yüzde katılaşma ve seste manaton bir hal oluşmaya başlar.

    Beyin İltihabı Belirtileri

    Uyku Problemleri: Uyku problemleri beyin iltihabında görülebilecek en önemli ve belirgin belirtiler arasında yer almaktadır. Aşırı uyuma isteği, devamlı uyuklama ve uyuşukluk baş gösterir. Bu tür belirtiler bazen birkaç gün, bazen birkaç. hafta bazen ise aylarca görülebilir.

    Hasta bazen otururken, bazen konuşurken bazen ise yemek yerken bile uyumaya başlayabilir. Hastalık şiddetli ise uyku hali çok daha derin v uzun sürelidir. Şiddetli durumlarda çok nadirde olsa koma, idrar ve dışkı kaçırma gibi problemler örülebilir. Çoğu vakada uyku problemleri daha çok sabahları ortaya çıkar. Hasta gece boyu uyuyamaz ve gece boyu huzursuzdur. Bu durumda uyku düzeni tersine döner. Bazen ise uyku yerini inatçı bir uykusuzluğa bırakabilir.

    Ruhsal Sorunlar: Ruhsal sorunlar beyin iltihabının akut evresinde görülen bir belirtidir. Hastalık çok şiddetli değilse hafif duyarsızlık, karar vermekte güçlük çekme ve düşünce zayıflığı ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda ise huzursuzluk ile beraber kaygı ortaya çıkabilir.

    Göz Problemleri: Göz kapaklarında düşme, çift görme ile beraber şaşılık yaşanabilir. Bazı vakalarda göz kapağının düşmesi uyku isteğine bağlı olarak gelişebilir. Bazı vakalarda ise hasta uyandığında bile göz kapağı düşmüş vaziyette olabilir.

    Göz kapaklarında kısmi felç oluşabilir. Felce bağlı olarak şaşılık ve çift görme görülebilir. Oluşan felç kalıcı değildir. Bazen birkaç gün bazen ise bir kaç hafta içinde ortadan kalkar. Bazı vakalarda tek bazı vakalarda ise çift taraflı yüz felci, çiğneme, yutma ve konuşmada güçlük görülebilir.

    ]]>
    Beyin Lobları https://www.beyin.gen.tr/beyin-loblari.html Tue, 23 Oct 2018 22:51:11 +0000 Beyin Lobları, İnsan beyninde beş ana lob bulunur ve bu lobların her birinin farklı görev ve işlevleri vardır. Lob; çizgi ve bölmelerle ayrılmış kısımlardır ve mikroskobik incelemeye gerek duyulmaksızın karar verilebilir. Beyin Lobları, İnsan beyninde beş ana lob bulunur ve bu lobların her birinin farklı görev ve işlevleri vardır. Lob; çizgi ve bölmelerle ayrılmış kısımlardır ve mikroskobik incelemeye gerek duyulmaksızın karar verilebilir.

    Beyin Lobları

    Frontal (ön) Lob; beynin ön kısmında bulunan bu lob, akıl yürütme, motor beceriler, yüksek seviyeli bilişsel yetenekler ve konuşma diliyle ilişkilidir. Bu lobun arka kısmında motor kortesk bulunur ve beynin bu alanı beynin çeşitli loblarından gelen bilgiyi alır ve vücut hareketlerini tamamlamak için bu bilgilerden faydalanır. İnsan beyninin en geniş alanına sahip prefrontal korteks bu lob içinde yer alır ve tüm beyin kabuğu hücrelerinin yaklaşık %29'u bu bölgede bulunur. Prefrontal korteks olarak adlandırılan bu hücreler insan beyninde yönetsel olarak adlandırılan beynin üst, entellektüel işlevlerinden sorumludur. Bu bölge genel olarak ahlaki yargıların, muhakeme etme, yargılama, planlama gibi işlevlerin ve analitik düşünmenin merkezidir. Ayrıca liderlik özellikleri gibi durumlarda davranışlarımızı belirleten de yine bu lobdur. Mutluluk, üzüntü, neşe, sevinç, gibi duyguları hissettiğimiz ve canlandırdığımız kısımda frontal lob içerisinde yer alır. Bu lob özellikle bilinçli düşünmemizi sağlar ve zarar görmesi durumunda ruh hali, hissiyat değişiklikleri ortaya çıkabilir. Bunların yanında, risk alma yeteneği düşüklüğü, problem çözme becerisinde düşüş gibi sorunlarda ortaya çıkabilir.

    Parietal (yan) Lob; beynin sağında ve solunda olmak üzere iki bölümden oluşan, duyusal uyaranlarla ilgili işlevleri arasında sağ ve sol ayrımı yapabilmek, algılanan nesnenin yerini ve yönünü saptamak, okuma, yazma ve aritmetik yeteneklerimizi barındırmak gibi işlevlere sahip olan beyin bölümüdür. Çeşitli duyu organlarından gelen bilgileri birleştirmede önemli rol oynar. Anne karnındaki bebekte beşinci aydan itibaren başlayan duyma ve dokunma duyusuna bağlı olarak parietal lobun bu dönemde işlevsellik kazandığı söylenebilir. Bu lob da oluşabilecek zedelenme, harf, şekil ve sembollerin anlamlarını yitirmeye, okuma, yazma ve aritmetik yeteneğinin kaybolmasına neden olur. Ayrıca bu bölgede oluşabilecek sinir hücresi kaybı, alzheimer hastalığına neden olmaktadır.

    Beyin Lobları

    Oksipital (arka baş) Lob; Bu loblar beynin arka kısmında bulunurlar. Görsel uyarıcı ve bilgi yorumlama bu lobun görevidir. Görme duyusuyla ilgili bilgiler bu lobda işlenir. Oksipital lob içerisinde bulunan primer görsel korteks, göz retinasından gelen bilgiyi alır ve yorumlar. Sağ oksipital lob solu, sol oksipital lob sağ tarafı görmemizi sağlar. Bu lobun hasara uğraması halüsinasyon ve görme bozukluklarına neden olur.

    Temporal (şakak) Lob; Ses ve kokunun algılanması, aynı zamanda yüz ve mekan gibi karmaşık uyaranların işlenmesi bu lob tarafından sağlanır. Beynin her iki tarafında kulak hizasında sağ ve sol teporal lob olarak bulunurlar. Tüm işitsel işleme ve anlamlandırma burada gerçekleşir. Kısaca temporal lob, konuşma, hafıza ve duymanın (sesleri tanımlama) gerçekleştiği bölümdür.

    Serebellum (beyincik) Lobu;  vücudun denge organlarından birisidir. Kasların düzenli çalışmasını sağlar. Beynin ikinci büyük parçası içinde bulunan serebellum 150 gram kadardır.  Kol ve bacaklarda bulunan kasların birbirleriyle uyumlu çalışmasını sağlar. Aktif hareketin düzenli olmesını sağlar ve kol ve bacaklardaki kasların çalışma derecesini düzenler.

    ]]>
    Beyin Cerrahisi https://www.beyin.gen.tr/beyin-cerrahisi.html Wed, 24 Oct 2018 05:19:36 +0000 Beyin Cerrahisi, beyin ve sinir dallarını kapsamakta olup oldukça stresli ve yorucu bir iştir. Beyin cerrahisi ameliyatları genel olarak 5-14 saat arası sürmektedir. Beyin cerrahisi çok dikkat ve tecrübe isteyen böl Beyin Cerrahisi, beyin ve sinir dallarını kapsamakta olup oldukça stresli ve yorucu bir iştir. Beyin cerrahisi ameliyatları genel olarak 5-14 saat arası sürmektedir. Beyin cerrahisi çok dikkat ve tecrübe isteyen bölüm olarak bilinir. Diğer ülkelerde mesleki olarak oldukça ileri seviyede olan bu bölüm, bizim ülkemizde çok az ilgi alanı olarak görülmekte olan bölümdür.
    Bunun nedeni ise az miktarda yeteri olarak görülmeyen maaş olmuştur. Fakat son senelerde teknolojinin gelişmesi ve ilerleme göstermesiyle beyin cerrahisi cazip hale gelmiş ve tercih edilmeye başlamıstır.

    Beyin Cerrahisi
    Beyin cerrahisinin ilgilenmiş olduğu hastalıkları şöyle gruplandırabiliriz ;
    • Beyin tümörleri
    • Bel ve boyun fıtıkları
    • Beyin kanamaları
    • Kafa travmaları
    • Omurilik tümörleri
    • Vertebral kolon travmaları
    • Periferik sinir, basıları
    • Medikal tedaviye cevap vermeyen epilepsiler şeklindedir.
    Beyin tümörleri genel olarak sinir sistemi dokularından oluşur. Sinir sistemini tutan tümörleri şöyle sıralamak mümkündür ;
    • Nöroepitelyol orijinli tümörler
    • Astrositomlar
    • Oligodendrogliomlar
    • Epandimol tümörler
    • Mixt gliomlar
    • Sinir kılıfı tümörleri
    • Damar kaynaklı tümörler
    • Lokal gelişen tümörlerdir.
    Bel ve boyun fıtıkları ise, Omurlar arasında yer alan sinirlerin arka yana doğru fıtıklaşma ortaya çıkmasıdır. Omurga travmaları ise omurgaların kırılması ve buna bağlı oluşan ufak kırıklardan kaynaklı şekil bozukluklarıdır.

    Genel olarak kısaca özet geçecek olursak, beyin cerrahisi kesinlikle çok önemli olup vücudumuzda işlemci görevi görmekte olan beynin olumsuzluklarını gidermekle yükümlülük arz aden bir iştir ve sürekli ilerlemesi gerekli olan bir daldır.
    ]]>
    Beyin Nasıl Pişirilir https://www.beyin.gen.tr/beyin-nasil-pisirilir.html Wed, 24 Oct 2018 15:02:34 +0000 Beyin Nasıl Pişiririlir, Hayvan beyinleri çoğu insan tarafından beğenilip yenilmektedir. Kimi insanlar severken kimi insanlarda yadırgayıp yemek istemiyorlar. Aslında çoğu kitle tarafından daha önceden hiç tecrübe bile edilmemi Beyin Nasıl Pişiririlir, Hayvan beyinleri çoğu insan tarafından beğenilip yenilmektedir. Kimi insanlar severken kimi insanlarda yadırgayıp yemek istemiyorlar. Aslında çoğu kitle tarafından daha önceden hiç tecrübe bile edilmemiştir. Fakat çoğu kişi tarafından tavsiye dahi edilen bu yemeğin gayet leziz olduğunu söylemekteler. Beyini pişirirken farklı farklı yollara başvurulabilir. Kimi insanlar haşlayarak, kimileri kızartarak, kimiside direk kelle ile fırına verip yemeği sevmektedir. Bizde bu kelle pişirme yöntemlerinden bazılarını size anlatacağız.

    Dana beyni haşlama, Dana beyni üzerinde ki ince zarı alınız sonra beyin üzerinde ki kalın damarlar ayrıştırılır. 1 saat kadar soğuk suda bırakınız ara sıra suyu değiştirilmelidir. Bir tencereye soğanları doğrayın, suyunu ve tuzunu ekleyip, bir kepçe sirke koyunuz, daha sonra içine beyni atıp yarım saat kaynatıp çıkarınız. Sonra beyni çıkarıp bir bez yardımı ile kurutup tabağa parçalar halinde dizin, isteğinize bağlı olarak (domates, biber) salçası koyunuz. Dana beyni isteğe göre hem sıcak hemde soğuk olarak yenebilir. Not olarak, pişerken su çeken yemeklere daima sıcak su ekleyin, soğuk su yemeğin lezzetini bozabilmektedir.

    Beyin salatası
    • 1 adet keçi veya koyun beyni
    • 2 domates
    • 1 bağ maydanoz
    • 1 çay kaşığı kadar karabiber
    • Yarım çay bardağı kadar zeytinyağı
    • 1 adet limon 
    • Tuz
    Beyin salatası yapılışı

    Beyinde ki ince zar çıkarıldıktan sonra, az tuzlu suda 15-20 dakika kadar pişirilir, Beyinler ince uzun şekilde doğranıp tabaklara alınır, isteğinize bağlı olarak karabiber atabilirsiniz. Ara ara domatesler doğranıp dizilir. Üzerine maydanozlar ile süs yapılıp, zeytinyağı dökülür ve limon sıkılarak servis edebilirsiniz.

    Beyin kızartması
    • 1 adet koyun veya dana beyni
    • 1 veya 2 adet limon ve 1 adet soğan
    • 1 tabak kadar un 
    • 2 adet yumurta
    • kızartmalık yağ
    • tuz
    Beyin Nasıl PişirilirBeyin kızartması yapılışı

    Dana beyni akşamdan suya yatırılır ve bir gün kadar suda bekletilir. Sonra ince zarı ve damarları ayıklanır. Ayrıca başka bir tenceredeki suya konur, İçine limonlar ve soğanlar doğranır, Akşam suyu bir kere daha değiştirilmelidir. Sonra tekrar soğan ve limonları eklenir ve soğanlar yeterince pişene kadar kaynatılır. Ardından beynin suyu süzülerek alınır ve dilimlenerek, hafif tuzlanmış ve çırpılmış yumurtaya batırılır, sonra da una batırılarak yağda kızartılır, beyin kızartmasının yanında ayran ve yeşillik gayet güzel gitmektedir. 

    Beyin çorbası
    • 2,5 litre et suyu (10 bardak kadar yapıyor)
    • 1 bardak kadar un
    • 2 yemek kaşığı kadar margarin veya tereyağı kullanabilirsiniz.
    • 2 adet koyun veya keçi beyni
    • yarım demet kadar maydanoz ve tuz
    • Sosu için gerekli olan malzemeler: Yarım bardak su, yarım çay bardağı limon, 3 adet yumurtanın sarısı.
    Beyin çorbası yapılışı

    Beyinleri yine akşamdan suya koyun ve ertesi sabah beynin üzerinden ince zarı ve damarları temizleyin, tekrar suyla dolu bir tencereye koyup haşlayın, soğuduktan sonra beyni küçük küçük doğrayın. Un ile yağı öncelikle çorba tenceresinde biraz kavurun. Daha sonra beyin ve etten arta kalan suyu yedire yedire ilave edin, 10-15 dakika sonrada beyinleri ve tuzunu ilave edin, terbiyesini de hazırlayıp ilave ettikten sonra, üzerine maydanozu doğrayıp serpebilirsiniz. Afiyet olsun...
    ]]>
    Beyin Sapı Tümörü https://www.beyin.gen.tr/beyin-sapi-tumoru.html Wed, 24 Oct 2018 23:31:34 +0000 Beyin Sapı Tümörü, İnsan vücudunda çeşitli hayati fonksiyonları kontrol eden ve yöneten, beynin alt kısmında bulunan ve iki yarı küre ile omur iliği birbirine bağlayan beyin sapında oluşan tümörlere verilen addır. Beyin Sapı Tümörü, İnsan vücudunda çeşitli hayati fonksiyonları kontrol eden ve yöneten, beynin alt kısmında bulunan ve iki yarı küre ile omur iliği birbirine bağlayan beyin sapında oluşan tümörlere verilen addır. Ender görülen bir hastalıktır ve hastaların neredeyse tamamı çocuklardır. Bu tümöre yakalananların sadece dörtte biri yirmi yaş ve üzerindedir. Hastaların ortalama yaşı yedi ile dokuz arasındadır. İnsan vücudundaki tüm hayati fonksiyonları düzenleyen beyin sapında tümör oluşması oldukça tehlikelidir. Bu bölgeye yapılacak herhangi bir müdahale ölümcül sonuçlara yol açabilir. Yatalak olabilecek kadar felç geçirmiş bir hasta bile yaşamaya devam ederken beyin sapı ameliyatı geçirmiş bir hastayı yaşama bağlamak oldukça zordur.

    Beyin sapı tümörleri tüm beyin tümörlerinin %1.4'ünü oluşturur. Çocukluk çağı tümörlerinin ise %10-25'lik bölümünü oluşturur. 1980 öncesi genellikle imkansız ameliyatlar arasında görülen beyin sapı tümörü ameliyatı günümüz teknolojisi ile birlikte tedavisi mümkün olabilen hastalıklar arasına girmiştir. Beyin sapı, insanda çeşitli hayati fonksiyonları kontrol eden organdır. Bunların arasında kalp atışı, kan basıncı, açlık, susuzluk, vücut ısısı ve nefes alma sayılabilir.

    Beyin Sapı Tümörü
    Beyin Sapı Tümörü Belirtileri
    • Yüzde sarkma ve buna bağlı olarak yüz kontrolünün kaybı
    • Düşük göz kapakları
    • Şiddetli baş ağrısı
    • Yorgunluk ve halsizlik hissi
    • Krizler
    •  Mide bulantısı ve kusma
    • Denge kurmada zorluk çekme
    •  Çift görme veya görme bozuklukları
    • Konuşma bozuklukları
    • Yüz felci
    • Şaşılık
    Genellikle bu belirtiler zaman içerisinde gelişir ve fark edilmesi aylar alabilir.

    Beyin tümörlerinin her türü için tedavi şekli ameliyattır. Yüksek risk taşıyan beyin sapı ameliyatları yerine tedavide kemoterapi ve radyoterapi tercih edilir.
    Beyin Sapı Tümörleri MR bulgularına göre beş sınıfa ayrılır ve tedavisi de MR bulgularına bakılarak yapılır. Diffüz (yaygın) adı verilen tümörler yerleşim yerleriyle kötü huylu tümörler arasında sayılır ve cerrahi müdahale oldukça risklidir. Fokal tümörler genellikle benign olmalarına karşı cerrahi risk taşıması nedeniyle ameliyatı tartışmalıdır. Kistik tümörler boyun kısmında ve omur ilik kısmına uzanım gösteren tümörler olduğu için ameliyat ile çözümü muhtemeldir. Ameliyat sonrası hastalara radyoterapi uygulanır. Bu tümörlerin hepsi radyasyona duyarlıdır ve ameliyat yapılmayan hastaların çoğunda bu uygulanır. 
    ]]>